22 Temmuz 2012

YAZIM ve MADDELERLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR


YAZIM ve MADDELERLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

Şâmil İslâm Ansiklopedisi, İslâmi ıstılahlara yönelik hazırlanmış bir ansiklopedidir. Bu ıstılahlar genelde Arapça ilim dilinde olduğundan bunların bugün kullanılan Latin harfleriyle yazımında zorluklarla karşılaşılmaktadır. Bugün bu gibi terimlerin nasıl yazılacağı hususunda tam bir imla birliğine varılmış değildir. Ancak günlük yazı dilinde ve her kesime hitap edecek şekilde herkesin rahat anlayacağı bir usul ile yazmayı uygun gördük.
İmla konusunda genellikle yaygın olan yazı dilini tercih ettik. (Med uzatma) harflerinin bulunduğu kelimelerde uzatma işareti '^' kullandık. Nisbetlerdeki uzatmayı bilhassa gösterdik: İslâmî, ilmî, ahlâkî, Isfahânî, Herevî... gibi. Ayrıca hem uzatma, hem inceltme olan yerlerde de aynı işareti kullandık. Kâtip, kelâm... gibi. Ayın (arapça ) ve hemze (arapça ) için iltibas olabilecek kelimelerde (" ' ") işaretini kullandık: ba'su ba'del mevt... gibi.
Kaynaklar belirtilirken kitap adlarını büyük harflerle, eser isimleri birkaç kelimeden oluşmuşsa, diğer kelimeleri de büyük harfle yazdık: Fethü'l-Kadîr, el-Müfredat fi Garîbi'l-Kur'an, Keşfu'z-Zünûn an Esâmi'IKütübi Fünun. . . gibi.
Hadislerin tahriclerini "Concordance"ın usûlüyle gösterdik: "......" (Buhârî, İman, 48; Müslim, Edeb, 35) gibi. Ayrıca kavramlarda ve özel isimlerde bugünkü imlaya değil, aslî ve tarihi yazılışlarına uyuldu: Şehîd, Tevhîd, Edeb, Ebû Dâvûd... gibi. Ayetlerin yerini gösterirken sûre adını, numarasını ve âyet numarasını verdik: "......" (el-Bakara, 2/85), (en-Nûr, 24/32) gibi. Ayet, hadis, şahıs ve kitap isimlerinde şemsî ve kamerî harflerin okunuş şekline riayet ettik: et-Ta'rifat, en-Nûr, er-Rûm, el-Müfredat... gibi.
Her maddenin sonunda müellif ismini özellikle belirtmeyi tercih ettik. Ansiklopedinin yayın merkezinde telif edilen maddelerin altına Şâmil İA (Şâmil İslâm Ansiklopedisi) imzasını koyduk. Göndermelerde bazan ıstılahın orijinal şeklini tercih ederek, maddeyi ilgili harfte yazdık: Faiz bk. Riba; Âdet bk. Hayız; Boy Abdesti bk. Gusül... gibi. Bazan da Türkçe'de hiç kullanılmayan terimleri Türkçe şekilleriyle yazmayı tercih ettik: Buhtan bk. İftira; Emânât-ı Mukaddese bk. Kutsal Emânetler; ltk bk. Âzâd... gibi. Kabile isimlerini Benu Nadir bk. Nadirogulları; Benu Kureyza bk. Kurayzaoğulları şeklinde kaydettik.
Metin içinde geçen ve ansiklopedide madde olarak yer alan ıstılahlara dikkat çekmek üzere o ıstılahın üst kısmına * (yıldız) işareti koyduk:. . . . . . . zann-ı gâlib *. . . . gibi.
Baba-oğul isimlerinden meydana gelen Mürekkep isimlerde b. ve bint. kısaltmalarını kullandık.

KISALTMALAR
                                                           
a.g.e.    : Adı geçen eser
a.g.y.    : Adı geçen yayın
(a.s.)    : Aleyhisselam
b.         : lbn,lbn-i,İbnu,Bin
bk.       : Bakınız
bt.        : Bint,Bintu
c.         : Cilt
(c.c)     : Celle Celâluhu
çev.      : çeviren
Doç.     : Doçent
H.         : Hicri
Hz.       : Hazreti
Nşr:      : Neşreden
Ktb.      : Kütüphanesi
M.        : Milâdî
Mad.     : Maddesi,Madde
M.Ö.     : Milattan Önce
M.S.     : Milattan Sonra
ö.         : Ölüm tarihi
Prof.     : Profesör
(r.a.)     : Radiyallahu Anh
(r.an.)   : Radiyallahu Anha
s.         : Sayfa
Şâmil İA: Şâmil İslâm Ansiklopedisi
Trc.      : Tercüme
(t.y.)     : Tarihi yok
v.          : Vefatı,Vefat tarihi
vb.        : ve benzerleri
vd.        : ve devamı
vr.         : Varak
vs.        : ve saire
y.y.      : Yüzyıl
*           : Bu maddeye bakınız


Genel Yönetim ve İlmî Redaksiyon
Doç. Dr. Ahmed AĞIRAKÇA

Şâmil Yayınevi           
Küçük Ayasofya Cad. No: 80;
Sultanahmet / İstanbul

Editör
Duran KÖMÜRCÜ

İlmî Danışman
M. Beşir ERYARSOY

İlmî Redaksiyon ve İnceleme Kurulu
Doç. Dr. Ahmed AĞIRAKÇA
Doç. Dr. Hamdi DÖNDÜREN
Ömer TELLİOĞLU

