24 Şubat 2013

GECE YARISI AYAZLAR



GECE YARISI AYAZLAR
.Gece yarısı ayazlar üç-beş devriyesini atmakta yine. Sensiz geçen bir günü yine sensiz gecelere kendi ellerimle gömüyorum. Sen yokken anlamı yok baharların artık. Anlamı yok çekilen onca acıların. Anlamı yok sensizliğin.. Sen yoksun sadece.. Sadece yok..Yoksa gitmiştin benden... Gelişin baharları müjdelemişken, gidişin bu kadar sessiz olmamalıydı. 

Bu kadar ölümüne sevmişken, bir gülüşün canımdan vazgeçmişken, gidişin bu kadar suskun olmamalıydı. Yoksun sadece yok…Bu kadar basit olmamalıydı ölmelerim, bu kadar çabuk bu kadar erken solmamalıydı çiceklerim. Artık ne sesin yankılıyor sokaklarımda, ne de varlığın geziniyor damarlarımda.. Sadece yokluğun kanıyor dudaklarımın ucunda.. Sadece suskunluğum can veriyor ayak uçlarında. Sadece ölüyorum yokluğunda.. Sadece ölüyorum, ötesi yok inan…

Sadece yoksun, ötesi yok inan..

Gittin ve senin ellerinin yerine şimdi sonbahar yaprakları avuç içlerime kıvrılıp çığlık çığlığa soluyorlar.. Yokluğunda yüreğimin duvarlarına çerçevelenmiş hatıralarına bakıp bakıp sensizliğini dinliyorum. Sonra da suskunluğuna diz çöküp yalnızlığını demliyorum. Yoksun, her gece gözlerimde kanıyor senli hatıralar. Uykular firarda. Karanlığı örtüp üzerime seni anıyorum kırık dökük kelimelerimle. Sancılara girdap gönlümle adını sayıklıyorum ardı ardına. Yavaş yavaş boğuluyorum . Yavaş yavaş dibe çekiliyorum..

Yoksun, gözyaşları biriktiriyorum avuçlarımda. Yoksun, mürekkebimden sızıyor kan rengi kelimeler. Bendeki adın hala bir ömür ile anılırken, kim bilir ölümsüz sevdam senin ayak uçlarında son nefesini vermekte.. Canım acıyor sevgili. Puslu bir havada vurulur, olduğun yere yığılırsın ya hani.. İşte gittiğin gün yalnızlığın mıhlandı alnımın ortasına. Gittiğin gün dudaklarıma mühürlendi adın…Şimdi yoksun ama ne geçmişimize gömüyorum seni ne de sensizliğine pes ediyorum. Çünkü; ben seni “ sensizlikte “ bile ömür boyu bekleyecek kadar sevmiştim. Eğer unutmak için sevmiş olsaydım seni, acıların için sırtımı semer bilmezdim. Ben seni yürüdüğün dikenli yollarda can yoldaşın olmak için sevdim. Ben seni yüreğime dokunduğun için, ben seni gül yüreğin için sevdim…

Hani acılarla beraber savaştık, hani her şeye inat sevdamızla ayakta kalacaktık.. Dimdik duracaktık kör ayazların önünde, gerekirse bedenlerimizden vazgeçip ölümü bile gurur sayacaktık aşkın kutsallığında..Şimdi canımı acıtıyor senli hatıraların gözbebeklerimde çığlık çığlığa ölmeleri. Canımı yakıyor suskunluğun dudaklarıma diklenen arsız kelimeleri. Savaşı kaybetmiş bir askerin düşmana esir düşmektense silahındaki tek kurşunu şakaklarına dayayıp onurluca ölmesi gibi ben de varlığında ölümü kutsuyorum dudaklarıma... Ya ölüm olmalıydım dudaklarında ya da son nefes olmalıydım soluduğun canda..Gittiğin günden beri içimdeki cocuğu dinlemiyorum. Sus pus her şey. Artık dört duvar arasında körebe oynuyorum yalnızlığında. 

