18 Ocak 2014

ORYANTALİZM SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF KOLU





ORYANTALİZM SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF KOLU

ŞEMDİNLİDE SINIRI AŞMAK





ŞEMDİNLİDE SINIRI AŞMAK

Sizinle nerede tanıstığımızı hatırlıyor musunuz? Peki ya kuru ceviz içiyle kara kovan balını yediğimiz yer, onu hatırlıyor musunuz? Anladım; siz Gevaruk yaylasına hiç çıkmadınız ve Konur'un subasında buz gibi ayran da içmediniz öyle mi? Üzülmeyin, Fransız'ların dediği gibi "C'est la vie" hayat bu unutuluyor iste. Nasıl tanıstığımızı ben size anlatayım: Biz sizinle 1992 yılında Şemdinli'de tanıstık. Aylardan Tem-muz'du. Konur köyünde birlikte kara kovan balı yedik yanında ceviz içiyle. Gevaruk yaylasına da çıktık ve tertemiz havayı soluduk biz. 

Yanınızda sarısın yesil gözlü bir binbası vardı; hani ben devletim deyip çoluk çocuğu silahlandıran, hani ben devletim deyip de koyunu kuzuyu yaylalardan indiren, halka güven veren, devlete güven sağlayan binbası. Dste o benim, sarısın yesil gözlü binbası. Hatırladınız mı? Biz sizinle sınırları astık Semdinli'de ne Dran kaldı ne Irak hepsini geçtik biz. Ne konusmustuk o zamanlar hatırlamaya çalısın; cesaret, kahramanlık, fedakârlık, umut, ölüm, sadakat, vefa ve cefa, hepsini konustuk. 

Ama bir sey daha konustuk biz; size söylemistim; oralarda da ağaçlar yesildi, papatyalar sarı, insanları su içerdi kan değil, okullarında Dstiklal Marsı söylenirdi, Türk Bayrağı dalgalanırdı dört bir yanında, onlar da sehitlere gözyası döker, teröre lanet ederdi, demistim. Sizinle tekrar karsılasmak bizi ne kadar heyecanlandırdı ve de mutlu etti. bilemezsiniz! Zira kitabın ilk baskısı çıktığında inanın üzülmüstüm. Kendi yazdığım kitabı okuduğumda içimden " yasadıklarımın hepsini niye anlatmamısım ki" diyerek hayıflanmıstım.

ULUSLARARASI TERÖRİZME KARŞI DEVLETLERİN KUVVETE BAŞVURMA YETKİSİ





ULUSLARARASI TERÖRİZME KARŞI 
DEVLETLERİN KUVVETE BAŞVURMA YETKİSİ

Terörizm bir çeşit suçtur; bir çeşit tiyatrodur; ve bir çeşit savaştır". 11 Eylül terörist saldırıları, sadece uluslararası toplumun terörizmle mücadele çabalarının gelişimi açısından değil aynı zamanda devlet merkezli bir hukuk olan Uluslararası Hukukun gelişimi açısından da bir dönüm noktası teşkil etmektedir. (...) 

Klasik anlamdaki 'silahlı saldırı' kavramını değiştiren 11 Eylül saldırılarına yanıt olarak ABD Afganistan'a müdahale etmiş ve bu müdahaleyi BM Andlaşması md. 51 çerçevesinde meşru müdafaa hakkına dayandırmıştır. 

ABD'nin bu meşrulaştırmasının uluslararası toplum tarafından kabul edilmiş olması terörizme karşı kuvvet kullanılma hukukunun gelişiminde devrimsel nitelikte bir gelişmedir. (...) 

Bu gelişmeler, geçmiş yıllarda terörizme karşı ülkesi dışında da kuvvet kullanmak zorunda kalan ve bu alandaki mücadelesini sürdürmek zorunda olan Türkiye açısından büyük önem taşımaktadır. 

Yalnızca nükleer ve benzeri silahlara sahip olmak uluslararası örfi hukuk altında hukuka aykırı olmadığı açıktır. Bu çerçevede bu tür silahların kullanılması ya da tehdidi olmaksızın; sadece bu tür silahlara sahip olmanın bir “silahlı saldırı" sayılması mümkün değildir. 

Devletlere açıkça ihkak-ı hak niteliğinde olan tasarruftan haklı kılma imkanı veren Bush Doktrini, Uluslararası Hukuka aykırıdır. Hukuksal incelikleri bir kenara bırakan Bush Doktrini ve Mart 2003'te gerçekleştirilen Irak'ı Özgürleştirme Operasyonu ile kolektif güvenlik sistemi yeniden “marjinalleştirilmiş”, "araçsallaşttırılmış" ve ’ikincilleştirilmiştir'. 

Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını ön plana çıkaran "klasik okulun' öğretisi doğrultusunda hazırlanan bu kitap; Uluslararası Hukukun son derece güncel ve önemli bir konusunu hem teorik hem de pratik açıdan ele almakta; kitlesel şiddet ve çatışma riskine en açık ülkeler grubunda yer alan Türkiye'nin de güvenlik ihtiyaçlarına hizmet etmektedir

TERÖRLE MÜCADELE VE ULUSLARARASI HUKUK






TERÖRLE MÜCADELE VE ULUSLARARASI HUKUK

ÇÜRÜYÜŞTEN DİRİLİŞE






ÇÜRÜYÜŞTEN  DİRİLİŞE

Ülkemizde son yılların en yaygın izlenimi nedir diye sorulsa, yanıt kuşkusuz "genel çürüyüş" 
olacaktır. İyi de, bu izlenim nasıl silinir, Türkiye için yeniden dirilişin yolu nasıl açılır Düğüm, 
belirlemekle çözülebilirdi. Bu kitap, gözlemlerle ilkeleri bir araya getirerek. Türkiye'deki sorunların genel görünümü ve çözüm doğrultulan bakımından berraklığa erişmek ve Türkiye'nin layık olduğu parlak 
geleceği görebilmek amacıyla Mümtaz Soysal tarafından hazırlandı. 

AMERİKAN MÜDAHALECİLİĞİ







AMERİKAN MÜDAHALECİLİĞİ

DEMOKRASİ GERÇEK VE HAYAL






DEMOKRASİ GERÇEK VE HAYAL

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...