10 Kasım 2012

ATATÜRK DİYOR Kİ,




Atatürk diyor ki,
7- Atatürk"ün emriyle liselerde okutulan Tarih Kitabı (1931) II. cilt, "Kur"an ve Vahiy": "Muhammed"in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kur"an denir..... İslam ananesinde bu ayetlerin Muhammed"e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur. 
Tarihi nokta-ı nazardan da mütalaa edildiği zaman görülüyor ki; Muhammed birdenbire Allah"ın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve iptidai ve islaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları islah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur....." 

8 - Atatürk"ün El Yazmaları ( Medeni Bilgiler Afet İnan):
"Gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur; din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir..... 
Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."

"Tüm dönemlerde toplumun kutsallaştırdığı boş düşüncelerden tehlikesizce sıyrılmak imkansızdır." 

9- Kralların ve Padişahların istibdadına, dinler mesnet olmuştur. Medeni Bilgiler Syf. 30 

10- Başlarında, hâlâ, Allah'ın vekili, gölgesi, sıfatını muhafaza etmekte bulunan hükümdarlar bulundurmakla beraber, hâkimiyetini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Filhakika, bu milletlerin mensup oldukları devletler, milletin intihap ettikleri vekillerin teşkil ettikleri meclislere maliktir. Milletin hâkimiyetini bu meclisler temsil eder. Kanun teklif etmek hakkı meclis azasına ve icra vekilleri heyetine aittir.

Hükümdar devleti temsil eder. Hükümet teşkil eden vatandaş, nazarî olarak hükümdar tarafından intihap olunur. Fakat, hakikatte, hükümet reisi, milletin itimat ettiği kuvvetli, siyasî fırkaların liderleridir; bunların teşkil ettikleri hükümetler, millet ve memleketi idare ederler ve meclise karşı mesuldürler. Bu izah ettiğimiz hükümetler temsilidirler, hakikatte demokrasi prensibi caridir. Fakat, bunlar tam manasıyla, demokrat hükümetler değildir.

Demokrasinin, bütün manasıyla ideali, milletin heyeti umumiyesinin, aynı zamanda, idare eden vaziyette bulunabilmesini, hiç olmazsa, devletin son iradesini, yalnız milletin ifade ve izhar etmesini ister. Maatteessüf, milletlerin, büyüklüğü, fikrî terbiye dereceleri, idealin tatbikinde, büsbütün idealden mahrumiyeti mucip olabilecek ihtiyatsızlıklardan içtinabı muciptir. Binaenaleyh, demokrasi prensibinin, en asrî ve mantıkî tatbikini temin eden hükümet şekli, cumhuriyettir.

Cumhuriyette son söz, millet tarafından müntehap meclistedir. Millet namına her türlü kanunları o yapar. Hükümete itimat eder ve onu ıskat eder. Millet, vekillerinden, memnun olmazsa, muayyen zamanlar nihayetinde, başkalarını intihap eder. Millet, hâkimiyetini, devlet idaresine iştirakini, ancak, zamanında, reyini kullanmakla temin eder. Cumhuriyetin hükümeti bir usul ve tarzda mahdut bir zaman için müntehap bir reisicumhura itimat olunur. Başvekili o gösterir, hükümet heyetini teşkil edecek vekilleri, başvekil mebuslardan intihap eder.

Dünyada, devletlerin şekilleri yekdiğerine nazaran, bazı farklarla çok değişir. Bununla beraber cümlesi devlet şekilleri bahsinde mütalea ettiğimiz şekillere irca olunabilir: Hükümdarlık, oligarşi, halk cumhuriyeti.

Kendine hususî bir din izafe eden (teokratik) devlet vardır. Rus Çarlığı ile Osmanlı Saltanatı böyle idiler. Çar kilisenin reisi, sultanlar da halife unvanını takınmışlardı.

Kezalik, dini siyasetten ayırmış, lâik hükümetler vardır: Amerika, Fransa, Türkiye Cumhuriyetleri gibi.

Hükümdarlıklarda, devlet riyaseti makamına veraset tarikiyle gelinir.
Cumhuriyet, milletvekillerinden mürekkep meclisi ve mahdut zaman için müntehap devlet reisi ile hâkimiyeti milliyenin mahfuziyetini en iyi zemindir. Cumhuriyette, meclis, reisicumhur ve hükümet, halkın hürriyetini, emniyetini ve rahatını düşünmek ve temine çalışmaktan başka bir şey yapamazlar.
Çünkü bunlar, bilirler ki kendilerini, iktidar ve salâhiyet mevkiine, muayyen bir zaman için, getiren irade ve hâkimiyetin sahibi olan millettir; ve yine bunlar bilirler ki, iktidar mevkiine saltanat sürmek için değil, millete hizmet için getirilmişlerdir.

