09 Eylül 2013

ABDULLAH BİN REVÂHA (Radıyallahü Anh)

ABDULLAH BİN REVÂHA (Radıyallahü Anh)

Hz. Abdullah bin Revâhâ, ikinci büyük Akabe bîatında müslüman oldu. Peygamber efendimiz (s.a.v.) ikinci Akabe gecesinde, Evs ve Hazrec kabilelerinden gelenlere hitaben Kur’ân-ı kerîm okudu. Onları İslâm’a davet ve teşvik ettikten sonra buyurdu ki: “Yüce Rabbim için şartım: O’na hiç bir şeyi eş ortak koşmaksızın ibâdet etmeniz, namazı kılmanız, zekâtı vermenizdir. Kendim için isteğim de: Allahü teâlâ’nın Resûlü olduğuma şehâdet etmeniz, kendinizi, çocuklarınızı ve kadınlarınızı koruduğunuz şeylerden beni de korumanızdır.” Abdullah bin Revâhâ (r.a.): “Böyle yaptığımız zaman bize ne var?” diye sordu. Peygamber efendimiz: “Cennet var” buyurdu. Orada bulunanlar bu daveti kabul edip, “Yâ Resûlallah! Sana nasıl bîat edelim, söz verelim” dediler. Peygamber efendimiz: “Allahü teâlâ’dan başka ilâh olmadığına ve benim Resûlullah olduğuma şehâdet getirerek, namazı kılacağınıza, mallarınızın zekâtını, sadakasını vereceğinize, neşeli ve neşesiz zamanlarınızda sözlerimi dinliyeceğinize, emirlerime tamamıyla boyun eğeceğinize, darlıkta da varlıkta da muhtaçlara yardımda bulunacağınıza, hiç bir kınayıcının kınamasından korkmaksızın, Allah yolunda Allah için hakkı söyliyeceğinize, iyiliği buyurup kötülüklerden sakındıracağınıza bîat etmeli, bana kesin söz vermelisiniz.”
Bunun üzerine, orada bulunanlar Peygamber efendimize bîat ettiler. Hz. Abdullah bin Revâhâ: “Biz, Allahü teâlâ’dan ve O’nun Resûlünden geleni kabul ettik...” dedi. Medineliler, tekrar, “Yâ Resûlallah (s.a.v.) Sana yaptığımız bu taahhüd karşısında bize ne var?” diye sordular. Peygamber efendimiz (s.a.v.): “Allahü teâlâ’nın rızası ve Cennet var” buyurunca. Onlar da: “Râzı olduk ve kabul ettik” dediler. Peygamberimiz (s.a.v.):“İçinizden 12 kişi seçiniz. Onlar her hususta kavimlerinin benim yanımda temsilcisi olsunlar. Hz. Musa da İsrailoğularından 12 temsilci almıştı.” buyurdu. Bunun üzerine, Hazrecliler 9, Evsliler de 3 temsilci çıkardılar. Hazreclilerin temsilcileri arasında Hz. Abdullah bin Revâhâ da vardı. Bu temsilciler, Medinelilerin ileri gelenlerinden, bilgili, akıllı ve okuryazar olanlardandı. Bu temsilciler, temsil ettikleri topluluklara İslâm’ı anlattılar, onları da bîat’a hazırladılar. Hz. Abdullah bin Revâhâ, Hârisoğullarına nakib tayin edildi. Hicretten sonra, Hz. Abdullah bin Revâhâ ve Hz. Mikdâd bin Esved arasında kardeşlik tesis edildi. Hz. Abdullah bin Revâhâ, Bedir muharebesinde ve diğer muharebelerde bulunmuş, Hendek gazvesi sırasında Medine tarafına hendek kazılırken, teşvik edici, şiirler söyliyerek, Eshâb-ı kirâmı coşturmuş, çalışmalarını hızlandırmıştır.




Hz. Abdullah bin Revâhâ 6 (m. 627) yılında Hudeybiye Musâlahasına katılarak bîat-ı Rıdvan’da bulundu. Yahudilerin Reisi Ebû Rafî’nin katlinden sonra yahudilerin başına, Esir bin Zürâm geçmiş, müslümanların aleyhinde tahriklere başlamıştı. Esir bin Zürâm, Gatfan kabilesini, müslümanlar aleyhinde harekete geçirmek teşebbüslerinde bulunuyordu. Resûlullah (s.a.v.) bu hareketten haberdâr olarak, hicretin altıncı senesi Ramazanında, Hz. Abdullah bin Revâhâ’yı otuz kişinin başında Hayber tarafına göndermiş, Hz. Abdullah da Esir bin Zürâm’ın bütün ahvalini uzun uzadıya tetkik ederek vaziyeti Peygamber efendimize (s.a.v.) bildirmişti. Esir bin Zürâm’ın vücudunu kaldırmak lâzım geldiğini anlatmış, bunun üzerine Hz. Peygamber, onu bu işle vazifelendirmişti. Hz. Abdullah bin Revâhâ, maiyetindeki otuz kişi ile birlikte hareket ederek, Esir bin Zürâm’ın yurduna doğru yürüdü. Hz. Abdullah, Esîr bin Zürâm’ın makamına vardıktan sonra, onu Medine’ye davet etti. Esir bin Zürâm da daveti kabul ederek, her müslümana karşı bir kişi olmak üzere otuz kişi alarak yola çıktı. Esir, yolda bir müddet ilerledikten sonra aklına bir takım şüpheler gelip, Medine’ye gitmekten ise Hayber’e dönmenin daha iyi olduğunu zannederek gerilemeye başladı. Hz. Abdullah bin Revâhâ, onun bu halini gördükten sonra O’na; “Ey Allah’ın düşmanı! Ne diye geriliyorsun?” dedi. Esir, şüpheye düştüğünü söylediğinden iki taraf arasında şiddetli bir cenk başladı. Esir bin Zürâm ile maiyetindekilerin hepsi imha edildi.