Gittin, taş kesildi kirpiklerim. Gözbebeklerimden tek bir damla bile düşmüyor topraklara…Oysa bağrımı iki ayırıp bir baksan yüreğime, canımın ne kadar acıdığını o zaman anlardın..Görmüyorsun gözbebeklerimin kuruyup yüreğimin delice ağladığını. Yağmurlarla yarışa giriştim, tel tel yalnızlığıma hediye ediyorum yüreğimin çığlıklarını. “ Erkek adam ağlamaz “ sözüne inat yüreğim kan ağlıyor her gece..Yüreğimden akan her damla senin mutluluklarına duacı olsun, yalnızlığın ayak ucuna düşen her kelimem sana helali hoş olsun. 

Çünkü ben gidişlerine ömrümü adayacak kadar sevmiştim seni.. 
Sen beni sevmesen de, ben seni ilk gün ki gibi hala seviyorum…
Belirtmeden geçemeyeceğim sevgili; giderken sadece bendeki seni götürmedin ki; karakışa inat yüzüme baharları serpiştiren o kız çocuğunu, buram buram rüzgarla yüreğimin derinliklerine esen yağmur kokusunu da götürdün yanında. Gitmiştin, gözyaşlarını ellerimle silememişken aramıza dağlar örülse ne olur. Farkındayım; bir ömür uzaktasın bana. Şimdi hangi mevsimin hangi baharını yaşamaktasın ? Hangi rüzgarın koynunda yaralarını sarmaktasın. ?. 


Bilemiyorum ve bilmekte istemiyorum. Bildiğim tek şey var; sen hala bendesin.Sendeki beni öldürsen de , sen hala damarlarımda gezinen alyuvar sıcaklığında bana gülümsemektesin.. Giden sen olmana rağmen bendeki, yüreğimdeki adın hiçbir zaman değişmedi. Adımı unutsan da bendeki ölümsüz sevdan hiçbir zaman satırlara bir ikindi vakti gömülmedi. Lakin gittiğin günden beri hayatla aram pek iyi değil açıkcası. Yalın ayak yürüyorum dikenlerin üzerinde. Acılarımı acılarınla devşiriyorum..İleebed yaşamaktan gurur duyduğum gözyaşlarından bir sonbahar günü sıcak gülüşlerine taşınıyorum. 

Anla sevgili. Yalnızlığın dururken kapımda , kan bürümüş çığlıklarımı satıyorum ayazlara.. Karşılığında sadece senin bensiz de mutlu olduğunun haberlerini istiyorum. Bensiz uzaklarda mutlu olman benim yaşama sebebim sevgili..Son sözüm; her zaman gülümse ne olur. Acılarına kefil olmuşken ne olur gülümse hayata.. Gülüşlerin mutluluklara adanmışken sen her zaman hayatı sev. Ve hiçbir zaman ağlama sevgili. Çünkü; mutlulukların, yaşama sebebim iken; gözyaşların bedenimin örtüldüğü kefen olur….

Yokluğun kanar dudaklarımda, sonra suskunluğun ölüm yazar yüreğime..Kimliksiz rüzgarlara bel bükerim. Çünkü, sen yoksun yanımda..İsyanlara bilenirim yalnızlığın kanayan yüzünde. Sen yoksundur artık, her gece karanlığa bürünür. Her yağmur sonrası gülüşlerin takılır göz ucuma. Gökten tel tel senin yağmanı dilesem de iliklerime kadar yalnızlığınla ıslanırım…Borana tutulurum sonbahar gecelerinde. Yalnızlığın bayat dudaklarına sürülür kirpiklerim. Sana özlemim kanar avuçlarımda. Gözyaşlarım sel olur akar toprağa.

 Gün olur ölümsüzlüğüne düşer kelimelerim…Ama hiçbir zaman pes etmem yokluğuna. Savaşırım kanımın son damlasına kadar. Ama yokluğun duruyor gözlerimde..Satır satır usumdan akıyor kahkahalarına sarılmış intiharlarım... Seninle başladı yüreğime kilit vurup ölüme susmalarım..Pervasız fırtınalara yenik düşer yalnızlığım. Evlat edinirim karanlıkları sensizliğin mateminde. Sensiz baktığım dipsiz kuyuyu andırır bana. Bak görüyor musun gri tonlar giydirilmiş hüzünler çizilmekte ömrüme. Artık her rüzgar yalnızlığı çarpıyor yüzüme. Her dalga karanlığı….Sen gittin içimdeki aşkı, yüreğimdeki canı kaybettim…Sensiz geçen her gece ömür defterinden düşüyorum.
Bir gün sensiz ölmenin acısını bırakacağım satırlara.. 