Millete karşı, vaziyet ve vazifelerini, suiistimal eyledikleri takdirde, şu veya bu tarzda, millî iradenin, kendi haklarında dahi tecellisine maruz kalabilirler. Millet tarafından, millet namına, devleti idareye mezun kılınanlar için, icabında millete hesap vermek mecburiyeti, lâubalilik ve keyfî hareketle telif kabul edemez.

Halbuki, kuvvetinin ve salâhiyetinin, Allah'tan geldiğini ve yalnız ona karşı, ahirette, hesap verebileceğini farzeden devleti, memleketi mevrus bir malikâne kabul eyleyen, bir hükümdar, her türlü kayıttan kendini vareste görür. Böyle bir idarede, milletin benliği hürriyeti mevzuubahis dahi olamaz. Binaenaleyh, salâhiyeti mahdut dahi olsa, hükümdarlık şekli demokrasiye, hâkimiyeti milliye prensibine mutabık değildir. 

Hükümetin, mahdut insanların, sınıfların, elinde bulunması dahi millet mevcudiyetinin asla kabul edemeyeceği bir keyfiyettir. Bütün milletin ekseriyetle, devlet idaresine iştirakine mani olan bu "oligarşi" usulü de bir zümrenin, kendi menfaatlerini temin için, umum millete ait hâkimiyeti, gasptan başka bir şey değildir.

(Medeni Bilgiler Syf. 33 , Uygarlık Bilgileri - Gazi Mustafa Kemal Atatürk) 

ATATÜRK ve İSLAM




ATATÜRK ve İslam.

Halk önünde yapılan konuşmalarında, İslam"a karşı bir görüş belirtmediği gibi, Atatürk, 7 Şubat 1923 tarihinde, Balıkesir"deki Paşa Camii"nde verdigi hutbede Muhammed için"Allah tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmistir" demiştir. 

Atatürk diyor ki,
1-) Muhammed"in peygamberlik vazifesinin nasıl başladığını izah etmek en nazik ve en müşkül meseledir. Muhammed"in bir melek ve Allah ile hakikaten konuşmuş olduğu kanaatinde bulunanlar olduğu gibi, Muhammed"in isteyerek böyle söylediğini ileri sürenler de olmuştur. Bu faraziyeleri bir tarafa bırakmak ve meseleyi ilmi ve mantık çerçevesi içinde mutalaa etmek daha doğru olur.

2-) Din birliğinin"de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.

3-) Türk"ler Arap"ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve nede Mısırlıların vesairenin Türk"lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi.. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. 

4-) Bu pek tabii idi çünkü Muhammed"in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde şamil bir Arab milliyeti siyasetine muncer oluyordu. Bu Arab fikri, ümmet kelimesi ile ifade olundu. Muhammed"in dinini kabul edenler, kendilerini unutmağa, hayatlarını Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasretmeğe mecburdurlar. Bununla beraber, Allah"a kendi milli lisanında değil, Allah"ın Arab kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe, Allah"a ne dediğini bilmeyecekti. Bu vaziyet karşısında Türk milleti bir çok asırlar ne yaptığını ne yapacağını bilmeksizin adeta bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kuran"ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.. 

5-) Başlarına geçebilmiş olan haris serdarlar, Türk milletince karışık cahil hocalar ağzıyla ateş ve azap ile müthiş bir muamma halinde kalan dini hırs ve siyasetlerine alet ittihaz ettiler. Bir taraftan Arapları zorla emirleri altına aldılar, bir taraftan Avrupa"da Allah kelimesinin ilası parulası altında, ve milliyetlerine ilişmeyi düşünmediler. Ne onları ümmet yaptılar, ne onlarla birleşerek bir kuvvetli millet yaptılar. Mısır"da belirsiz bir adamı halifedir diye yok ettiler, hırkasıdır diye bir palaspareyi hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular, halife oldular.