Her hayır ve iyilik vardır O’nun dininde,

Gerçek Resûlullahdır, kabul ettim yürekten,

Ey kâfirler! Kur’ân’ın, Allahü teâlâ’dan,

Nasıl indirdik ise, darbeleri aniden

Onun mânâsına da, inanmazsanız eğer,









Asıl sebep şudur ki, Kur’ân-ı kerîminde,


İşittim bu âyeti, Resûlullah okurken,



Nâşıma uğrayanlar desinler (Ne se’âdet,

diyerek duâ etti.
Ordu gitmeğe hazırlandığı sırada, Hz. Abdullah bin Revâhâ Peygamber efendimizin yanına varıp vedalaştıktan sonra:”Yâ Resûlallah! Bana ezberliyeceğim ve aklımdan hiç çıkarmıyacağım bir şeyi emir ve tavsiye buyurur musunuz? dedi. Peygamber efendimiz O’na: “Sen, yarın Allah’a pek az secde edilen bir ülkeye varacaksın, orada secdeleri, namazları çoğalt!” buyurdu. Hz. Abdullah bin Revâhâ, “Yâ Resûlallah! Bana, nasihatini arttırır mısınız? dedi. Peygamberimiz (s.a.v.): “Allahü teâlâyı dâima zikr et. Çünkü, Allah’ı zikr, umduğuna ermende sana yardımcı olur” buyurdu. Peygamber efendimiz (s.a.v.), Seniyyet’ül Vedâ’da mücâhidlerle vedalaştı. Onlara; “Haydi Allah’ın ismi ile gazâ ediniz. Allah’ın ve sizin Şam’da bulunan düşmanlarınızla çarpısınız! Orada nasrânîlerin kiliselerinde, halktan ayrılmış kendilerini ibâdete vermiş, bir takım kimseler bulacaksınız, sakın onlara dokunmayınız! Onların dışında, başlarında şeytanların yuvalandıkları daha bir takım kimseler de bulacaksınız. Onların başlarını kılıçla koparınız! Siz, ne bir kadını, ne süt emen bir çocuğu, ne yaşlanmış bir pîr-i fâni’yi öldürecek, ne bir ağaç yakacak veya kesecek, ne de bir ev yıkacaksınız.” buyurdu.


Eyvah! Arkada kaldı, Allah’ın sevgilisi,



Çıkarmam artık seni, bundan başka sefere,


Son konakta mü’minler, geçti beni hız ile,

Kardeşlik bağlarını, kopararak geçtiler,

Artık düşünmüyorum, geride ne malım var?

İslâm Mücâhidleri, yollarına devam ederek, Şam topraklarından Maan’a varınca, orada konakladılar. Orada, Kayser Heraklius’un, Rumlar’dan yüzbin askerle Belkâ topraklarından Maan’a gelip konduğunu ve Beliy kabilesinden Mâlik bin Zafile adında birinin kumandası altındâ Lahm, Cüzam, Kayn, Behrâ, Vâil, Bekr ve Beliy Hıristiyan Araplarından yüzbin kişilik bir kuvvetin de gelip onlara katıldığını haber aldılar. İslâm mücâhidleri, durumu görüşmek üzere, Maan’da iki gece kaldılar. Zeyd bin Hârise (r.a.), Rumlar’ın kendileri için pek çok asker toplamış olduklarını haber verip, mücâhidlerin bu yoldaki görüşlerini sordu. Bazıları: “Rumlarla karşılaşmaktan vazgeçip memleketlere akın yap. Halklarını esir al, Medine’ye geri dön.” dediler. Hz. Abdullah bin Revâhâ, susuyor, konuşmuyordu. Hz. Zeyd bin Hârise, O’na, bu hususta ne düşündüğünü sordu. Hz. Abdullah bin Revâhâ: “Biz, ganimetler elde etmek için yola çıkmadık. Fakat, Rumlarla karşılaşmak için yola çıktık!” dedi. Diğer mücâhidler ise; “Resûlullah aleyhisselâma yazı yazıp düşmanımızın sayısını bildirelim. Bize, acele asker göndermesini veya bu yolda yapmak istediği şeyi bize emretmesini istiyelim.” dediler. Bu hususta söz ve görüş birliğine vardılar. Hz. Abdullah bin Revâhâ:


Silâhça, süvarice, çokluk olduğumuzdan,


Gidiniz, çarpışınız, muhakkak iyilik var,

Bedir günü vallahi, vardı iki atımız,

Bu cenkte galip gelmek, varsa eğer kaderde,

Hak teâlâ vadinden, dönmez asla geriye,

Şehidlik varsa eğer, bizim kaderimizde,

Meşârif köyünde rastladıkları düşman askerleri yaklaşmaya başlayınca, İslâm mücâhidleri, Mûte diye anılan köyün önüne çekildiler ve hemen savaş düzenine girdiler. Düşman askerlerinin üzerine yürüdüler. İki taraf, yeşil ekinler üzerinde, birbirleriyle amansızca çarpışmaya başladılar. İslâm Ordusunun Başkumandanı Zeyd bin Hârise (r.a.) Peygamber efendimizin sancağını eline aldı. Vücudu, Rumların mızrakları ile delik deşik edilip, kanları saçıbncaya kadar çarpışmaktan geri durmadı ve en sonunda şehîd oldu. Sancağı Hz. Cafer bin Ebî Talib aldı. Zırh gömleğini giydi, atına bindi. Sancağı elinde olduğu halde ilerledi. Hz. Cafer, düşmanların ortalarına kadar dalmış bulunuyordu. Çarpışırken, düşmanlar tarafından vurulup bir eli kesildi. Sancağı, diğer eline aldı. O eli de kesilince, sancağı koltuğunun altına kıstırdı. O sırada bir adam, ona mızrağını sapladı ve Hz. Cafer şehîd oldu. Hz. Cafer şehîd olunca, Ebül-Yüsr Ka’b bin Umeyr sancağı alıp, Hz. Abdullah bin Revâhâ’ya verdi. Hz. Abdullah bin Revâhâ sancağı alınca, atının Üzerinde düşmanlara doğru ilerledi ve kendi kendine:


