30 Mart 2012

HAYIRLI CUMALAR OLSUN-SORULARLA İSLAMİYET HAFTALIK BÜLTEN





















Soru - Cevap Arşivinden:










     Feyyaz Yayınları:
Video İndir
Allah'ın varlığını, en inatçı akılları dahi ilzam edecek bir şekilde ispat eden mükemmel bir eser. Bir çiçekten bir böceğe kadar her şeyde ve her yerde Allah'ın varlığının delillerini göstererek materyalist düşüncenin bütün dayanaklarını yerle bir eden muhteşem bir çalışma...






GÖZLERİNE YAZILMAMIŞ BİR DESTAN SESLİ ŞİİR


Bu şiirde iki göz var
Biri senin; biri onun
Senin o karanlık, küf kokulu
matem gözlerini terkediyorum
biliyorum; saçlarının sarısı
gözlerinin yeşiline karışmış
biliyorum; sana benzemek için
melikeler birbiriyle yarışmış
fosforlu ve derin bakışlarına
çağlar boyu nice destanlar yazılmış
oysa ben görülmedik bir lale yaprağına
gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum
gözlerin değişip kaplasın karanlığı
bütün ufukları sarsın gözlerin
gene de hep bende kalsın gözlerin
l
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
atlılar kaybeder yolunu, hasretimin
posta güvercinleri geri dönmez ülkeme
yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
ll
ateşten ve köpükten sıyırıp ellerimi
mekanımı gülistan eyleyendir gözerin
isyanıyla ihtiras ve gerilim yaşayan
Kabil’in ruhunu kan eyleyendir gözlerin
vuslat aşkını Leyla düşürmedi çöllere
arzı Mecnun’a hicran eyleyendir gözlerin
gözlerinde başladı tarihin macerası
Adem’i Havva’ya ram eyleyendir gözlerin
Kerem dağlar ardında aradı gözlerini
Kamber’i bile viran eyleyendir gözlerin
Ferhat dağları deldi yolunu bulmak için
sevmeyenleri giryan eyleyendir gözlerin
suların emzirdiği muamma bir çocuğu
yedi iklime hakan eyleyendir gözlerin
lll
gözlerin göklerinde
her yüzyılın başında
birer akkor olmuş gözlerin
çekip çıkarsam da mısralarımı
ben yalnız gözlerinin şairiyim aslında
hangi rüzgara verdiysem aşkımı
beni alıp yangınlara götürdü
muştu beklediğim bütün yelkenlilerden
ateş düştü içime
lV
yüreğimden fışkıran bir “ah” mıdır gözlerin
beni benden koparan “eyvah” mıdır gözlerin
Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil
yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin
ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma
kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin
Arif Bey’i Itri’yi ömür boyu inleten
nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin
kubbesinde yitirdim zaman duygularımı
akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin
ruhumu baştan başa acılarla dokuyan
beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin
her köşede zifiri bir silüet bırakan
gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin
renkler avare; sitem başıboş kuytularda
mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin
yoksa yalancımıdır, günah mıdır gözlerin
V
nihan kıldı gözlerin bana kapılarını
oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine
her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi
hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi
içime, soluşundan sonra koyu renklerin
birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin
feryadıma gök bile bigane değil şimdi
söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin
gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin
Vl
çağlayanlar bile hararetlidir
buğday başağının açlığıdır ufuklar
siperleri aşıklar mı doldurmalıydı
zalimler mi
neden böyle hıçkırıklı, umutlar
Vll
beni hangi urganla bağladın gözlerine
beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden
senden kopamıyorum gözlerin var oldukça
sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça
gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim
ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim
indirme kirpiğini; tutuşmasın kainat
nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim
sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim
Vlll
diyorlar ki ağla
ağla ki dumanı dağılsın yolların
ağlamayı denizlere bıraktım
yalnız gözlerindir hayatta kalan
uğruna adandığım
mahşeri sularla çevirip dört yanından
gönlümde sakladığım
aynalarda arayıp bulamazken günboyu
gölgesinde konakladığım
gözlerindir ufkumda dalgalanan
Rüstem’in kanını döktüm yerlere
İstanbul’u kuşattım gözlerin için
Azrail’e koştum siperlerimden
gözlerine baka baka dirildim
niçin kızıl kıyamettir gölerin bu gün
niçin heyelan var eteklerinde
İsrafil’den işaret mi almışsın
yanaklarında mahşer kalıntısı
dudaklarında mizan
bütün gamlı hüdhüdler Belkıs’le döner sana
yıldızlar vuslat için her gece iner sana
rengini, gözlerinde kaybolan bilir
lX
gözlerin uğrak yeridir bestekarların
şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda
eşiğinde ölümsüz dilenciler
gözlerin gecenin intiharıdır
sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana
ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini
geçerken yalnızlık sokağından
hangi demirci indirir parmağına çekici
hangi berber yanağını keser müşterisinin
gözlerine bakmasam, doğar mı güneş
X
gözlerin boşluğa akan bir ırmak değil
gözlerin sadece ölmek, yaşamak değil
gözlerin tükeniş doruklarında
bulunmayanları aramak değil
gözerine aşina olduğum günden beri
ben artık hır gece sesleniyorum
düşe kalka
yorgun argın
derbeder
yapayalnız
duruyorum; yanlış anlaşılıyor
her hücremde bir inkılab
her gönlümde bir mahitab
evim harab; ömrüm harab
ne ay kaldı, ne de mehtab
gök bulanık; ufuk silik
gene de mağrur ve dimdik
yürüyorum; mezarım oluyorsun ansızın
Xl
bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan
bu son mezar kalbimde hicranla kazılan
senin gamsız gözlerin kahkahalar atarken
benim gözlerim viran; ağlamaya değer mi
her cilven bir ıstırab; her nazın kapkaranlık
yorgun kuraklığında ıslanmaya değer mi
hiç güzel olur muydun gözlerin olmasaydı
ateşlere girmeye ve yanmaya değer mi
bir kevser ırmağında serinlemek dururken
sellerine karışıp bulanmaya değer mi
aydınlığın gözleri çağırıyor kalbimi
zehir bakışlarınla boyanmaya değer mi
gözlerine bir ömür dayanmaya değer mi