Tabutum olacak gözbebeklerinden düşen gözyaşın. Kefenim olacak susmaların. Şimdi varlığın kepenklerini indirip sensizliğinde uyumaya gidiyorum. Ve sabah kalktığımda değişten bir şey olmayacak.. Her zaman ki acılar düşecek paydalarıma..Uyandığımda perdelerime hep yokluğun doğacak tıpkı gecelerimin alnına yalnızlığın soğuk çığlıkları örtüldüğü gibi..Yoksun işte.. Canım acıyor sadece. Neden diye sorma.. Sadece yoksun. Soluyor taze baharlarım.. Sebep arama ne olur. Sadece yokluğun ile varlığın arasında yavaş yavaş ölüyorum; ötesi yok inan.

Bir tek adın kaldı dudaklarımda,Bir de gözlerimde hatıraların...
Hani dik duracaktık acıya,Hani aynı yürekle gülüp
Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya...Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma.
Yokluğun yükledi sırtıma...Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda..
Güneşi bile ağlatacak acıların..Oysa ben yemin etmiştim,
Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye.Söz vermiştim,Sensiz ölmeyeceğim diye...
Şimdi sensizlik duruyor başucumda..Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor
Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda..Söyle ne olur...Beni unuttuğunu söyle...
Hiç sevmediğini haykır..Yeminlerinin yalan olduğunu,Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme...Yemin olsun ki,Bir damla gözyaşı düşmez artık..
Çünkü gittiğin gün,Ayak uçlarında" Sana " ölmüştüm sevgili..
" Unutma ki; ölenler, hiçbir zaman yaşayanlar icin gözyaşı dökemezler..."

ELİMDE BİR GÜL FİDANI




Elimde Bir Gül Fidanı

çimde bir kıpırtı var sanki olmayacaklar olacak, 


Yalnız değilmişim öyle söylüyor rüyalar, 


Bir çiftgöz bana bakıyor her yönden, 


Her yönden sanki ''hadi'' diyor, 


Ve yürüyorum elimde bir gül fidanı...


Kalabalıklar ensemden yalnızlığımı bağırıyor, 


Değdiğim yerler bir kıvılcım gibi üstümde, 


Her biri rüyalarıma kadar uzanıyor, 


Tam herşey bitti derken kabuslarım aralanıyor, 


''Gel'' diyor yine o ses ''gel'', 


Ve hiddetle dokunuyorum darağacına elimde bir gül fidanı...

Biliyor musunuz? 

Ben kötüyüm aslında, yalan değil hiçbiri, 


Kötüyüm aynaya baktıkça korkacak kadar, 


Unutmaya hiç fırsatım olmuyor kötülüklerimi, 


Nasıl unuturum ki! 


Her biri tokat gibi düşerken yüzüme...


Biliyor musunuz?


Ben pişmanım artık her zamankinden farklı, 


Pişmanım diyorum gerçekten 


Biliyor musunuz? 


Nerden bileceksiniz ki! 


Kim bilebilir ki! 


Vicdanım bile dinlemiyor artık beni, 


Aman Allah'ım! Yine o ses ve yine ''gel'' diyor, 


Bu sefer gitmek istemiyorum utanıyorum, 


Elimde bir gül fidanı bana bakıyor oda başını eğmiş... 


Her kapının kilidi bana bir fazla sunuluyor, 


Benim son düğüme daha çok yolum var, 


Herkes aynı bakabiliyor biliyor musunuz! 


Çünkü; bana herkes aynı bakıyor, 


Artık varlığımın benim için bile bir önemi yok, 


Kızamıyorum kızmaya hakkımda yok, 


Yine o gül fidanı bana bakıyor ama artık ben ona bakamıyorum... 