Yâ sen kendiliğinden, râzı olursun buna,

Eğer öldürülmezsen, şayet sen bu savaşta,

Cafer bin Ebî Talib ve Zeyd bin Hârise’nin,

Onlar şehîd oldular, ey nefsim durma geri,

Hz. Abdullah bin Revâhâ çarpıştıktan sonra dönüp atından indiği sırada, amcasının oğlu kendisine pişirilmiş et getirdi ve: “Al, bunu ve de biraz güçlen” dedi. Hz. Abdullah bin Revâhâ (r.a.) üç günden beri bir şey yememişti. Etten bir defa ısırmıştı ki, o sırada, müslümanların bulundukları köşede bir kargaşalık oldu. Bu durumu görünce: “Sen hâlâ bu dünyâdasın. Dünyada yiyip-içmekle uğraşıyorsun” diyerek nefsini kınadı ve hemen elindeki eti bıraktı. Kılıcını sıyırıp tekrar savaşa girdi. Kahramanca çarpıştı. Bir ara düşman askerlerinden biri mızrağını Hz. Abdullah bin Revâhâ’ya (r.a.) nişan alarak fırlattı. Hz. Abdullah bin Revâhâ müslümanlarla düşman safları arasında yere düştü. Çok arzu ettiği şehâdete kavuştu. Eshâb-ı kirâm (r.anhüm), hemen istişare ederek aralarında Hz. Hâlid bin Velid’i kumandan seçtiler.
Peygamber efendimiz, kumandanların şehîd edildiklerini, kendileri hakkındaki haber Medine’ye gelmeden önce aynı günde müslümanlara haber verdi. Onların şehîd oldukları saatte, Peygamber efendimiz Eshâbını mescidte topladı. Peygamberimiz çok üzgündü. Eshâbı (r.a.) “Yâ Resûlallah (s.a.v.) sizde olan üzüntüyü gördüğümüzden beri duyduğumuz üzüntünün derecesini ancak Allahü teâlâ bilir” dediler. Peygamber efendimizin mübârek gözlerinden yaşlar akarak; “Bende gördüğünüz üzüntü, beni hüzün içinde bırakan şey, Eshâbımın şehîd olmaları idi. Bu hal, onları, Cennette karşılıklı tahtlar üzerinde oturmuş kardeşler olarak görünceye kadar devam etti. Zeyd bin Hârise sancağı eline aldı. Nihayet şehîd edildi. O şimdi Cennete girdi. Orada koşup duruyor. Sonra sancağı Cafer bin Ebî Talib aldı. Düşman ordularına saldırdı. Çarpıştı ve nihayet o da şehîd oldu. O, şehîd olarak Cennete girdi ve yakuttan iki kanat ile dilediği gibi uçup duruyor. Cafer’den sonra sancağı Abdullah bin Revâhâ aldı. Elinde sancak olduğu halde düşmanlarla çarpıştı ve şehîd oldu ve Cennete girdi. Onlar, Cennette altından tahtlar üzerinde bana gösterildi.”buyurdu,
Hz. Abdullah bin Revâhâ, dinine son derece bağlı, dünyâ malına ve rütbesine kıymet vermezdi. Allahü teâlâya ibâdet etmekte ve Peygamber efendimizin (s.a.v.) emirlerini ölüm pahasına da olsa yerine getirmekte eşine az rastlanırdı. Bir defasında, Peygamber efendimiz (s.a.v.), hutbe okurken cemaate “oturunuz” buyurduğunda, Hz. Abdullah bin Revâhâ, mescidin dışında bir yerde bulunuyordu ve hemen olduğu yerde oturdu, hutbe bitinceye kadar, hiç kımıldamadan orada bekledi. Onun bu hareketi, Peygamberimize ulaştırılınca, Peygamber efendimiz, “Allahü teâlâya ve Resûlüne gösterdiğin itaatde Allahü teâlâ. hırsını arttırsın”buyurdu. Peygamberimiz, Hz. Abdullah bin Revâhâ’yı çok sever, hastalandığı zaman hemen ziyâretine gider, hâl ve hatırını sorardı. Bedir’den başlıyarak, şehîd olduğu Mûte Savaşına kadar Peygamberimizin iştirak etmiş olduğu bütün savaşlarda bulunan Hz. Abdullah bin Revâhâ, Peygamber efendimizin şâir ve hatîblerindendi. Kendisi “Vahiy kâtibiydi.” Şairlikteki kudreti herkes tarafından bilinir ve takdir edilirdi. Şiirleri, Eshâb-ı kirâm tarafından hemen ezberlenerek ağızdan ağıza yayılırdı. Peygamber efendimiz de, onun şiirlerini beğenirdi ve bu şiirlerin düşmana ok atmadan daha tesirli olduğunu beyan ederdi. Peygamber efendimiz (s.a.v.) onun hakkında,“Cenâb-ı Hak, Hz. Abdullah bin Revûha’ya rahmet eylesin, Melâike onun meclisi ile iftihar ederlerdi”buyurdu.
KAYNAKLAR