6- Kah şarka, kah garba veya her tarafa birden saldıra saldıra Türk milletini topraklarını menfaatlerini benliğini unutturacak, Allah"a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet verdirmeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadete öldükten sonra ahirette kavuşacağını vaad ve temin eden dini akide ve dini his, millet uyandığı zaman onun şu acı hakikati görmesine mani olamadı. Bu feci manzara karşısında kalanlara, kendilerinden evvel ölenlerin, ahiretteki saadetlerini düşünerek veya bir an evvel ölüm niyaz ederek ahiret hayatina kavuşmak telkin eden din hissi, dünyanın acısı duyulan tokatıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. Türk vicdanı umumisi derhal yüzlerce asırlık kudret ve kusayısiyle büyük heyecanlarla çarpışıyordu.. Ne oldu..? Türk"ün milli hissi artık ocağında ateşlenmişti. Artık Türk cenneti değil, eski hakiki büyük cedlerinin mukaddes miraslarının son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milliyetinde bıraktığı hatıra..

ATATÜRK DİYOR Kİ,




Atatürk diyor ki,

"Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır."
Mustafa Kemal Atatürk 

"Türkiye Cumhuriyetinde herkes Allah"a istediği gibi ibadet eder. Türkiye Cumhuriyetinin resmi dini yoktur. Türkiye"de bir kimsenin fikirlerini zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilemez."
M.Kemal Atatürk

"Taassupsuzluk o kimsede vardır ki, vatandaşının veya herhangi bir insanın vicdani inanışlarına karşı hiçbir kin duymaz, bilakis hürmet eder."
M. Kemal Atatürk
( Yukardaki anlatımda dini inanışlar yerine vicdani inanışlar ifadesinin yer almasına dikkat edilmelidir. ) 

"Bizi yanlış yola sevkeden habisler, biliniz ki çok kere din perdesine bürünmüşlerdir."
M. Kemal Atatürk
----------------

ATATÜRK'ÜN RESMİ İSLAMİ VASİYETİDİR!!!




ATATÜRK'ÜN RESMİ İSLAMİ VASİYETİDİR!!!

Atatürk ile ilgili neden kimse benim gibi olaya bilimsel bakıp bu konuların bilimle aydınlanması için birşeyler yapmıyor... Gerçek tarih!!!

İşte size bırakılan mesajlarla ilgili "vasiyet" başlığındaki resmi gerçeklerle Atatürk Cihad Başlatacak Kadar Müslümandı!!! :

Meclis konuşmalarında Atatürk "ün kendi sözleri ile, Ankara"da Milli Arşiv"de (030 10 266 793 25 numaralı dosyada) bulunan belgede, Mustafa Kemal"in Kutsal Topraklar"la ilgili vasiyetini içeren Meclis konuşmasının tam metni yer alıyor. Bu tam metni aşağıda yayınlıyorum arkadaşlar.. Atatürk "e dinsiz diyenlere "okkalı ve son bir kapak olması" dileğimle:

"Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcud olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kafi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet"in mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız." 

(Aranızda İslamiyetin Mukaddes Yerleri neresi bilmeyen varmı?)

"Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki; buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmiyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet"e lakayt olmakla ittiham edildik. Fakat bu ittihamlara rağmen Peygamber"in son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hakimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selahaddin"in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hakimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmiyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah"ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur."

Bu cümlelerde Atatürk ne kadar dinsiz bir adam değil mi arkadaşlar :)))) 

Bu cümlelerde islamiyetin Peygamberin vasiyetini yerine getirmektende bahsetmiyor zaten... Tüh :))))

Yaşasaydı Arabistan yarım adasının Türkiye sınırlarında olacağını söylememe gerek yoktur heralde :)

Çok açık bu ifadesinden sonra denilebilir ki; Atatürk islamiyetin geleceği hakkında savaşıp kan dökmekten bile bahsedecek ki bunun islami adı cihad dır... 

Ve bu değeri araplara yok ettirmeyecek kadar da müslümandır.

Kim diyebilir bu ifadesini okuduktan sonra Atatürk dinsizdi... 

Dikkat! Diyorki; Bu uğurda kan dökülür bu iş Arapların dini kendileştirme çabaları ile geçmez! 

Musevi ve Hristiyanlarda kabe yi kaptırmayacağız!

Düşünün nasıl muhteşem bir zihniyetki Arap yarım adasını alıp büyük ortadoğu projesine çomak sokacak (80 yıl önceden) Hemde bunu büyük ortadoğu porojesi olmadan çok önce yapmaya kalkacak! Ben yemekten sonra ne içmek ister canım onu bilmiyorken, 80 yıl sonrasını bir insan nasıl bildi

Şimdi bir taneniz bana lutfen desin... Ortadoğu"nun ele geçirilmesi ve önemini Avrupanın orada emperyalist oyun sahası kuracağını 80 yıl önce nasıl ve nereden bildi

Dinin Arabikleştirildiğini ve Mukaddes toprakların din adı altında paylaşmazlığının bu seviyede olacağını nasıl bildi 

İşte nasıla cevabım yok ama bildiye cevabım var! Bildi... Bunları bilmiyorda attı tuttu mu? :))))

Çok açık ifadeyle Peygamberin vasiyetini yerine geitrmekten bahsediyor. Burada gerçek Atatürk var arkadaşlar! 