Hatice Ersan... Şiirinden bölüm alıntısı

YAZILMAMIŞ MEKTUPLAR


 
Yazılmamış Mektuplar

Ben hep seni sevdim öbür yanım, adını öğrenmeden
Sarışın mı, esmer mi, uzun-kısa bilmeden
Görmez mi, duymaz mısın, yoksa yürümez misin
Benden kaç yaş büyüksün kundakta bebek
Belki de doğmadın sen
Düşünen beynin, seven kalbin yetti bana
Seni çağırdı sesim
Soydum giysilerini İNSAN çıktın ya içinden
Gerisini boş ver dedim, gerisi resim, ötesi ten
Seni sevmem için de görmem gerekmiyordu zaten

Seni yazdım tüm kitaplara, düşünce hızımla doldurdum
Yetmedi sayfalar
Kim okudu ki bir satırını, hem okusa da ne anlar
Burada olmasa da ölümsüzlükte, sonsuza dek birlikte
Seninle olmak için Yüce Rabbime sözüm var
Her yeni buluşumda eskiyeni
Her eskide bir yeni
Arkamdan getiremeyeceklerimde kendimi
Tüketmeyeceğim
“Benimle gelecekler”Beni sana iletiyor

Orada bulabileceğim ümidi ve tesellisi
Burada bulamamanın acısını hafifletiyor
Sahi, sen var mısın, nerede diye sormuyorum artık
Biliyorum, sen varsın, burada ya da orada
Mutlaka bir yerde

Her sevgide bir parça buldum senden
Her sevgiden bir parça
Herkesi toplayıp bir adam yapamadım ya
Kardelen Yüreğim paramparça
Bu yüzdendi hep seninle konuştuğum, seninle yaşadığım
Yoksa kendim miydim sende aradığım
Hayır, hayır sen beni de aştın
Bende olmayan bir sürü özellik var sende, istemem, kalsın
Ben, bu halimle bir dost bulamadım
Ya sendekiler de eklenirse? Maazallah
Mutsuz da olsam yaşamayı öğrendim Sanal Dünyalarında
Ne tuhaf şu insanlar, ne tuhaf şu sıradanlar
Kendilerini üzecek, sıkacak ne varsa hepsi kurallarında
Yüce adaleti yargılıyor, eşitlik yok diyorlar
Eşitlik olunca da en çok kendileri rahatsız oluyorlar

Ve “Aranan şartlar tarifesi” diyorlar aşka
Kim benim üstümde kural koyabilir ki Yaradan’dan başka
İnsanlar her yaptığının karşılığını bekliyor
Adına vefasızlık, nankörlük diyorlar
Sonra da aksini iddia ediyorlar
Sen bana kural koymuyor, güveniyor ve özgür bırakıyorsun
Sitem etmeyi bile basit, sıradan buluyorsun
Ben, seni sıradan davranışlardan arındırıldığın için sevdim

Sana yazdığım mektuplar A Tipik bir vakıa
Bir çözmeye kalksalar gör dünyanın halini, ütopya
Yaşamaya değer ne kalır ki. İnsanlar eşit olur, yok olur savaşlar da
Kendileri için dilediklerini başkaları için de dileyecekler
Birbirlerine iftira atmadan sadece gerçekleri söyleyecekler
İşte beni hayatta güldürebilecek iki neden
Bu gerçekten mümkün mü, elle tutulup gözle görülenlerden

Seni göz yaşlarımda sakladım, boğmadan yüzdürdüm
Yazılmamış şiirlerimde, anlatılmamış efsanelerimde gezdirdim
Varlığına inanarak, adını bile öğrenmeden sevdim seni, ya sen
Sen beni bulmuş değilsin henüz
Hem bulsan kaç parçaya böleceksin ki
Hangi yanımı, hangi yanına koyacaksın
Hangi dalımdan kaç yaprak koparacaksın
Bana gerçek masalların ağlayacak
Şu Kardelen Yüreğim de
Senden daha güçlü olduğunu öğrenmekten korkacak
Sevmek; uzaktan güzeldir öbür yanım

Sevmek... Uzaktan güzel
Aramızda ne varsa özel
Böyle kalsın, mektuplarda
Daha doğrusu, yazılmamış mektuplarda
Sen ve Ben
Yaşanmamış zamanlarda
Sen ve Ben
Sadece
Rüyalarda


23 Şubat 2013

YÜREĞİM ÇIĞLIKTA BENSE SUSKUNUM




Yüreğim Çığlık ta… Bense SuSKuNuM

Şimdi..Kurudu Damarları Hecelerimin… 


Yüreğim Çığlıkta Bense SuSKuNuM..