HZ. PEYGAMBER DEVRİ KRONOLOJİSİ


HZ. PEYGAMBER DEVRİ KRONOLOJİSİ

Mekke Dönemi

569
  • Hz. Muhammed’in doğumu (hicretten önce 12 Rebîülevvel 53/17 Haziran 569 Pazartesi veya hicretten önce 9 Rebîülevvel 51/20 Nisan 571 Pazartesi) (1) .
  • Sütannesi Halîme’ye verilmesi.
574
  • Sütannesi tarafından Mekke’ye getirilerek annesi Âmine’ye teslim edilmesi.
575
  • Annesi Âmine’nin Ebvâ’da vefatı üzerine Hz. Muhammed’in dadısı Ümmü Eymen tarafından Mekke’ye getirilip dedesi Abdülmuttalib’e teslim edilmesi.
577
  • Dedesi Adülmuttalib’in vefatı ve amcası Ebû Tâlib’e emanet edilmesi.
578
  • Amcası Ebû Tâlib ile yaptığı Suriye seyahati.
589
  • [?]Ficâr Savaşı’na katılması.
  • [?]Hilfü’l-fudûl Antlaşması’na katılması. 
594
  • Hatice’ye ait ticaret kervanının yöneticisi olarak Busrâ şehrine gitmesi.
  • Hatice ile evlenmesi. 
605
  • Kureyş’in Kâbe’yi tamiri sırasında Hacerülesved’in yerine konulması hususunda hakemlik yapması.
610
  • Hira mağarasında ilk vahyi alması; Alak sûresinin ilk beş âyetinin nüzûlü [27 [?] Ramazan).
613
  • Açık davetle emrolunması üzerine yakın akrabasını İslâm’a davet etmesi.
614
  • Müşriklerin zayıf müslümanlara eziyet etmeye başlaması.
615
  • Habeşistan’a ilk hicret.
616
  • Habeşistan’a ikinci hicret.
  • Hamza’nın müslüman olması.
  • Ömer’in müslüman olması; Hz. Peygamber’in ve müslümanların Dârülerkam’dan çıkmaları.
  • Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları’nın Hz. Peygamber’i korumak amacıyla Ebû Tâlib mahallesinde toplanması ve müşriklerin bunlara karşı sosyal ve ekonomik boykot uygulamaya başlaması.
619
  • Boykotun sona ermesi.
620
  • Ebû Tâlib’in ve Hz. Hatice’nin vefatı (hüzün yılı).
  • Hz. Peygamber’in Sevde bint Zem‘a ile evlenmesi (Ramazan).
  • Zeyd b. Hârise ile Tâif’e gitmesi ve Mut‘im b. Adî’nin himayesinde Mekke’ye dönmesi (Şevval).
  • Hac mevsiminde Medineli Hazrec kabilesinden bir grubun Akabe’de Hz. Peygamber’le görüşüp müslüman olması (Zilhicce).
 621
  • İsrâ ve mi‘rac hadisesi, beş vakit namazın farz kılınması (27 Receb).
  • Birinci Akabe Biatı ve Hz. Peygamber’in İslâmiyet’i öğretmesi için Mus‘ab b. Umeyr’i Medine’ye göndermesi (Zilhicce).
622
  • İkinci Akabe Biatı (Zilhicce).