BİR SUS BIRAK NEREYE GİDERSE GİTSİN SESLİ ŞİİR


BİR SUS BIRAK
Hadi ben hazır değilim
Giyindin mi biliyorsun bu son gidişin
Yani gelmek artık gitmekten vazgeçip
O çok sevdiğin aynana neler söyledin
Seviyorumlu bakışlar bıraktınmı bana
Bari aynalardan duysun aşk beni sevdiğini
Neyse
Zaten aynaların yalan söylediklerinide biliyorum
İyisi mi bir sus bırak yaşamın içine
Duyuyormusun yine o kahreden şarkı
Yaşamak içimden gelmiyor artık
öylesine dertli öyle üzgünüm
bu dünya hiç bir tat vermiyor artık
aldığım nefese cana küskünüm
her şey boş anlamsız şimdi gözümde
bin öfke bin nefret her bir sözümde
yılların çilesi belli yüzümde
aynada baktığım yüze küskünüm
yalnızlık yaradır bende sarılmaz
halimden derdimden kimse anlamaz
nerde sevdiklerim neden aramaz
en yakın dostuma bile küskünüm
her şey boş anlamsız şimdi gözümde
bin öfke bin nefret her bir sözümde
yılların çilesi belli yüzümde
aynada baktığım yüze küskünüm
Peki hadi ver elini sol elin olsun
Kalbine ne kadar yakın veda varsa tenime deysin
Ve acele et ikişer üçer adım at giderken
Canım dışına çıkıp dur demeden git
Git
Cansız bir beden önüne düşer
Basmadan git
Hadi ben hazır değilim
Bu evden bu kentten bu odadan nefesini alıp gidiyorsun
Hazırmısın içimden gidiyorsun