Gözyaşlarımda Boğulan Hıçkırığımla Tutunuyorum 


Hayata..HerŞeye İnat..


Hüznüm Karışır Sessizliğimin Uğultusuna..
Yıprandı Kirpiklerim..Yıprandı Kirpiklerim..
Yüreğim Lal..Dilim SuSKuN Konuşmamak Üzre Tutuldu..

Vuslata dek..Efendim..


Tebessümlerimin Yitikliği Yansırken Gece ye..

İçimde KalaKaldı Yorgun Yüreğimin Solgun Bakışları..


Ayrılığının Hüznü ile Çürüdü Gurbetinde..

Ben Tükenirken Usulca Pörsüdü Her Yanı Yüreğimin..


Özlemin Yağmur Misali Sağnağına Tuttu Beni..Yandı 


Her Damlan da İçim..


Belki SuSKuNLuĞuMuN Bedelini Ödetiyor.:Aynalar 


Onlara Her Baktığımda


Vuslatımız Vuku Bulana dek İçimdeki Bu İflah Olmaz 


Alev Terk Etmeyecek Beni..

Benliğimi..Sen Diye Yanan Şu Yüreğimi..

Biliyorum EFENDİM


Umutlarımın Sancısı Artar Her An..Ben Sancıların 


Konakladığı Yer Olurum..


Şimdi SuSKuNLuĞuMuN SoN Nefesinde Kaldı 


Yüreğimdeki Heceler..


Benliğim..Ruhum..Bedenim..Damarlarım Kanar Bu CaN da..


Yüreğim Sızı İçinde Kahrolur..Erir Yavaş 


Yavaş..Ömrüm..ama.


Biliyorum!! İnsafsız Sızılar Bırakmayacak Beni 


Sarıvermişken Dört Koldan


Duygularımın Siyahi Bakışında Kalacak Gözlerim..


Ve Gurbetimin Garip Çığlığı ile Son Bulacak 


Sessizliğim..


Biliyorum..!! Gecenin Zifirisine Karışacak Senin İsmini 


Soluyan SoN Nefesim..


Dokunacak Belki Gece ye Titreyen Sesi Yüreğimin..


Biliyorum!!Suskunlığumla Birlikte..

Ruhumun Süzgecinden Gececek Acılarım..Sızlayacak


Alabildiğince Yüreğim..

Seni Anmadan Sensiz Gecen Her An Kahrolacağım;


Özlemini Çoğaltan Bu Yalnızlığım Terk Etmeyecek Beni EFENDİM..

Vuslatımıza dek..


Sevdalıyım Sana EFENDİM..

Mecnunum Yolunda..Aşığım Yüce RAHMAN a..


Tükenir Ayaklarım..


Sessiz Feryadlara Boğulur Yolları Yüreğimin…


Evet SuSKuNuM…


ama Kabul Etmiyorum Ey Sevgili SuSKuNLuĞuM daki 

Tükenmişliği..


..Ve Biliyorum..!!

Umutlarımı..Yüreğimi..Sevdamı…

Ve Ömrümü Karanlığına Çekemeyecek Gece..


Yine de Konuşmalı mı Yüreğim..