Medine Dönemi

1/622
  • Müslümanların İkinci Akabe Biatı’ndan sonra Medine’ye hicret etmeye başlaması (Muharrem/Temmuz).
  • Müşriklerin Dârünnedve’de toplanıp Hz. Peygamber’i öldürme kararı alması (26 Safer/9 Eylül).
  • Hz. Peygamber’in Hz. Ebû Bekir’le birlikte hicreti ve Sevr mağarasına sığınmaları (26 Safer/9 Eylül).
  • Sevr mağarasından Medine’ye doğru yola çıkmaları (1 Rebîülevvel/13 Eylül).
  • Kubâ’ya varış (8 Rebîülevvel/20 Eylül).
  • Kubâ Mescidi’nin inşası (Rebîülevvel/Eylül).
  • Hz. Peygamber’in Kubâ’dan ayrılması ve Rânûnâ vadisinde ilk cuma namazını kıldırması; aynı gün Medine’ye ulaşması ve Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evine yerleşmesi (12 Rebîülevvel/24 Eylül).
  • Mescid-i Nebevî’nin inşasına başlanması (Rebîülevvel/Eylül).
  • Namaza çağrı için ezanın teşrîi.
 1/623
  • Muhacirlerle ensar arasında kardeşlik tesis edilmesi (muâhât) (Receb/Ocak).
  • Medine vesikasının tanzimi ve Medine hareminin sınırlarının tesbiti (Ramazan/Mart).
  • Savaşa izin verilmesi.
  • Hz. Hamza’nın Îs (Sîfülbahr) Seriyyesi (Ramazan/Mart).
  • Mescid-i Nebevî’nin inşasının tamamlanması (Şevval/Nisan).
  • Sa‘d b. Ebû Vakkas’ın Harrâr Seriyyesi (Zilkade/Mayıs).
  • Medine’de çarşı ve pazar yeri kurulması.
  • Mescid-i Nebevî’de Suffe’nin teşekkülü.
 2/623
  • Hz. Peygamber’in âşûrâ orucunu tutması ve müslümanlara da tavsiye etmesi (10 Muharrem/14 Temmuz).
  • Ebvâ (Veddân) Gazvesi (Safer/Ağustos).
  • Buvât Gazvesi (Rebîülevvel/Eylül).
  • İlk Bedir (Sefevân) Gazvesi (Rebîülevvel/Eylül).
  • Uşeyre (Zül‘uşeyre) Gazvesi (Cemâziyelevvel/Kasım).
 2/624
  • Abdullah b. Cahş’ın kumandasındaki Batn-ı Nahle Seriyyesi (Receb/Ocak).
  • Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Mescid-i Harâm’a (Kâbe) çevrilmesi (Receb/Ocak).
  • Orucun farz kılınması (Şâban/Şubat).
  • Teravih namazının kılınmaya başlanması (1 Ramazan/26 Şubat).
  • Bedir Gazvesi (17 Ramazan/13 Mart).
  • Enfâl sûresinin nâzil olması.
  • Hz. Peygamber’in kızı Rukıyye’nin vefatı (Ramazan/Mart).
  • Fıtır sadakasının (fitre) emredilmesi (Ramazan/Mart).
  • İlk ramazan bayramı ve bayram namazının kılınması (1 Şevval/27 Mart).
  • Hz. Peygamber’in Hz. Âişe ile evlenmesi (Şevval/Nisan).
  • Benî Kaynuka‘ Gazvesi (Şevval/Nisan).
  • Hz. Ali ile Fâtıma’nın evlenmesi (Zilkade/Mayıs veya Zilhicce/Haziran).
  • Sevîk Gazvesi (5 Zilhicce/29 Mayıs).
  • İlk kurban bayramı (10 Zilhicce/3 Haziran).
  • Muhacirlerden Osman b. Maz‘ûn’un vefatı üzerine Cennetü’l-bakı‘in mezarlık için tahsis edilmesi (Zilhicce/Haziran).
  • Zekâtın farz kılınması.
 3/624
  • Hz. Osman’ın Resûl i Ekrem’in kızı Ümmü Külsûm ile evlenmesi (Rebîülevvel/Ağustos-Eylül).
  • Kâ‘b b. Eşref’in öldürülmesi (14 Rebîülevvel/4 Eylül).
  • Zûemer (Gatafân) Gazvesi (Rebîülevvel/Eylül).
  • Bahran (Benî Süleym) Gazvesi (Cemâziyelevvel/Kasım).
 3/625
  • Hz. Peygamber’in Hafsa ile evlenmesi (Şâban/Ocak).
  • Hz. Hasan’ın doğumu (Şâban/Ocak-Şubat veya 15 Ramazan/1 Mart).
  • Hz. Peygamber’in Zeyneb bint Huzeyme ile evlenmesi (Ramazan/Şubat-Mart).
  • Uhud Gazvesi (7 veya 11 Şevval/23 veya 27 Mart).
  • Hamrâülesed Gazvesi (Medine’den çıkış, 8 veya 12 Şevval/24 veya 28 Mart).
 4/625
  • Recî‘ Vak‘ası (Mersed b. Ebû Mersed Seriyyesi) (Safer/Temmuz).
  • Bi’rimaûne Vak‘ası (Safer/Temmuz).
  • Benî Nadîr Gazvesi (Rebîülevvel/Ağustos).
  • İçkinin haram kılınışı (Rebîülevvel/Ağustos-Eylül).
  • Hz. Peygamber’in hanımı Zeyneb bint Huzeyme’nin vefatı (Rebîülâhir/Ekim).
 4/626
  • Benî Abs heyetinin Medine’ye gelip müslüman olması.
  • Hz. Hüseyin’in doğumu (5 Şâban/10 Ocak).
  • Hz. Peygamber’in Ümmü Seleme ile evlenmesi (Şevval/Mart-Nisan).
  • Bedrü’l-mev‘id Gazvesi (Zilkade/Nisan).
  • Hz. Ali’nin annesi Fâtıma bint Esed’in vefatı.
 5/626
  • Zâtürrika‘ Gazvesi ve korku namazının (salâtü’l-havf) kılınması (10 Muharrem/11 Haziran).
  • Dûmetülcendel Gazvesi (25 Rebîülevvel/24 Ağustos).
  • Medine’de ay tutulmasının gözlenmesi ve Hz. Peygamber’in husûf namazı kıldırması (Cemâziyelâhir/Kasım).
  • Müslüman olan 400 kişilik Müzeyne heyetinin Medine’ye gelmesi (Receb/Aralık).
 5/627
  • Benî Mustalik (Müreysi‘) Gazvesi (Şâban-Ramazan/Ocak-Şubat).
  • İfk hadisesi.
  • Hz. Peygamber’in Cüveyriye bint Hâris ile evlenmesi.
  • Medine’de nüfus sayımı yapılması (Şevval/Şubat-Mart).
  • Hendek (Ahzâb) Gazvesi (Zilkade/Nisan).
  • Hz. Peygamber’in Zeyneb bint Cahş ile evlenmesi ve evlât edinmenin yasaklanmasına dair âyetlerin (el-Ahzâb 33/4-5) nâzil olması (Zilkade/Nisan).
  • Benî Kurayza Gazvesi (Zilkade sonu/Nisan).
6/627