Dil ve İmlâ Danışmanı - Teknik Redaksiyon
Dr. Muhammed Nur DOĞAN

Yayın Müdürü 
Ömer TELLİOĞLU

Tashih
Mehmet AYAYDIN
Mehmet ARDA 
Asaf Erhan DEMİR


Bilgi İşlem (Yazılım) Proje Yöneticisi
Mustafa CİMŞİT

Yazılım Tasarım ve Geliştirme
Dr. Zübeyr AZZEF

Metin Bilgisayar Girişi ve Dizgi
Fatih ALTINTEPE

Grafik Çalışması
Oğuz SARAÇ
Salih SEYREK

Katkıda Bulunanlar
Asuman KURT
Arzu YAKUT
Ayşe SİRMEN
Saadet KIRAL
Serpil CENGİZ
Ülkü ŞAHİN
Betül Cimşit

BilYaz Bilgi İşlem
Çamlıtepe mah.
Kocatepe cad. No: 85
41780 Körfez / Kocaeli

Teşekkür
Bu yazılımın hazırlanmasını öneren ve sağlayan Şâmil Yayınevi sahibi Sayın Duran KÖMÜRCÜ Hocam'a teşekkürü bir borç bilirim. Her türlü maddi ve manevi imkanlarını benim için seferber eden çok muhterem babacığım Vekil CİMŞİT'e teşekkürü bir borç bilirim. Çalışmalarımda elinden gelen desteği esirgemeyen muhterem abiciğim Yaşar CİMŞİT'e teşekkürü bir borç bilirim. Özel desteğinden dolayı Sayın Mevlüt SARAÇ'a teşekkürü bir borç bilirim - Mustafa Cimşit
   
YAZAR KADROSU

Doç. Dr. Ahmed AĞIRAKÇA - İ. Ü. Edebiyat Fakültesi
Doç. Dr. İ. Lütfi ÇAKAN - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Yard. Doç. Dr. Hüsameddin AKSU - İ. Ü. Edebiyat Fakültesi
Doç. Dr. Orhan ÇEKER - Selçuk Ü. İ. Fakültesi
Yard. Doç. Dr. Hüseyin ALGÜL - Uludağ Üni. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. İbrahim ÇELİK - Uludağ Ü. İ. Fak.
Yahya ALKAN - DİB Haseki Eğitim Merkezi
Dr. Yunus APAYDIN - Erciyes Ü. İlahiyat FakÜltesi
Ahmed ARPA - DİB Haseki Eğitim Merkezi
Abdüsselam ARI - DİB Haseki Eğitim Merkezi
M. Emin AY - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Yaşar K. AYDINLI - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Muhittin BAĞÇECİ - Erciyes Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Ali BARDAKOĞLU - Erciyes Ü. İlahiyat Fakültesi
Dr. Nebi BOZKURT - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Ali BULAÇ - Araştırmacı-Yazar
Doç. Dr. Mehmed BULUT - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Yard. Doç. Dr. Mustafa ÇETİN - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Osman ÇETİN - D. E. Ü. İlahiyat Fakültesi
Cemil ÇİFTÇİ - Yüksek İslâm Enstitüsü Mezunu
Doç. Dr. Hamdi DÖNDÜREN - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Ömer DUMLU - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Halid ERBOĞA - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Mehmed ERKAL - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Muammer ERTAN - Yazar
Doç. Dr. Osman ESKİCİOĞLU - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
M. Beşir ERYARSOY - Araştırmacı-Yazar
Ahmet GÜÇ - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Saffet KÖSE - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
H. Fehmi KUMANLIOĞLU - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Abdurrahim KURT - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Dr. Habil NAZLIGÜL - Erciyes Ü. İlahiyat Fakültesi
Yard. Doç. Dr. Mustafa ÖCAL - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Ahmed ÖNKAL - Selçuk Ü. İlahiyat Fakültesi
Ahmed ÖZALP - Yazar
Sezai ÖZEL - Yüksek İslam Enstitüsü Mezunu, Öğretmen
Ahmed ÖZGEN - İ. Ü. Edebiyat Fakültesi
Dr. Abdulvehhab ÖZTÜRK - DİB Din İşleri Yüksek Kurulu
Ali OKUTAN - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Durak PUSMAZ - DİB Haseki Eğitim Merkezi
Dr. Talat SAKALLI - Erciyes Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. İbrahim SARMIŞ - Selçuk Ü. İlahiyat Fakültesi
Abdurrahim GÜZEL - Erciyes Ü. İlahiyat Fakültesi
Mefâil HIZLI - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
İbrahim İLHAN - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Zeki İZGÖER - M. Ü. İktisadi Ticari Bilimler Fakültesi
Yard. Doç. Dr. M. Ali KAPAR - Selçuk Ü. İlahiyat Fakültesi
İsmail KAYA - Yüksek İslam Enstitüsü Mezunu
Hüseyin KAYAPINAR - DİB Haseki Eğitim Merkezi-Yazar
Doç. Dr. Ziya KAZICI - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Yusuf KERİMOĞLU - Araştırmacı-Yazar
Yard. Doç. Dr. İsmail KILLIOĞLU - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Sait KIZILIRMAK - Gazeteci-Yazar
Fedakâr KIZMAZ - Gazeteci-Yazar
Duran KÖMÜRCÜ - Şâmil Yayınevi Sahibi
Doç. Dr. Akif KÖTEN - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Süleyman SAYAR - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi         
Prof. Dr. Günay TÜMER - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Dr. Ahmed SEZİKLİ - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi         
D. Ali TÜRKMEN - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. M. Ali SÖNMEZ - Uludağ Ü.İlahiyat Fakültesi
Ali ÜNAL - Araştırmacı-Yazar
Ahmed ŞEN - Dokuz Eylül Ü.İlahiyat Fakültesi         
Doç. Dr. Halid ÜNAL - Dokuz Eylül Ü. Hukuk Fakültesi
Doç. Dr. Sami ŞENER - İ. T. Ü. İşletme Sosyolojisi
Abdülkerim ÜNALAN - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. M. Sait ŞİMŞEK - Selçuk Ü.İlahiyat Fakültesi
Mehmed VAROL - Yazar-İlahiyat Fakültesi Mezunu
M. Yılmaz TAYFUN - Yazar  
Cengiz YAŞCI - Araştırmacı-Yazar
Doç. Dr. Necip TAYLAN - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Ahmed YAŞAR - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Selim TEKİN - Yazar-Yayıncı
Zübeyir YETİK - Araştırmacı-Yazar
Ali Rıza TEMEL - DİB Haseki Eğitim Merkezi
Doç. Dr. M. Kamil YILMAZ - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Bilal TEMİZ - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
M. Asım YEDİYILDIZ - Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi
Dr. Nuri TOPALOĞLU - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Abdullah YÜCEL - DİB Haseki Eğitim Merkezi
Doç. Dr. Abdülbaki TURAN - Selçuk Ü. İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Ali Osman YÜKSEL - M. Ü. İlahiyat Fakültesi
Nureddin TURGAY - Dokuz Eylül Ü. İlahiyat Fakültesi
Sâmil İA - Şâmil İslam Ansiklopedisi telif kuruluşu