BİLEMİYORUM…


SOKAKLARIN HÜZNÜ



Sokakların hüznü!… 
Nereye baksam hicran var
Masum yüreklerin ve suskun gönüller sanki ahu zar
Ne kadar tahayyül etsek de erişemediklerimizde muhakkak bir hikmet var
Ne yüreğimin yarasını anlar
Ve ne de suskunluğumun derinliğinde halimi okşar
Anlamsızlık içinde zerk edilen nazarlar sinemi mütemadiyen sancıya koyar
Aranmak için aşkı tanımak
Aşkın sofrasında çileyle barışıklığı hakkıyla koklamak
Edebin ikliminde ve sessizliğin derin nağmelerinde mefkure için dağlanmak
Halime tebarüz eden sefilliğim
Kalbimde solgunluğu hiç aklayamadığım yorgunluğum
Sineler içinde uhdeleşen nihayetsiz umutlarım, düşen omuzlarımda ufuklarım
İşte böyle hazin bir hikayeyim
Nereye baksam saadet için fevkalade fakir bir haldeyim
Divanelikte adeta onmaz bir nöbetçiyim ve düşünceler ikliminde n abdiacizim
Hey aziz nefeslim gıpta ederim
Kalbi güzelliğin için nazarınla fevkalade ibretliksin bilirim
Lakin nefesime ne kefilim ve ne de iradi manada niteliğe erişen süruru dervişim
Yazmak için hamiyetini beklerim
Tüm teslimiyetim sadakat ikliminde anlamlaşan o nefesin
Edebin dirliğinde ve ruhun mümtaz kimliğinde acizliğimle muvaffakiyet dilerim
Ki iradi manada zafiyet içindeyim
Kokladığım yaprakların solgunluğunda azimeti ne bilirim
Heveslerimle zafiyet içindeyim ve maslahatlar keyfiyetinde onmaz bir dilenciyim
Ne camii köşelerinde gördüğün
Ve ne de Şırnaklık ahvalinde bezginliğe nam salan kişiyim
Kalbiyle barışık olmayan biriyim ve tak iyeler telakkisiyle kendini avutan sefilim
Sokaklar neler anlatıyor halime
Düşün yapraklar hicranı zerk ediyor lekeyi kalbime akıtıyor
Ruhum sancılar içinde çırpınırken,
 ne derler teranesi sahte gülücüklerle ne ağlatıyor…
Mustafa CİLASUN
 

SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI


SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda
 boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek.
Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.
 Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana...
 Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.
 Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek...
 Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak...
 Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların
 türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım
 o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.
 Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.
 Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.
 Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi...
 Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.
Kıskanmazdım.Korkmazdım yollarda yürümekten.Islanmazdım yağmurlarda...
 Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...
 Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Can YÜCEL

İNADINA


İnadına
geceleri sadece Yıldızlarla Paylaşsam Da Yalnızlığımı,
teninin Sıcaklığını Arasam Da Koynumda,
kaybolup Gitsem De Karanlığımda
“ Gel ” Demeyeceğim Sana / Inadına....
uzayan Gecelerle Birlikte
tüketemeyeceğim Hüzünler Sarsa Da Beni
etmeyeceğim Şikâyet,
“özledim” Demeyeceğim
çağırmayacağım Işte / Inadına..

solan Boynu Bükük Bir Gülün Yaprağında
yankılasan Da Yokluğun,
boşluğun Günbegün Büyüyüp
taşsa Da Sokağıma,
katlanmayı Öğreneceğim Yokluğuna,
boşuna Bekleme Çağrılarımı,
gelmen Için Yalvarmayacağım / Inadına.

inadına / Istemiyorum Seni,
beklemiyorum / Inadına.
bir Inat , Bir Gurur Uğruna
çizgi Çektim Herşeye,
yaktım Gemileri.
yanan Ocaklar Sönmese De Içimde
büyüse Alevi / Sarsa Da Beni
“yanıyorum” Demeyeceğim / Inadına...

gelme Sakın,
beklemiyorum Seni ,
seni Sevsem De Ölecek Kadar,
inkâr Ediyorum / Inadına.
gönül Kapımın Sürgüsünü Kapattım,
ölsem De Hasretinden / Inat Bu Ya
gelmiyorum Yanına,
çağırmıyorum Seni Üstelik / Inadına.

anladın Ya
sevdan Uğruna Ölüyorum Ama,
inadına Söylemeyeceğim Sevdiğimi,
sevmiyorum Işte / Inadına!

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...