FARAN DAĞLARINDA AÇAN SEVGİLİ SESLİ VİDEO

FARAN DAĞLARINDA AÇAN SEVGİLİ
Selam sana nazlı Nebi
Selam sana gözbebeği
Mevla'nın kudretiyle selam.
Selam sana nur-i dilara
Selam sana Hakk habibi
Rahman'ın kudretiyle selam.
Selam sana Andelib_i Zişan
Selam sana Muhammedi
Cebrail'in yüreğiyle selam
İbrahimce selam sana
Rahimce selam sana
Gafurca selam.
Selam sana ey yetimler padişahı
Selam sana Ahmedi nefesli yar
Eyyupça selam sana
Selam sana ya Habiballah
Selam sana ya Nebiallah
Selam sana ya Resulallah.
Ya Resulallah
Sen, sevmek için istenen
Can, dudakta istenen
Sevda ikliminin en güzel mevsiminin
En güzel çiçeğisin.
Cemre gibi düştün kainatın kışına
Bahar, senin elinde doğdu
Senin elinle indi toprağa
Öyle bir sevildin ki
Candan aziz bilerek
Uğruna can verildi
Ama bu, ölüm değildi
Adını bir kez anan
Bir kez gönülden anan
Rahmetin nur kaynağı gözlerinde dirildi
Şimdi biz de seni anıyoruz
Mevla'mızın yeminleriyle anıyoruz seni
Ey Faran Dağları'nda açan sevgili
Fecre
On geceye
Her şeyin çiftine ve tekine
Akşamın alacakaranlığına
Kararıp bürüdüğü zaman geceye
Açılıp aydınlattığı zaman
Gündüze and olsun ki
Sen olunca sitem yok
Serzeniş yok
Eyvah yok
Alemlere ambersin
O'ndan başka ilah yok
Sen, en son peygambersin.
Beni ilk öksüz oluşun vurdu
Yetim kalışın yaraladı önce
Elden ele dolaşmıştın
Herkesin gözbebeğiydin
Ama mahzun
Ama kederli
Bir yanın arşa kadar azamet
Bir yanın ürkek
Mekke akşamları yanar
Verdiğin her nefeste
Ve gökten inen bir sesle
Allah korumasına alır.
Senin derdin Allah'tı
Hüznün kederin Allah
Senin dostun Allah'tı
Sana en yakın Allah.
Biz seni göremedik ya Resulallah
Uhud Dağı'nı seyrettik
Okçular tepesinden bir sabah
Bir Medine sabahında
Uhud'u seyrettik
Seni göremedik
Ebu Ubeyde bin Cerrah sanki ordaydı
Sanki mübarek yüzüne batan miğfer halkalarını
Dişleriyle sökmek için nefes nefeseydi
Kalbi yerinden fırlayacakmış gibiydi
Seni öyle seviyordu ki
Tenine bir dikenin batması bile
O kalbi durdururdu.
Biz seni göremedik ya Resulallah
Uhud'u gördük bir sabah
Malik bin Sinan olamadık
Mübarek kanının, kanına karıştığı
Malik bin Sinan sanki oradaydı
Ve inemedik okçular tepesinden
Sanki sen inin demeden inersek
Uhud tekrar cehenneme dönerdi.
Ey Faran Dağları'nda açan sevgili
Güneşe ve onun ışığına
Ardından gelmekte olan aya
Onu ortaya koyan gündüze
Onu bürüyen geceye
Göğe ve onu meydana koyana
Yere ve onu yayana and olsun ki
Sen olunca sitem yok
Serzeniş yok
Eyvah yok
Alemlere ambersin
O'ndan başka ilah yok
Sen, en son peygambersin
Vazgeçtim seni hep ötelerde aramaktan
Seni yüzyıllar öncesine hapsetmekten vazgeçtim
Mesafelerden usandım ya Resulallah
Sana sesleniyorum
Alemlere rahmetsin
Seslenince yanımdasın
Burdasın
Günahkarım
Ama sen günahkarların umudusun
Temizle beni ya Resulallah!
Temizle beni ya Resulallah!
Temizle beni ya Resulallah!
Mescid-i Nebevi'de gördüm
Mübarek sözlerinden birini süsleyip duvara asmışlar:
"Benim şefaatim, ümmetimden büyük günahları olanlar için."
Buyurmuşsun
İçimde her şey üşür
Rüzgar üşür
Yağmur üşür
Dua üşür
Melekler üşür
Isıtırsan bir sen ısıtırsın
Medine'ye akan nur gibi ak kalbime
Ey ban u cihan
Yorgunum
Güçsüzüm
Çaresizim
Sen çaresizlerin yardımcısısın
Yüreğimi koşturdum
Sana doğru
Çatlarcasına koşturdum
Kimseye hakkım yok
Huzurunda sana ait varlıkları dava etmem
Ben bir davalıyım
Tükendim ya Resulallah
Hicretimi kabul et ya Resulallah!
Hicretimi kabul et ya Resulallah!
Hicretimi kabul et...
dursun ali erzincanlı