TÜRKİYE'DE ANSİKLOPEDİ


Türkiye'de Ansiklopedi

Türkiye'de ilk ansiklopedik telif Taşköprülü'nün "eş-Şakâyıku'n-Nu'mâniyye adlı eseridir. Kâtip Çelebi'nin "Keşfu'z-Zünun en-Esâmi'l-Kütübi ve'l-Fünün"u da İslâm-Türk kültüründe en eski bilgi kaynaklarından biridir. Batı tarzında ise, Ali Suavi "Kamüsu'l Ulüm ve'l-Maarif" isimli eseri 1870'de Ulum gazetesine ek olarak çıkarmış fakat tamamlayamamıştır. Yağlıkçızâde Rıfat "Lugat-ı Târihiyye ve Coğrafryye"yi (1882-83) telif etmiş; Şemseddin Sâmi "Kamüsu'I-A'lâm"ı (1889-98) yazmıştır ki bu, ülkemizdeki ilk büyük ansiklopedi çalışmasıdır.
1910 yılında ise İstanbul Dâru'1-Fünûn'un ilk felsefe hocası Emrullah Efendi yönetiminde "Muhitü'l-Maârif"in ilk cildi iki kez yayınlanmıştır. Tek cilt halinde kalmasına rağmen bu eserdeki İslâm ile ilgili maddeler, değerli ve önemli bir emek mahsulüdür. Yine yarım kalmış bir teşebbüs, iki ciltte kalan "Yeni Dâiretü'I-Maârif"tir. Bunların dışında Ali Seydi, Ali Reşad ve Mehmed İzzet'in "Musavver Dâiretü'I-Maarif" adlı ansiklopedinin birinci cildinde kaldıkları görülmektedir.
Türkiye'de Latin harflerine geçildikten sonra basılan ilk ansiklopedik eser İbnü'l- Emin Mahmud Kemâl İnal'ın "Son Asır Türk Şâirleri" (1930-1942) adlı biyografik çalışmasıdır. Bunu "Hayat Ansiklopedisi" (I932-1936) izlemiştir. Bu ansiklopedi, "American Comptan's Pictured Encyclopedia" ile "American Educator" adlı yabancı ansiklopedilerin esas alınmasıyla hazırlanmıştır. Cumhuriyetin ilk döneminde İbrahim Alaaddin Gövsa'nın "Meşhur Adamlar" (1933-38), Sadettin Nüzhet Ergun'un "Türk Şâirleri" (1936-45), İ. Mahmud Kemal İnal'ın "Osmanlı Devrinde Son Sadrıazamlar" (1940-53), Eşref Edip Fergan, İsmail Hakkı İzmirli, Kâmil Miras ve Ömer Rıza Doğrul'dan oluşan heyetin hazırladığı "İslâm-Türk Ansiklopedisi" ilk ciddi telif edilmiş ansiklopedilerdir. İkinci dönemde, Mustafa Namık Çankı'nın "Büyük Felsefe Lugatı" (1954-59), Sami Öngör'ün "Coğrafya Sözlüğü" (1961), Osman Nebioglu'nun "Türkiye'de Kim Kimdir?" (1960-61), Sadi Kazancı'nın "Türk Hukuk Ansiklopedisiö (1962) adlı çalışmalar önemli ansiklopediler olarak kaydedilebilir.
Üçüncü dönemde ise ansiklopedik yayınlarda büyük bir gelişme görülmektedir. Meydan Larousse, Ana Britannica, Büyük Larousse gibi daha çok Batı kökenli ansiklopediler dilimize kazandırılırken bunlara Türkiye ile ilgili maddeler ayrıca ilâve edilmiştir.
Bunların dışında Dergâh Yayınları'nın ilk cildi çıktıktan sonra yayını tatil edilen "İslâmi Bilgiler Ansiklopedisi" ve 1979'da ilk basımı yapılan "Ansiklopedik Büyük İslâm İlmihâli" ve "Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi" takdire değer çalışmalardır. Yine ilk cildi tamamlanan TDV İslâm Ansiklopedisi (1989), 13 cilt halinde yayınlanan Türkiye "Rehber Ansiklopedisi" ile Ötüken Yayınlarının çıkardığı "Yeni Türk Ansiklopedisi" son zamanlarda yapılmış önemli çalışmalardır. Bu ansiklopedilerin en sonuncusu ise elinizdeki "Şâmil İslâm Ansiklopedisi"dir.

