09 Haziran 2012

KİM NE YAPAR YİNE KENDİNE YAPAR

Yapan Kendine Yapar (Kıssadan hisse)

Bir eskiTürk kasabasında, bir yaşlı derviş varmış. Bu yaşlı derviş, kasaba sokaklarında durmadan dolaşır, sürekli de;
“Yapan, kendine yapar”! Der dururmuş.
Bu sözü dilinden hiç eksik etmezmiş. “Yapan, kendine yapar”.
O kasabadaki kötü yürekli bir kadın, sık sık evinin önünden, “yapan, kendine yapar”, diye bağırarak geçen bu dervişten tedirgin olmuş, bıkmış.
- “Neden yapan, kendine yapsın? Hele şu aptal dervişin aklını başına getireyim de görsün”.
Diyerek bir düzen kurmuş. Ev fırınında pişirdiği taze ekmeğin arasına, ağulu peynir doldurmuş. Derviş, her günkü gibi o gün de;
- “Yapan, kendine yapar”!
Diye söylenerek kasaba sokaklarında dolaşırken, o kadının evinin önüne gelince kadın, dervişi çevirip;
- “Derviş baba, senin için taze yufka ekmeği yaptım. İçine yağlı peynir dürdüm. Al da, bir güzel ye, karnını doyur”! demiş.
Derviş:
- “Sağolasın bacım, acıkınca yerim”!
Diyerek dürümü almış, torbasına koymuş. Yine “yapan, kendine yapar”, diye söylene söylene yoluna gitmiş. Bir zaman yürüyüp yorulunca, öğle sıcağında bir çay kıyısına çöküp, söğüt gölgesinin serinliğine uzanmış. O sırada tozlu yoldan yorgun argın gelen bir delikanlı yanına sokulup:
- “Merhaba! Derviş Baba”, demiş.
- “Merhaba oğul! Nerden gelip nereye gidersin?” diye sormuş.
Dinlenmek için dervişin yanına, gölgeye oturan delikanlı:
- “Askerdim. Terhis oldum, evime dönüyorum. Kasabaya daha epey var. Karnımda öyle acıktı ki”! demiş.
İyi yürekli derviş, torbasındaki peynir dürülü yufkayı ansıyarak, hemen dürümü çıkartıp delikanlıya uzatmış.
-“Kime niyet, kime kısmet. Al ye oğul”! Demiş.
Dürümü yiyen delikanlı, karnı doyup dinlendikten sonra, yola düzülmüş. Kasabanın yolunu tutmuş. Gel gelelim, ağulu dürümü yediğinden, yolda karnı ağrımaya başlamış. Çok kötü sancılanmış. Gittikçe sancısı, ağrısı artmış. Kasabaya dek zor gelebilmiş. Kasabaya girip de, sürünerek evinin kapısına gelince, kapı eşiğine düşüp can vermiş. Evden çıkan kadın, bir de ne görsün; askerden dönen oğlu ölmüş, kapı önüne yığılmamış mı? Zehirlenip ölen delikanlının annesi, ağulu peyniri yufkaya dürüp veren kadınmış.
Bu olaylardan bilgisiz derviş, akşama doğru kasabaya dönmüş. Yine
- “Yapan, kendine yapar”!
Diye söylenerek kasabanın sokaklarından, kendisine ağulu dürümü veren kadının evi önünden geçmiş, gitmiş.

TAKİYYELER AZİMETİ KARARTAN MASLAHATTIR

Takiyyeler Azimeti Karartan Maslahattır!

TAKİYYELER AZİMETİ KARARTAN MASLAHATTIR

Şimdi nerden başlamalıyım sana anlatmaya,
Halimin bedbinliğinde baş gösteren yozluğa,

Nefsimin nizam edilmeyen hoyratlığı olsa da,
Ruhum bizarlığın hengâmesinde hicran solusa.

Yıllar sonra öğrendim şefkat eşiğinde ferdim,
Hilkatimin seyrinde mükellefiyeti bilemezdim,
Yıllarca sabi kimliğinde ürkekliğe sürüklendim,
Tahkik için solgun kimliğimle sürekli oyalandım.

Ne anadan ne babadan idraki hiç kuşanmadım,
Hakikatin nedenlerinde yol almadan saklandım,
Maslahat tüccarlığında yozluğa doğru uzandım,
Ne derlerse inandım hiç anlamadan bağırandım.

Şimdi ön yargıların prangasında boğulan candım,
Tahkikten azade marazdım, gülden ne anlardım,
Öteler hikâyesinde matraklık arayan bühtandım,
Ben hamiyetten neyi anlardım sühuneti dışlardım.

Okunan tilavetin makamında kalan anlamayandım,
Çöl ikliminde bedeviliğin serencamını yaşayandım,
Muhabbetin hikmetinde tebaalaşmayı soluyandım,
Mürebbinin ülfetinden feyzi alamayan zavallıydım.

Âdem, adamsa makbuldür yoksa beşerin hükmüdür,
Adamlıkta takiyyeler azimeti karartan maslahattır,
Eren kimliğinde dirayet sabrın kuşatıcılığına adımdır,
Vuslat için şart olan aşk adımlarıyla rıza solumaktır.

İptidai bir kamıştan husule gelen ney’in haz nağmesi,
Renklerin zenginliğinde heveslerin derlenerek silinmesi,
Saadet için hedefsiz kefalete zevk için meyil edilmesi,
Aşkın hakikatinden azade kimlikle ruhi açılım dilenmesi.