  • Benî Lihyân Gazvesi (Rebîülevvel/Temmuz).
  • Muhammed b. Mesleme’nin I. Zülkassa Seriyyesi (Rebîülâhir/Ağustos).
  • Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın II. Zülkassa Seriyyesi (Rebîülâhir sonu/Eylül).
  • Zeyd b. Hârise’nin Tarîf Seriyyesi (Cemâziyelâhir/Ekim-Kasım).
  • Zeyd b. Hârise’nin Vâdilkurâ Seriyyesi (Receb/Kasım-Aralık).
 6/628
  • Hz. Peygamber’in Abdurrahman b. Avf’ı Dûmetülcendel’e göndermesi (Şâban 6/Aralık 627-Ocak 628).
  • Zeyd b. Hârise’nin Medyen Seriyyesi (Şâban 6/Aralık 627-Ocak 628).
  • Hz. Ali’nin Fedek Seriyyesi (Şâban 6/Aralık 627-Ocak 628).
  • Zeyd b. Hârise’nin II. Vâdilkurâ Seriyyesi (Ramazan/Ocak-Şubat).
  • Abdullah b. Revâha’nın Hayber’e keşif amaçlı seriyyesi (Ramazan/Şubat).
  • Medine’de kuraklık yaşanması ve Hz. Peygamber’in yağmur duası yapması.
  • Güneş tutulması ve Hz. Peygamber’in küsûf namazı kılması (Şevval sonu/Mart).
  • Umre seferi (Zilkade/Mart).
  • Hz. Peygamber’in, annesi Âmine’nin Ebvâ’daki kabrini ziyaret etmesi.
  • Hudeybiye’de Kureyş’e elçi olarak gönderilen Hz. Osman’ın hapsedilmesi üzerine Bey‘atürrıdvân’ın yapılması (Zilkade/Mart-Nisan).
  • Hudeybiye Antlaşması (Zilhicce/Nisan).
  • Feth sûresinin nâzil olması.
  • Benî Huzâa, Benî Eslem ve Benî Huşenî heyetlerinin Medine’ye gelip  müslüman olması.
 7/628
  • Hz. Peygamber’in, Bizans ve Sâsânî imparatorları başta olmak üzere civar ülke yöneticilerine ve kabile reislerine elçiler ve İslâm’a davet mektupları göndermesi (Muharrem/Mayıs).
  • Habeş Necâşisi Ashame’nin müslüman olması.
  • Mısır mukavkısının çeşitli hediyelerle birlikte Mâriye’yi Hz. Peygamber’e göndermesi.
  • Ebü’l-Âs’ın müslüman olup Hz. Peygamber’in kızı Zeyneb ile yeniden evlenmesi (Muharrem/Mayıs).
  • Hayber Seferi (Muharrem-Safer/Mayıs-Haziran).
  • Zeyneb bint Hâris’in Hz. Peygamber’i zehirleme teşebbüsü.
  • Hz. Peygamber’in Safiyye bint Huyey ile evlenmesi.
  • Hz. Peygamber’in sütannesi Süveybe’nin vefatı.
  • Yemen Valisi Bâzân’ın müslüman olması (Cemâziyelevvel/Eylül).
  • Vâdilkurâ Gazvesi (Cemâziyelâhir/Ekim).
  • Teymâ yahudileriyle antlaşma yapılması.
  • Hz. Ömer’in Türebe Seriyyesi (Şâban/Aralık).
  • Hz. Ebû Bekir’in Necid Seriyyesi (Şâban/Aralık).
  • Beşîr b. Sa‘d’ın Fedek  Seriyyesi (Şâban/Aralık).
 7/629
  • Galib b. Abdullah’ın Meyfaa Seriyyesi (Ramazan/Ocak).
  • Umretü’l-kazâ (Zilkade/Mart).
  • Peygamber’in Ümmü Habîbe bint Ebû Süfyân ile evlenmesi.
  • Hz. Peygamber’in Meymûne bint Hâris ile evlenmesi (Zilkade/Mart).
 8/629
  • Hâlid b. Velîd, Amr b. Âs ve Osman b. Talha’nın müslüman olması (1 Safer/31 Mayıs).
  • Hz. Peygamber’in kızı Zeyneb’in vefatı (Safer/Haziran).
  • Mûte Savaşı (Cemâziyelevvel/Eylül).
  • Amr b. Âs’ın Zâtüsselâsil Seriyyesi (Cemâziyelâhir/Ekim).
  • Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın Sîfülbahr (Habat) Seriyyesi (Receb/Kasım).
  • Benî Süleym ve Benî Gıfâr kabilelerinin müslüman olması ve Hâlid b. Velîd kumandasında Mekke fethine katılmaları.
  • Kureyşli müşriklerin Hudeybiye Antlaşması’nı ihlâl etmesi üzerine Ebû     Süfyân’ın barışın devamını sağlama girişiminde bulunması.
 8/630
  • Hz. Peygamber’in Mekke fethi için yola çıkması (13 Ramazan/4 Ocak).
  • Mekke’nin fethi (20 Ramazan/11 Ocak).
  • Benî Mahzûm kabilesinin müslüman olması.
  • Hişâm b. Âs’ın Yelemlem tarafına, Hâlid b. Saîd’in Urene tarafına, Hâlid b. Velîd’in Nahle’deki Uzzâ putunu, Sa‘d b. Zeyd el-Eşhelî’nin Müşellel’deki Menât putunu, Amr b. Âs’ın Benî Hüzeyl’in Ruhât’taki Süvâ‘ putunu, Tufeyl b. Amr ed-Devsî’nin Amr b.Hümeme’nin Zülkeffeyn putunu yıkmayagönderilmesi (Ramazan/Ocak).
  • Huneyn Gazvesi (11 Şevval/1 Şubat).
  • Hâlid b. Velîd’in Benî Cezîme’yi İslâm’a davet seriyyesi (Şevval/Şubat).
  • Tâif Gazvesi (Şevval/Şubat).
  • Hz. Peygamber’in Ci‘râne’de Huneyn ganimetlerini taksim etmesi (Zilkade/Şubat).
  • Hz. Peygamber’in, yanlarından ayrıldıktan sonra ilk defa süt kız kardeşi Şeymâ ile görüşmesi.
  • Hz. Peygamber’in umre yapması (19 Zilkade/10 Mart).
  • Muhâcir b. Ebû Ümeyye’nin San‘a Seriyyesi (28 Zilkade/19 Mart).
  • Ziyâd b. Lebîd’in Hadramut Seriyyesi.
  • Amr b. Âs’ın Uman yöneticileri Ceyfer ve Abd b. Cülendâ kardeşlere elçi olarak gönderilmesi (Zilkade/Mart).
  • Alâ b. Hadramî’nin Ebû Hüreyre ile birlikte Bahreyn yöneticisi Münzir b. Sâvâ’ya elçi olarak gönderilmesi.
  • Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in doğumu (Zilhicce/Mart-Nisan).
  • Benî Sa‘lebe, Benî Sudâ’, Benî Bâhile, Benî Sümâle, Benî Cerm, Ehâbîş, Benî Ak ve Benî Hüzeyl heyetlerinin Medine’ye gelip müslüman olmaları.