İSLAM'DA VE BATI'DA ANSİKLOPEDİ


İSLAM'DA VE BATI'DA ANSİKLOPEDİ

Yeryüzünde yaşamış her toplum bir medeniyete sahip olduğu gibi Fransa sınırlarından Endonezya'ya kadar yayılmış İslâm'ın da kendine özgü bir medeniyeti vardır. İslâm medeniyeti, diğer bütün medeniyetlerden daha geniş bir etkiye sahiptir. Zira on dört asırlık uzun bir geçmişe sahip olan bu medeniyet -kendisinden önce gelen daha yaşlı ehl-i kitap medeniyetini de tashih ederek- bir tek ırkın eseri olmamış, dar anlamda belli bir coğrafi bölgede sıkışıp kalmamış bütün İslâm ümmetinin medeniyeti olmuştur.
"Vahiy medeniyeti" diyebileceğimiz bu medeniyet ilham ve kaynağını Kur'anı Kerim ve Sünnet'ten almıştır ve her yönüyle kendine has özellikler taşımaktadır. Bu medeniyete mensup toplumlar, tarih içerisinde bütün ilim dallarında büyük ilerlemeler katetmiş, muazzam buluşlar yapmış ve asırlarca insanlığın dünya ve âhiret hayatını mutlu kılma yolunda yeni yeni adımlar atmıştır. Bu medeniyet, geliştirdiği kendine has ilmi anlayışıyla her dönemde büyük eserler vermiş ve bu eserleri sürekli olarak geliştirip yeni yeni türlerle kültürünü yaymıştır. İslâm tarihi boyunca yapılmış araştırma ve buluşlara göz atıldığında; müslümanlar kadar geniş ilim sahalarında kendini gösteren başka bir ümmet ve toplumun bulunmadığı görülecektir.
İslâm ilim adamlarının her biri, tek bir branşa ve ilmi sahaya sıkışmadan, her alanda ansiklopedik bilgiye sahip olup birçok meselede birden tam yetkili, komple birer mütahassıs idiler. Bunun için İslâm tarihinde ilim adamlarımızın bıraktıkları eserlere baktığımızda; ansiklopedik çalışmaların çok eskilere dayandığını görüyoruz.
Ansiklopedi kelimesi, eski Yunanca'dan gelmiştir. Bütün ilim alanlarındaki yahut sınırlı bir ilim dalındaki bilgileri kapsamlı olarak okuyucuya ileten popüler bir başvuru kaynağı olarak tanımlanmaktadır. Yunanca'da "syclo" sınırlı bir alan yahut daire; paedia ise bilgi demektir. Kelimenin başındaki "En" ise, "...de...da... içinde" anlamına gelir. Dolayısıyla "bir daire işindeki bilgiler" yahut "bilgi çemberi" anlamına gelen ansiklopedi, bizde "külliyât" kelimesinin karşılığı olarak kullanılmış, hatta zaman içinde buna "kamus", "mu'cem", "tabakât", "muhit", "muhitu'l-maârif", "dâiretu'1-maârif", ve son olarak "mevsua" adının verildiğini görmekteyiz. Ansiklopedilerin "mu'cem" diye adlandırılmasının sebebi alfabetik sıraya göre düzenlenmiş olmasıdır. Bunlarda bilgiler mu'cem harflere göre, Elif'ten Ye'ye, yani A'dan Z'ye kadar sıralanarak sunulur.
İslâm'da ilimler Kur'an-ı Kerim'in gelişiyle ve insanları bilgilendirmesiyle başlamış, Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Sünnet-i Seniyyesi ile devam etmiştir. Ashâb-ı Kirâm'dan bazılarının Hadis kaydetmeye başlaması ve daha sonra Kur'ân-ı Kerim'in yazılarak nüshalarının çoğaltılması ve bir müddet sonca noktalama ve harekelerinin konmasıyla Kur'an ilimleri tedvin edilmeye başlanmıştır.
Tâbiin devrinden günümüze kadar çeşitli sahalarda ansiklopedik özellikler taşıyan bir hayli eser telif edilmiştir. Özellikle Kur'ân-ı Kerim ve Tefsiri, Hadis, Fıkıh, Kelâm, Mezhepler Tarihi, Edebiyat, Tıp, Düşünce, Siyer, Tarih, Şehir Tarihleri, Ricâl ve Biyografi'ye dair eserlerin yanı sıra Botanik, Zooloji, Dil, Gramer (Sarf-Nahiv), Tasavvuf ve bibliyografik eserler vücuda getirilmiştir. Bütün bu ilimlerle ilgili olarak İslâm tarihi boyunca yazılmış eserleri burada kaydetmek imkânsızdır, zira bunların bir kısmı tabii afetler ile yok olup gitmiş, bir kısmı da Moğol ve Haçlı istilaları sırasında yok edilmiştir. Ancak burada her bir ilim dalında telif edilmiş ansiklopedik özellikler taşıyan önemli kaynak eserlerden bazılarını zikretmemiz mümkündür.
İslâm'ın temel kaynağı Kur'an-ı Kerim'in daha iyi anlaşılması ve Kur'ani hükümlerin tam anlamıyla yaşanması için bir çok ilim adamı tarafından tefsirler yazılmıştır.