Ölümde dirilmenin adresi nefsi köleliğe son adımlardır,
Ömrün sayfalarında hasiyetle yaşamak vefa iştiyakıdır,
Mekânlar, sadece anlık hazların yaşanacağı yargılardır,
Mezar nihayetin bestesini anlamlaştıran hazin hicrandır.


Mustafa CİLASUN

08 Haziran 2012

ALLAH'IM BENİ UNUTMA


ALLAH’ım;

Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek,
Zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak,
Yalan söylememek için bana yardım et….
Zenginlik verirsen mutluluğumu alma,
Güç verirsen muhakeme yeteneğimi zayıflatma,
Başarı verirsen alçak gönüllüğümü,
Alçak gönüllülük verirsen saygınlığımı kaybettirme,
Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et,
Bana kendimi sever gibi diğerlerini sevmeyi,
Diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi yargılamayı nasip eyle,
Kazandığım zaman zafer sarhoşluğuma izin verme,
Başarısız olduğum zaman umutsuzluğa düşürme beni,
Hoşgörü güçlerin en büyüğüdür,
İntikam arzusu zayıflığın görünümüdür,
Başarıdan yoksun bırakırsan irade gücü ver,
Sağlık bağışından yoksun bırakırsan,
İnanç lütfunu esirgeme üzerimden,
İnsanlara zarar verirsem özür dileme gücü,
İnsanlar bana zarar verirse,
Affetme ve merhamet gücü ver,
Allah’ım eğer ben seni unutursam
Sen beni unutma………..
AMİN

06 Haziran 2012

KUŞLAR



KUŞLAR

Gittiğiniz yerde sıcak kalplere
Anlatın sevdamı ziyan olmasın
Yorulmayın yavaş uçun ey kuşlar

Şu hevesim kursağımda  kalmasın.
--------------------------------
Kuşlar muradımı siz anlarsınız
Benim sığınacak yerim kalmadı
Dert ortağım bir tek sizler varsınız
Halime yanacak dostum olmadı.
----------------------------------
Fazla bekletmeyin dönün bahara
Anlatın aşkımı kahrolanlara
Benide götürün uzak diyara
Yüreğim kafeste boşa yanmasın.
-----------------------------------
"V" yapın yorulan geçsin sıraya
Sığmaz artık gönlüm köşke, saraya
Korkunç yıllar maya çaldı karaya
Karalar bağlamak kader olmasın.
-----------------------------------
Kuşlar muradımı siz anlarsınız
Benim sığınacak yerim kalmadı
Dert ortağım bir tek sizler varsınız
Halime yanacak dostum olmadı.

29 Mayıs 2012

BİLİNMELİDİR Kİ..????


BİLİNMELİDİR Kİ ??
İşin Yoksa Paran yoksa 
Değerin hiç yoktur
Ücretsiz Kayıt ol çalış

YALANCI İNSANLARA .....

Yalan insanlara armağanım olsun ;)
bir insan kişiliği ile ilgili yalan söylüyorsa eğer, ya kendi kişiliğinden memnun değil, başkası gibi olmak istediğinden(başkalarına özen duyduğundan),
 yada başkalarının gözünde büyümek istediğinden dolayı yalan söylüyordur...
biraz insan biraz hayat biraz gurbet
bazen dilin söyleyemediğini anlatırmış şiirler!!!!
Hayat bir yalandan ibaret!
 bazen insanların sahte yüzlerini görebiliyorum!
hiç birşey olmamış gibi yüzüne bakıp sahte gülücüklerini dağıttıklarını görebiliyorum
kalpleri buzlaşmış duyguları körelmiş
yapmacık bedenler hakim olmuş etrafa
heyhat hayat insanı bezdirmiş...
sevgiyle beraber kardeşliğide yok etmiş bu soğuk hayat...
sen öyle zalimsinki insan yolunu şaşırıyor
kimse eskisi gibi değil
hayat herkese tokatını vuruyor
herkes hayattan nasibini alıyor
artık yüzlerde boş, bomboş ifadeler var
her yeri kin ve nefret bürümüş
düşünmek fazla yer kaplamıyor artık beyinlerde
kardeşlik yardım diye hiç birsey kalmamış artık
insanlar can almaya başlamış
gidenlerin ardından kalanları düşünmeden
acı her yeri kaplar diye düşünmeden
yalnızlık vurur diye düşünmeden
çaresizlik sarar diye düşünmeden
gerisi ne olur sonu ne olur hiçmi hiç aldırmadan
hainler sarmış etrafimızı
kurtulamaz olmuşuz
vatanım, vatanım derken can vermişiz
bizler toprağımıza dönemeden
gurbet ellerde acilarla arkadaş dertlerle yoldaş olmuşuz
fark etmeden yalan ellerde kendimizi kaybetmişiz
yabancı yerlerde yolumuzu şaşırmışız biz,
biz kendimizi sahte yüzlerde bulmuşuz
korkularla savaşıp yeni bir günü beklemişiz
aydınlık, güzel içinde gerçekten hayat dolu bir hayatı beklemişiz
 biz bu günleri beklemişiz ama bir çoğumuz bu günleri
bu güzel günleri göremeden bu zalim hayata veda etmişiz,
ne acıki böylece veda etmişiz hayata

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...