Zübeyde Hanım büyüttü de kuran kursalarına gittide sevdi yada nefret etti islamiyetten laflarına çekilmeyecek kadar müslüman! 

İslam Peygamberinin vasiyetini omuzlayacak kadar müslüman! 

Mukaddes adledilen topraklar ve Allah tan bahsedecek kadar islamiyeti toprak ve değer bütünlüğüne kadar savaşa girecek kadar müslüman! 

Şaka değil, İslamiyet için kan dökmekten bahsediyor!!!

Neymiş... Atatürk dinsizmiş, küçükken dayak yemiş büyümüş tekkeleri kapatmış bütün islamiyeti yok etmiş! 

Türkiye bugün islamiyetin en özgür yaşandığı ülkedir. 

Bir karış sakalınız kısalınca sokakta kırbaç cezası yemiyorsanız yada peçeniz yok diye taşlanarak öldürülmüyorsanız yada Müslüman"sınız diye toplumda terörist damgası yemiyorsanız, hepsi Atatürk sayesindedir! 

Özgürlükler ülkesi Amerikaya git de bakalım sokakta ben müslümanım diye bağır ne yaparlar adamı :)

Özgürlükler ülkesi diye iteledikleri sahtekarlık bu işte... 

Bizde özgür değiliz diye ağlayalım! Arabistanda çık dolaş bakalım boynunda haç ile... Turist olarak gitmiş ol bakalım öyle ne olacaksın? :))))

Ama ben kızıyorum bazen ona... 

Ben bilsemki 80 yıl sonra arkamdan diktatör diyecekler dinsiz diyecekler, karı düşkünü diyecekler ... Niye uğraşıyım bunu diyen bi ton adam için yıllarımı canımı dişe takayım? 

Gecemi zevkü sefalarda kadınlarla... Harem kurardım harem! :)))) Dinsiz İslamiyet"i yok etti diyeceklerse arkamdan uraşmazdım, uğraşsam kaç yazar... Birde önüme geleni oyardım... diktatör diyecekse bana halkım ne gereği var kızdığıma bile nazik olayım susayım! Atatürk hiç mi kızmadı sanarsınız? Kızdı ama kırmadı!!!

Araplar müslüman olmayanı kamçıladı. 

Amerikalılar İslam"da olanları dışladı... 

Türkiye özgür din platformunda dışlamanın olmadığı tek alan olduğu için din çekiştirilir, bu alan serbest... kontrol edebilinen alanlarda yöneten insanlar kontrol edemedikleri yerlerden rahatsız olurlar...

Bunları söyleyen savunan bu kadar açık halkı direk bilinçli kandıran çok açık ifadeyle söylüyorum: onun bunun çocuğu değilde nedir? 

Atatürk"e dinsiz yapıştırmasını yapıştırıp konuyu saptırmayın artık! Geçtim vicdanı... Haksızlık edilmesini... Bariz bu halk bu kadar ***** yerine konur mu?

Atatürk o kadar müslümandır ki... Dini vasiyet bıraktı! bu vasiyet ortadoğuyu din oyunları merkezi etmeyin. Orası oranın asıl nüfusuna halkına ait mukaddes topraklardır dedi! 

Açıkça Arap-Musevi-Hristiyan çatışmasından bu bölgeyi çıkartalım dedi!

Hala guruplarıın tartışma yerlerinde bir kaç cahil "Can Dündar bize Atatürk "ü anlattı" yazan *****lar geliyor... (Neden böyle yazılarda sağlam bi küfür etmek ayıp sayılırki.. off of! )

Atatürk "ün üzerinde bir "ihram" olan fotoğrafı var arkadaşlar... O konuyu da başka zaman işleyeceğim... isterseniz araştırın bakalım ümreye mi gitmiş, hacca mı? 

Bu sorunun cevabında ağzınız bir karış açık kalır.... :)))

Bütün bu dini tarafına rağmen halkından siyasetten o kadar inancını uzak tutmayı bildi ki... İşte bu ona dinsiz gözüyle bakılmasına sebep oldu. 

Nekadar acı ! İnancını bu kadar savunan bir liderin profesyonelce bu inancıyla hareket etmeyecek kadar zeki olması ve inancını doğru anlaşılması için kendi diline çevirmesi bile onu dinsiz yapmaya yetiyor değil mi... Çok yazık...