İmam İbn Cerir et-Taberi (224-310/839-923)'nin el-Câmiu 'I-Beyân fi Tefsiri 'IKur'an'ı, İmam Fahrüddin er-RâzI (1149-1209)'nin Mefâtihu'l-Gayb'ı, Kurtubi (ö.  671/1272-1273)'nin el-Câmi li-Ahkâmi'l-Kur'an'ı, Ebu'l-Berekât en Nesefi (ö. 710/ 1310-1311 )'nin Medâriku 't-Tenzil'i, Alusi ( 1802-1853)'nin Rühu 'I-Meâni'si, bunların en meşhurlarıdır.
Bu tefsirlerin dışında Kur'ân ilimlerine dair Zerkeşi (745-794)'nin el-Burhân fi Ulumi'I-Kur'ân'ı, İmam Celaleddin es-Suyuti (ö.  911/1505-1506)'nin el-Itkan fi Ulümi'l-Kur'ân'ı, Şemseddin Ebu'1-Hayr'ın Gâyetu'n-Nihâye fi-Tabakâti'I-Kurrâ' adlı eserleri belli başlı ansiklopedik eserlerdir. Ayrıca müfessirler hakkında mesela "Tabakâtü'I-Müfessirin" adıyla İmam Suyuti ve Dâvudi'nin yazmış oldukları ansiklopediler de bu konuyla ilgili önemli kaynaklardır. Kur'an-ı Kerim'deki ıstılahlarla ilgili olarak yazılan en orijinal eserlerden birisi Râgıb el-IsfahânI'nin el-Müfredât fi Garibi'l-Kur'an adlı eseridir.
* * *
Kur'an-ı Kerim'den ayrılmayan ve ikinci ana kaynak sayılan Sünnet ve Hadis ile ilgili olarak toplanıp tasnif edilen "Kütüb-i Sitte"nin yanı sıra birçok "Sünen" kitapları yazılmıştır. İmam Buhâri (194-256) ve İmam Müslim (204-261)'in eserleri olan ve "Sahihayn" diye adlandırılan "Sahih-i Buhari" ve "Sahih-i Müslim" ile bunlara yazılan şerhler tamamen ansiklopedik bilgiler ihtiva ederler. Buhâri'nin şerhleri olan "Fethü'I-Bâri" ve "Umdetu'l-Kari"nin yanı sıra "Kirmâni", "Kastalâni" ve "Hattâbi" şerhleri ile "Sahih-i Müslim"in meşhur "Nevevi" (1233-1277) şerhi İslâmi ilimlerin birçoğunu kapsadıkları için ansiklopedik eserler olarak kabul edilebilirler.
Bunların dışında Garibu'1-Hadis adıyla anılan ilim dalına dair yazılanlardan İbnü'1-EsIr el-Cezeri (ö.  606/1209-1210)'nin en-Nihâye fi Garibi'I-HadIs ve'l-Eser adlı eseri bu konudaki telifata örnek olarak yeterlidir.
Kur'ân ve Sünnet'in hukuki ifadesi olan Fıkıh ile ilgili olarak da İmam ŞâfiI (150-205/767-820)'nin "el-Ümm"ü, İmam Serahsi (ö. 490/1097)'nin "el-Mebsüt"u, İbn Hümâm (ö.  861/1457)'in "Fethü'I-Kadir"i, İbn Kudâme'nin (541-620/1146-1223) "el-Muğni"si, Kâsâni (ö. 587/1191)'nin "el-Bedâyiu's-Senâyı"i, Sultan Alemgir'in (1118/1706) hazırlattığı "Fetâvâyi Hindiyye", İbn Hazm'ın (ö. 456/1063) "el-Muhalla"sı, İmam Nevevi (ö.  676-1277)'nin "el-Minhâc"ı, İbn Nuceym (ö.  970/1562)'in "el-Bahru'r-Râik"i, İbn Abidin (ö.1 252/1836)'in "Reddü'I-Muhtar"ı İslâm fıkhının en yaygın fıkıh ansiklopedileridir. Ayrıca son dönemlerde telif edilen Ömer Nasuhi Bilmen (1883-1971)'in "Hukuk-u İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhıyye Kamusu" adlı eseriyle Cezeri (XI-XII. yy.)'nin "el-Fıkhu ale'I-Mezâhibi'l-Erbaa"sı ve Vehbe ez-Zuhayli'nin "el-Fıkhu 'I-İslâmi ve Edilletühü" adlı eserleri kayda değer çalışmalardır.