GÖZLERİMİ SAKLAYACAK BAŞKA YÜZ BULAMAM GİTME NE OLUR




Gitme ne olur

Gözlerimi saklayacak başka yüz bulamam


Derken kirpiklerinde buluyorum kendimi

Demir parmaklıklar gibi kirpiklerin

Almış saklamışlar beni daha ne olsun

Gözlerinden daha emin korunak nerde olsun

Artık ağlayamam,

Ağlayamam artık,

Ağlayamam

Gitme ne olur

Yüzümü saklayacak başka göz bulamam

Mehmet SARI


Gönül ile aklı koydum kafese ..
Biri "UMUT" diyor ,biri "KES " diyor .
Çırpındıkça kaldım nefes nefese..
Biri "DAYAN" diyor , biri "PES" diyor..
Yüreğim döndükçe döndüm ak kora ,
sabrım demir aldı , yelkenler fora.
Gitmek istiyorum çok uzaklara .
 Biri "CAN " diyor , biri "ES " diyor...

SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR SESLİ ŞİİR

SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum.


Pembe uçurtmalar yolladığından beri
Sarardı tiryaki menekşeleri
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim,asudeyim,yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum.
Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanları sorgulayan
Yanından geçen küheylanların
Korku tufanına yakalandığı
Siyah gözlerine beni de götür
Güneş ülkesinden gelen yiğitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayrılığın boynunu vursun.
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.
 
Nurullah GENÇ

AZİZ YAR SESLİ FLAŞH ŞİİR

Aşk için, sevda için ne kadar çok söz söylendi ve ne kadar çok şey yazıldı..
Aşk için, sevda için yazılmış ve söylenmiş ilk sözümdür

“Aziz Yar”.
Firakın acısını tattıran ve beni ‘Ben’ yapan, beni Fatih yapan İstanbul’dur
 “Aziz Yar”.
Hüzünlüyüm artık. Şad olma vakti yakın mıdır?
Meczup hallerime medet yakın mıdır?
İhvanlar düşünmesin! Bu bende ki yangın mıdır?
Gerçek sevginin timsalidir

 “Aziz Yar”.
Beni haktan uzaklaştırmaz, hakka yaklaştırır.
Kararan kalbimi şefkatiyle paklaştırır.
Hüsün dolu halleri beni hayranlaştırır.
Sevilmeye en layık olandır

“Aziz Yar”.
Kalbimin meçhul bölgelerinde titreyen bir yer vardır.
Hiç düşünme!
Sevgi dolu bir çift yürek birleşirse her mevsim yine bahardır.
Aramızda dağlar yollar olsa da, bu sevgimize zarar değil kârdır.
Beni karşılıksız sevendir

“Aziz Yar”.
Gözlerim fersiz,
İsteklerim yersiz,
Seni anlatmak için kalem yetersiz,
Kim bilir daha kaç yıl geçecek sensiz…
Kalemi elime almama sebeptir

“Aziz Yar”.
Kimi sevdiğine yar gözüyle bakar, kimi hayat arkadaşı ve kimi eş diye…
Gözlerimin bakışından kalbime en asil duygularla girdin ve en asil adı aldın

 “Aziz Yar”.
Belki henüz birbirimizi tanımadık ve belki de tanıdık ama gözlerimizin buğusundan göremiyoruz.
Belki çok yakınız, belki de çok uzak.
Nerde olursak olalım İnşa Allah bir gün kavuşacağız.
Sözümü tutacağım!
Dünyanın en mutlu kadını sen olacaksın

“Aziz Yar”.
Senin için sakladım en büyük duyguları.
Senin için sakladım en güzel sözleri.
Kapı eşiğinde dakikalarca hasretle sarılacağımız günlerin özlemini büyüttüm içimde.

Hayallerde süsledim yaşayacağımız en güzel günleri.
En güzel köşede yalnız sen varsın ve yalnız sen yoksun…
Hala yoksun, hala fark edemedik birbirimizi

 “Aziz Yar”.
Bizim sevgimiz basit değil!
Zamanın basitleşmiş sevgisini tatmadık, tatmayacağız.
Biraz hasret ve biraz özlem, gözlerimiz buluşmasa bile birbirimizi asla unutmayacağız.
Sen beni tanımadan ve bilmeden beklerken, ben senin için güller büyüttüm; kurutmayacağız. Sabırlıdır ve çok güçlüdür

 “Aziz Yar”.
Ben hala bekliyorum ve hep bekliyor olacağım o kutlu vuslat gününü
“Aziz Yar”

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...