Önünde dini kuvvet olarak kullanabileceği ve tüm dünyaya diz çöktüreceği Halifelik vardı! Egoyla hareket eden hitler, musolini, napolyon v.b. bir çok lider toprak daha fazla ülke diye kıvranırken, o halkım özgür kalsın dedi ve sınır çizdi. Halife olması tamamen elindeydi!....

Ya şu adama dinsiz demeyin! kanıma dokunuyor! İnançsız demeyin! 

Sizin bunu demeniz de ki özgür konuşma hakkınızı bile o sağladı be! 

Nankörlük yada şerefsizliğinde sınırı olur! 

Ermeniler yahudiler museviler hristiyanlar müslümanlar hepsi şimdi bir ağızdan Atatürk bizi doğradı yok etti inancımıza laiklik geitrdi içine etti diyor... 

Bakın dünyaya... Ermeniler çırpınıyor... Yahudiler aynı! Ülkedeki Müslümanların nasıl Atatürk "düşmanı edildiğini anlatmama gerek bile yok! 

Laik ve müslüman diye taraflar oluşturdu insanlar!!!! 

Rezalet haldeyiz! bir tane lider çıkıp demiyor ki, Laiklik ideolojik bir yaklaşımdır müslümanlık vicdani birşey!!! 

Laik olmanın yada olmamanın müslümanlığın içi dışı hiç bir yeriyle alakası yok! Elmayla, armut karşı karşıya gelirmi? 

Ne aynı konu, ne aynı kavram, ne benzeş... Ona rağmen laik ve müslüman taraf oluşturdu bunlar bizlere! 

Gerçek inançtan soğutuldu halk! Müslümanlık haricinde herşey veriliyor halka! 

Özgür ülkede dinini açıklayamaz halde insanlar! Ya aşırı dinciler, ya aşırı dinsizler piyasada kavgada! 

Ve bu iki kesim gerçekten inanan ve gerçek vatan sever Atatürk "çüleri gölgeliyor!

Atatürk bunun için bu konuşmayı yaptı göremiyor musunuz?

Araplar ya da Hristiyanlar ve Musevilere dini bırakmamak ne demektir? :))))

Bana Yusuf adın deniyorsa yada bana adın musevilerden geliyor yosef deniyorsa! Bu ülkede özgürlük zedelenmiş demektir! İki uçta beni çekemez kendisine!

Atatürk figürü vatan millet sembolu iki rozette iki resim değildir! 

Atatürk figürü saçmalayanları ortadan seyredip sağ sol olmamak! 

İnanıp inancını saldırı niteliğinde kulllanmamaktır!!! 

Bugün Tayyep dini özgürlüğümüzü verdi diye kandırılan halka dini özgürlüğünü bırak vermeyi birde aldığının farkında olsalar bir tane adam Tayyep"i desteklemez!

Atatürk bize çok daha derin mevzuları vasiyet etti böyle... Eeee? bugün ne yaptık! öğüt vasiyet nasihat dinleyemiyoruz bile...

Sevgiler...
Dr. J. Erdem
http://www.milliyetciforum.com/ dan alınmıştır. 

SESLENDİRİLMİŞž BÜYÜK NUTUK



  • SESLENDİRİLMİŞž BÜYÜK NUTUK  Bölüm 1/4 (2 saat)

    <a href="http://vimeo.com/31661390" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://vimeo.com/31661390</a>





    SESLENDİRİLMİŞ BÜYÜK NUTUK  Bölüm 2/4 (2 saat)

    <a href="http://vimeo.com/31661383" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://vimeo.com/31661383</a>






    SESLENDİRİLMİŞ BÜYÜK NUTUK  Bölüm 3/4 (2 saat)

    <a href="http://vimeo.com/31661368" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://vimeo.com/31661368</a>





    SESLENDİRİLMİŞž BÜYÜK NUTUK  Bölüm 4/4 (SON) (2 saat)

    <a href="http://vimeo.com/31661358" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://vimeo.com/31661358</a>


ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ


  • ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

KIRAN KIRANA TÜRK-AMERİKAN SAVAŞI


KIRAN KIRANA TÜRK-AMERİKAN SAVAŞI 

BALYOZ KARARINI "DARBECİLER TEMİZLENİYOR" DİYEREK 
ALKIŞLAYAN GERİ ZEKALILAR 
BU KORKUNÇ GERÇEĞİ BİLMİYOR MU?

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...