Fıkıh ile uğraşan âlimlerin biyografileri ve eserleri hakkında bilgiler veren ve "Tabakatü'I-Fukaha" adı ile te'lif edilen önemli bir ansiklopedi türü daha vardır ki bu türe giren eserlerin tümünün burada zikredilmesi gereksizdir, ancak bunlardan şu eserleri kaydetmemiz yeterlidir:
İbn Sumre'nin Yemen fakihlerinin biyografileri ve eserleri hakkındaki "Tabakatü'Fukahai'I-Yemen" adlı eseriyle el-Hasani'nin "Kudatu Kurtuba ve Ulemau İfrıkiyye"si, Kasım b. Kutluboğa (ö. 879/1474)'nın "Tâcu't-Terâcim fi Tabakati'I Hanefiyye"si, Tâcuddin es-Subki (ö.  771/1369)'nin "Tabakatü'ş Şâfiiyeti'I-Kübra"sı, Kadı Ebu Ya'la el-Hanbeli (ö.  526/1131)'nin "Tabakatü'I Hanâbile"si, Ebu İshak Şirâzi (ö.  476/1083)'nin "Tabakatü'l-Fukaha"sı.
Yukarıda kaydedilen temel ilimlerle ilgili eserlerden başka İslâmi ilimler içinde sonradan ortaya çıkmış olan Kelâm ilmine dair yazılmış bir hayli ıstılah ve mu'cem kitapları vardır. Mesela Allâme Taftazâni (ö. 792/1300)'nin "Şerhü'l-Makâsıd"ı, İmam Fahrüddin er-Râzi (1149-1209)'nin "el-Muhassal"ı, Seyyid Şerif Cürcâni (1340- 1413)'nin "Şerhu'I-Mevakıfı"ı, İbn Hazm el-Endülüsi ( 994-1064)'nin "Kitabu'I-Fisal fi'I-Mile'l ve'I Ahvâ ve'n-Nihal"i, ŞehristânI (ö.  548/1153)'nin "el-Mile'l ve'nNihal"i, İbn Asâkir (1105-1176)'in "Tebyinu Kizbi'I-Müfteri" adlı eseri gibi kelâm ve kelâma dair yazılmış tabakat kitapları da tamamen ansiklopedik özellikler taşır. İslâm tarihinde edebiyat ve ediblere dair telif edilmiş eserlerin başında da şunları zikredebiliriz: Endülüs âlimlerinden İbn Abdi Rabbih (ö. 328/939)'in meşhur "el-İkdü'l-Ferid" ile Fahruddin er-Râzi (543-606)'nin "İhsâu'l-Ulüm" ; İmam Gazzali (450-505)'nin "İhyau'I-Ul-middin" ve İhvanu's-Safa (10. yy.)'nin "Risaleler"i, tipik birer ansiklopedik eserdir. Bunların yanında İbn Kuteybe ed-Dineveri (828- 889)'nin "Uyunu'l-Ahbâr"ı ile Mutezile âlimlerinden meşhur edib ve düşünür el-Câhız (ö. 255/869)'ın "Kitâbu'I-Beyan ve't-Tebyin" adlı eserleri kendi alanlarında müstesna yer tutan kaynaklardır.
Avrupa daha ortaçağ karanlığında ve cehâlet devrinde yaşarken müslümanlar birçok ilim dalında bir hayli ileriydiler. Bilhassa tıp alanında müslümanların yazdıkları tıp ansiklopedileri uzun bir dönem aşılamayan eserler olarak kalmışlardır. Bunların başında İbnu'1-Kıfti (ö.  646/1248)'nin "Târihü'l-Hükemâ"sı, Zekeriya er-Râzi (865-925)'nin "el-Hâvi"si, Ali b. Rabban (ö. 1067)'ın "Firdevsü'l-Hikme"si, İbn Ebi Usaybia (ö.  669/1270)'nın "Uyünü'l-Enbâ' fi Tabakâti'l-Etibbâ"sı İbn Cülcül (H. 3/M. 9 yy)'ün "Tabakâtü'l Etibbâ' ve'l Hukemâ"sı, İbn Sina (ö. 429/1037)'nın "el-Kanun fi't-Tıbb"ı, el-Mecusi (H. 4/M. 10 yy.)'nin "Kâmil es-Sınâa"sı, İbn Rüşd (ö.  595/1198)'ün "el-Külliyât fi't-Tıbb" adlı eserleri meşhur tıp ve tıp tarihi ansiklopedileridir.