 9/630
  • Hz. Peygamber’in bazı şehir ve kabilelere zekât âmilleri göndermesi (Muharrem/Nisan-Mayıs).
  • Abbâd b. Bişr’in Benî Süleym ve Benî Müzeyne’ye, Râfi‘ b. Mekîs el-Cühenî’nin Benî Cüheyne’ye, Dahhâk b. Süfyân el-Kilâbî’nin Benî Kilâb’a, Büsr b. Süfyân el-Kâ‘bî’nin Benî Kâ‘b’a, İbnü’l-Lütbiyye el-Ezdî’nin Benî Zübyân’a, Mâlik b. Nüveyre’nin Benî Hanzale b. Mâlik’e, Amr b. Âs’ın Fezâre’ye, Velîd b. Ukbe’nin Benî Müstalik’a zekat toplamak üzere gönderilmesi.
  • Uyeyne b. Hısn’ın Benî Temîm Seriyyesi ve Benî Temîm kabilesinin Medine’ye gelip müslüman olması (Muharrem/Mayıs).
  • Benî Esed’den bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması.
  • Alkame b. Mücezziz kumandasında ilk deniz seferinin düzenlenmesi (Rebîülâhir/Temmuz-Ağustos).
  • Hz. Ali’nin Tay kabilesinin putu Füls’ü tahrip etmesi.
  • Ukkâşe b. Mihsan’ın Benî Belî ve Benî Uzre’ye karşı Cinâb Seriyyesi.
  • Hz. Peygamber’in, Habeş Necâşîsi Ashame’nin vefatını haber verip gıyabî cenaze namazını kıldırması (Receb/Ekim).
  • Îlâ ve tahyîr hadisesi.
  • Tebük Gazvesi (Receb/Ekim).
  • Hâlid b. Velîd’in Dûmetülcendel lideri Ükeydir b. Abdülmelik’e karşı seriyyesi ve Hz. Peygamber’in Ükeydir ile antlaşma yapması.
  • Cerbâ, Ezruh, Maknâ, Eyle (Akabe) ve Tebük halkını temsilen heyetlerin Hz Peygamber’e gelip barış yapması.
  • Hz. Peygamber’in, Tebük’ten Dihye b. Halîfe’yi Bizans İmparatoru Herakleios’a ikinci defa İslâm’a davet mektubuyla göndermesi.
  • Hz. Peygamber’in kızı Ümmü Külsûm’un vefatı.
  • Benî Ukayl, Benî Kelb, Benî Kilâb, Benî Tücîb, Benî Gatafân, Benî Hanzale b. Mâlik, Benî Kudâa, Belî ve Benî Behrâ’dan heyetlerin Medine’ye gelip müslüman olması.
  • Hıristiyan Benî Tağlib’in Medine’ye gelip antlaşma yapması.
  • Kâ‘b b. Züheyr’in müslüman olması ve Hz. Peygamber’in hırkasını ona hediye etmesi.
  • Benî Sa‘d b. Bekir kabilesinin Dımâm b. Sa‘lebe’yi elçi olarak Medine’ye      göndermesi ve müslüman olmaları.
  • Benî Cüzâm heyetinin Medine’ye gelip müslüman olması.
  • Hz. Peygamber’in münafıklara ait Mescid-i Dırâr’ı yıktırması.
  • Himyer krallarının İslâm’a davet edilmesi ve Müslümanlığı benimsemeleri.
  • Benî Hemdân, Benî Fezâre, Benî Mürre’den ve Tâif’teki Sakıf kabilesinden bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması.
  • Hz. Peygamber’in Ebû Süfyân ile Mugıre b. Şu‘be’yi Lât putunu kırmaya göndermesi.
 9/631
  • Münafıkların reisi Abdullah b. Übeyy b. Selûl’ün ölümü (Zilkade/Şubat).
  • Hz. Ebû Bekir’in emîr-i hac tayin edilmesi (Zilkade- Zilhicce/Mart).
  • Tevbe sûresinin hükümlerini bildirmek üzere Hz. Ali’nin Mekke’ye gönderilmesi (Zilhicce/Mart).
  • Necran hıristiyanlarından bir heyetin Medine’ye gelmesi ve Hz. Peygamber’le mübâhele yapmayı reddedip antlaşmaya varması (Zilhicce/Nisan).
 10/631
  • Hâlid b. Velîd’in Necran Seriyyesi ve Benî Hâris’ten bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması (Rebîülâhir/Temmuz).
  • Hz. Ali’nin Yemen Seriyyesi ve Benî Mezhic’in müslüman olması (Ramazan/Aralık).
  • Cerîr b. Abdullah’ın Zülhalesa putunu ve mâbedini yıkmaya gönderilmesi.
  • Hz. Peygamber’in Kur’ân-ı Kerîm’i Cebrâil’e iki defa arzetmesi ve yirmi gün itikâfta kalması (Ramazan/Aralık).
  • Benî Ezd, Ebnâ, Benî Tay, Benî Âmir b. Sa‘saa, Benî Kinde, Benî Tücîb, Benî,  Rehaviyyîn, Benî Gafik, Benî Mehre, Benî Hanîfe, Benî Ans, Benî Murâd, Benî Abdülkays, Benî Hilâl, Benî Ruhâ ve Benî Zübeyde’den heyetlerin Medine’ye gelip müslüman olmaları.
  • Müseylime’nin peygamberlik iddiasında bulunması.
 10/632
  • Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in vefatı (29 Şevval/28 Ocak).
  • Vedâ haccı için Hz. Peygamber’in Medine’den ayrılışı (26 Zilkade/23 Şubat).
  • Vedâ hutbesi (9 Zilhicce/7 Mart).
  • Vedâ tavafı (14 Zilhicce/12 Mart Perşembe).
  • Benî Muhârib’den bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması (Zilhicce/Mart).
  • Yemen Valisi Bâzân’ın vefatı; Hz. Peygamber’in Yemen’e on bir vali tayin etmesi.
  • Nasr sûresinin nâzil olması (Zilhicce/Mart).
  • Hz. Peygamber’in câriyesi (hanımı) Reyhâne bint Şem‘ûn’un vefatı.
 11/632
  • Medine’ye en son gelen Benî Neha‘dan bir heyetin müslüman olması (15 Muharrem/12 Nisan).
  • Üsâme b. Zeyd’in Suriye’ye gidecek orduya kumandan tayin edilmesiMayıs).
  • Hz. Peygamber’in şiddetli baş ağrısı ve humma yakalanması (27 Safer/24 Mayıs Pazar).
  • Peygamberlik iddiasında bulunan Esved el-Ansî’nin öldürülmesi (8 Rebîülevvel/3 Haziran).
  • Hz. Peygamber’in vefatı (13 Rebîülevvel/8 Haziran Pazartesi).
  • Hz. Peygamber’in defnedilmesi (14 Rebîülevvel/9 Haziran Salı).