Yine İslâm'ın ilk dönemlerinde yazılmış İbn Sa'd (ö. 230/844)'ın "el-Tabakâtü'l Kübrâ", İbnü'1-EsIr' (ö.  630/1232)'in "Usdu'l Gâbe", İbn Hacer el-AskalânI (1372- 1449)'nin "el-İsâbe fı Temyizi's-Sahâbe", İbn Abdi'I-Berr (ö.  463/1071)'in "el-İstiab fi Marifeti'l-Ashab" adlı eserleri de biyografik eserlerdir. Ayrıca "Tevârihu'r-Rüvât" veya "Kütübü'r-Rüvât" adı verilen Rical'e dair eserler gayet ilginç çalışmalardır. İmam Ahmed b. Hanbel ( 164-241/780-855)'in "Kitabu'l İlel ve Marifetü'r-Ricâl"i ile Buhâri'nin "Tarihu'I-Kebir" ve "Tarihu's-Sağir" adlı eserleri başta sayılabilir. Ayrıca Buhari'nin "Sahih"inde geçen ravilere dair eser yazanlardan Kelabâzi'nin
"el-Hidaye ve'l İrşad fi Ma'rifeti ehli's-Sika ve's-Sâdâdât" ve Ebu'I Velid Süleyman b. Halef el-Bâci'nin "et-Tadil ve't Tecrih adlı eserleri bu meyanda kayda değer eserlerdir.
Ayrıca genel biyografik eserler arasında şunları saymak mümkündür: İmam Şevkâni,"el-Bedrü't-Tâli"; İmam İbn Hacer el-Askalâni (1372-1449) "ed-Dürerü' lKâmine fi Ayâni men aşefi Mieti's-Sâmine"; Ebu Şâme el-Makdisi (1203-1268) "er-Ravzateyn" adlı tarihine yazdığı zeyl olan "Teracimu Ricali'l-Karneyni's-Sâdis ve's-Sâbi"; İbn Hallikan ( 681/1282) "Vefyatü'I-Ayan"; İbn Şakir "Fevatü'I Vefeyât"; İbn Hacer (ö. 852/1549) "Tehzibü't-Tehzib"; İmam Zehebi" (673-748/1274-1348) "Tezkiratü'I-Huffâz"; Yakut Hamevi (ö.  625/1228) "Mu'cemu'l Udebâ"; İbnü'1-Kıfti "İnbihârü'r-Ruvât"; İbn İmâd el-Hanbeli (1060-1128/1650-1716) "Şezerâtü'z-Zeheb" ; Taşköprüzade (1495-1561) "eş-Şakâiku'n-Numâniyye fi-Ahbâri Ulemâ-i Devleti'l-Osmaniyye" ve buna yazılan Mecdi ve Atai'nin zeyl'leri; M. Süreyya'nın "Sicil-i Osmâni"; Bursalı M. Tahir (1861-1926)'in "Osmanlı Müellifleri" adlı eserleri zikre şayandır.
İslâm'ın anlaşılmasını kolaylaştıran en belirgin ilimlerden biri de 'Tarih'tir. Taberi (ö. 310/923)'nin başlattığı tarz ve usulde yazılmış umumi İslâm tarihlerinin yanı sıra belirli devletlerin ve müstakil bölgelerin, şehirlerin tarihleriyle, muayyen halife ve hükümdarların yalnız kendi dönemlerinin tarihleri de kaleme alınmıştır. İslâm tarihinin Herodot'u olarak tanımlanan İbn Cerir et-Taberi'nin "Târihü'-Ümem ve'l-Muluk" yahut diğer adıyla "Tarihü'r-Rusul ve'l-Muluk" adlı eseri en büyük ve tafsilatlı tarihtir. İbnü'l-Esir, Taberi'nin bu eserini alıp ilk yedi cildini degişik bir üslupla ve bazı rivâyetleri ayıklayarak yeniden yazmış ve buna ilâve olarak kendi dönemine kadar gelen olayları gayet sağlam bilgilerle "el-Kâmil fi't-Tarih" adlı eserinde kaydetmiştir. Ayrıca Belazuri'nin "Futühu'I-Buldân"; Mes'udi'nin "Murücu'z-Zeheb ve Meâdinü'l-Cevâhir"; İbnü'I-Cevzi (ö.  597/1201)'nin "Miratü'z-Zaman"; Makdisi'nin "el-Bed've't-Tarih'; İbn Kesir (ö.  774/1372)'in "el-Bidaye ve'n-Nihaye"; daha sonra gelen müelliflerden Müneccimbaşı Ahmed b. Lutfullah (ö. 1702)'ın "Câmiu'd-Düvel" adlı eserleri belli başlı umumi tarihlerden bir kısmıdır.