1) Kaynaklarda hicretten önceki bazı olaylar Hz. Peygamber`in yaşına göre tarihlendirildiğinden bu olaylarla ilgili milâdî tarihlerin de esas alınan doğum yılına göre değişebileceği dikkate alınmalıdır.
Doç. Dr. Casim Avcı

YAN YANA AKAN İKİ IRMAK


YAN YANA AKAN İKİ IRMAK
"Kur'ân-ı Kerîm'den tek harf okuyana bile bir sevab vardır. Her hasene on misliyle (kayda geçer). Elif-Lâm-Mim bir harftir demiyorum. Aksine elif bir harf, lâm bir harf ve mim de bir harftir.
(Tirmizî, Fezâilü’l–Kur’ân 16)

Harfler hayata akan anlamın damlalarıdır. Harf, Kur'ân’da anlamı taneler durur. Düşürmemek gerek bir tanesini bile. Anlayarak ve yaşayarak sevaba/üretilmiş bir değere dönüştürerek…
Kur'ân’ın var olma amacı insanın kendisine yakışan en ideal hayatı, özü ve yöntemiyle bilme, kısaca bir hayat bilgisi ve bilinci verme olduğundan kitabın doğru ve güzel okunması: Kitab’ın olabildiğince en doğru anlayışlarla anlaşılması ve hayata nasıl yansıtılacağı konusunda kitabın ayetleri  ile hayatın  tecrübeleri arasında canlı gel gitlerin yapılması şeklinde olmalıdır.
Kur'ân’ın anlatım akışı ile hayatın yaşanım akışı birbirine paralel akan iki ırmağı andırır. 
Bir yanda göksel sözler akar giderken diğer yanda insanlığın özü de hayat ırmağında akar durur. Önemli olan bu sözü o öze kazandırmanın yollarını aramaktır. 
Kur'ân’ın anlatım akışı, hayatın akışında olduğu gibi adeta plansız programsız, sürprizli, âni ve yalın gibi duran ama aslında her biri Yaratıcı ile yaratılanın etkinlik derecelerine göre oluşan planlanmış bir kader akışına benziyor. 
Kitap, insana hayatı için ideal bir yazgı sunuyor. Bunu sunarken hayatın değişmez ana konularının her birini, değişkenlerin içine en doğal ve tıpkı hayatta karşımıza çıkış halleriyle koyuyor. Bu nedenle kitabın kendi anlatım akışının bozulmaksızın ve mevcut doğal sıralaması gözetilerek yapılması gerekir. 
Kitap, insana hayatı için ideal bir yazgı sunuyor. Bunu sunarken hayatın değişmez ana konularının her birini, değişkenlerin içine en doğal ve tıpkı hayatta karşımıza çıkış halleriyle koyuyor. Bu nedenle kitabın kendi anlatım akışının bozulmaksızın ve mevcut doğal sıralaması gözetilerek yapılması gerekir. Yani konuların kendine özgü ilahî paragraf, giriş, gelişme ve bitişleri/siyak sibaklarına dokunulmaksızın anlatımları sağlanmalıdır. Konularına göre ayrılmış bir kitap anlatımı, hayatın yaşanış doğallığına ters düşecektir. Nasıl ki hayatı önce bütünüyle üzüntü veya önce bütünüyle yorgunluk, telaş, sonrasında sevinç veya dinlenme olarak keskin bir biçimde ayıramıyorsak Kur'ân anlatımını da keskin bir şekilde konularına göre ayıramayız. Tıpkı hayatın yaşanışına benzer bir anlatım akışı kitabın özgün uslubudur. Sevinçle, üzüntü hayattaki gibi yan yanadır. Telaş ve dinlenme de birbirini kovalayarak izler durur. Bu yanyanalıklar hayatta insanı şaşırtmadığı ve dinlendirdiği gibi, kitapta da bir süre sonra şaşırtmaz ve sıkılmaksızın okumayı da sağlar. Kitapta rastlanan bu sırasız ve âni imiş gibi duran şaşırtmaca anlatım tarzına okur bir süre sonra kendiliğinden alışır. Ve bu yönüyle de Kur'ân’ın üslup açısından özgünlüğü korunmuş olur.
Ayşe Şener

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...