Öte yandan Hatib el-Bağdâdi (ö.  463/1071)'nin dev eseri olan "Turihu Bağdad"; İbn Asâkir (1105-1176)'in "Tarihu Dımaşk"; İbnü'1-Adim (1192-1262)'in "Buğyetu't Taleb fi Târihi Haleb" şehir tarihlerinin belli başlı örnekleri olup özellikle Bağdadi ile İbn Asâkir'in eserleri alfabetik düzenlenmiş tam ansiklopedi çalışmalarıdır.

Coğrafya'ya dair yazılmış büyük eserlerden Yakut Hamevi (ö.  626/1229)'nin "Mu'cemu'I-Buldân"ı; Istahri'nin "Suvarü'l-Ekalim"i, İbn Havkal (4-5/10-11 yy.)'ın "el-Mesâlik ve'I-Memâlik"i; Zemahşeri ( 538/1144)'nin "el-Cibâl ve'l-Emkina ve'l-Miyâh"ı, Ebu'l Fidâ (ö.1327)'nın "Takvimü'l-Buldan"ı, Kazvini (ö. 483/1090)'nin "Acâibu'I-Buldân"ı bu babda zikredilmelidir.
"İlmü'I-Hey'e" veya "İlmü'n-Nucum" diye bilinen Astronomi'ye dair yazılmış büyük eserlerin başında şunları kaydetmek mümkündür: Abdurrahman es-Sufi'nin "Suvaru'I-Kevâkib"; İbn Kuteybe ed-Dineveri (828-889)'nin "Kitubu'l-Envâ"; Biruni (ö.  440/1048)'nin "Kitubu't-Tefhim" ve "Kanun el-Mes'udi"; Kutbuddin Şirâzi'nin "Nihâyetü'l-İdrak"; Fergâni'nin "el-Harekatü's-Semâviyye ve Cevâmi' ilmi'n-Nücum" adlı eserleri ve ayrıca "İbnü's-Semh, Nasıruddin Tûsî, Zerkalî, Müeyyedüddin el-Urdî" gibi astronomi bilginlerinin isimleri burada sayılmayan eserleri zikredilebilir.
Bütün bunların yanında bibliyografik eserlere bir göz attığımız zaman aynı şekilde tarihe imzasını atmış sonradan gelen bütün nesillerin takdirle karşılayıp istifade ettikleri büyük telifâtlar görürüz. Bibliyografyaya dair yazılan ilk ansiklopedik eser İbnü'n-Nedim (ö.  438/1047)'in "el-Fihrist" adlı eseridir. Akabinde Osmanlı ilim adamlarından Kâtip Çelebi (1067/1656)'nin ölmez eseri "Keşfuz-Zunun an Esâmi'I Kütübi ve'I-Funun" ile Bağdatlı İsmail Paşa'nın (1839-1920) "Hediyetü'l Arifîn"i de bu tarzdaki eserlerin devamı ve bir zeyli mahiyetindedir. Hayreddin Zirikli'nin "el-A'lâm"ı, Ömer Rıza Kahhale'nin "Mu'cemu'l-Müellifin"i; Brockelmann (1868-1956)'ın GAL'ı ve Fuad Sezgin'in GAS'ı en son yapılmış büyük bibliyografik eserlerdir. Bu son iki çalışma Almanca olup Sezgin'in eseri Arapça'ya tercüme edilmiştir.
Bunlardan başka Şiî müelliflerin biyografi ve eserleri hakkında önemli çalışmalar yapan İranlı ilim adamı Ağa Han Büzürg-i Tahrânî'nin eserleri kayda değer. Onun Şiî müelliflerine ait otuzbeşbin beşyüz civarında eseri alfabetik sıraya koyarak yirmi beş ciltte toplayıp yayımlattığı "ez-Zerîa ila Tasânî fi'ş-Şîa" ile bu esere ek mahiyetinde olan IV.-XIV. yüzyıllar arasında yaşayan Şiî âlimlerin biyografilerini ihtiva eden "Tabukâtü A'lami'ş-Şia" adlı eserleri zikredilebilir. Ayrıca Ağa Han Büzürg'ün Keşfu'z-Zunun ve Hediyetü'l-Arifin'e zeyl ve ilâveleri vardır.
Ebu'I Beka'nın "Külliyât"ı ile Tahanevi'nin "Keşşaâfi Istılahati'l-Fünun" adlı eserleri, Cürcani'nin "Ta'rifat"ı, Ca'fer Seccâdi'nin "Lugat-ı lstılahat-ı Tabirat-ı İrfâni" adlı eserleri ıstılahlara dair yazılmış en güzel eserlerdir.
Ayrıca dil ve edebiyat ile ilgili yazılan önemli ansiklopedik eserlerden de şunları kaydetmek mümkündür: Celaleddin es-Suyuti'nin "Buğyatu'I-Vu'at fi Tabakati'l-Luğaviyyin ve'n-Nuhât", Zebidi'nin "Tabukâtü'n-Nahviyyin"; Firuzâbâdi ( 816/1413)'nin "el-Buğya fi târih'i eimmeti'l-Luğa"; el-Enbâri'nin "Tabakatü'l-Udeba"; İbnü'l-Mü'tezz'in "Tabakâtü'ş-Şuarâ" adlı eserleri.
Ansiklopedik özellikler taşıyan lugatlardan ise el-Herevi'nin "Tenzibü'I-Luğa"; Cevheri'nin "Tâc'ül-Luğa"; İbn Manzur'un "Lisânü'I-Arab"; Zebidi'nin "Tacü'l Arus" ile Firuzabadi'nin "Kumus"u ve Asım Efendi (1755-1820)'nin "el-Okyanus"u meşhur eserlerdir.
Bütün bunlara ilâve olarak Butrus el-Bustâni'nin onbir cildi yayınlanan "Dairatu'I-Maârif"; Mısırlı ilim adamı Ferid Vecdi'nin "Dâiratü'l-Maârifi'I-Karni'lRâbi'el-Aşar/el-İşrîn"; Mısır'da yayınlanan "Mevsuatü'I-Fıkhil-İslâmî"; Kuveyt'te yayınlanan "el-Mevsuatü'I-Fıkhıyye" adlı ansiklopedik çalışmalar da çağımızın en önemli ansiklopedileridir.

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...