Ezber Yapmayı Kolaylaştırmak
21 Eylül 2012
20 Eylül 2012
MANEVİ RAHATSIZLIKLAR İÇİN OKUNACAK DUALAR
Burada bahsi geçen Ayeti kerimeler Cinlenmiş, Sihir yapılmış,
Yahut cinler tarafından rahatsız edilen kişilerce okunması önemle tavsiye olunur.
Bu ayetler belirli miktarlarda okunmalı Bir gün içinde 3 ten fazla hastaya okunmamalı eğer hastanın durumu ilerlemişse zaten ilk okumada hemen tesirini gösterecektir.
Eğer okuma devam edilirse bu ayetler hastanın içindeki cinin yanmasında yahut hastalanmasında çok büyük tesiri vardır.
Okumalar zamana yayılmalı 3, 7 gün gibi zaman zarfında 3 er kere okunabilir.
Aynı zamanda bu ayetler Nazar içinde okunabilir ve ayrıca nazar bahsindede geçecektir.
Hastaya okumanın şartları:
1- Hasta huzurda olacak, kendisi olmadan herhangi bir şekilde okuma yapılamaz. Eğer kadın ise yanında mahremi olmalı. Ve temiz olmalı(Adet halinde olmamalı.) mümkünse namaz abdesti almış olmalı.Eğer temiz değilse cinler hastaya çok fazla eziyet edebilir. rahatsızlığını zararlı duruma getirebilirler. dikkat edilmelidir.
2. Hastanın Manevi durumuna dikkat etmesi lazım eğer dikkat etmezse o kapı daima açıktır.okuma esnasında çıkan cin tekrar geri dönebilir.Elinden geldiğince Namaza devam etmeli.Namaz bir kaledir. Allah Teala o kaleye girenleri inşaallah lütfuyla muhafaza eder.
3- Okuma esnasında evde yahut okumanın yapıldığı yerde canlı resmi bulunmamalı (kedi/köpek/insan çocuk resmi dahil canlılara herhangi bir resim olmamalı)
4- Üzerinde Ehil biri tarafından (Ayet ve hadis harici yazılar bulunmayan) muskalar hariç bütün muskalar çıkartılmalı. Bazen yanlış yazılan yazılarda cinlere kapı açabilir, okumanın etkisini azaltabilir.
Okuma şu şekilde olmalı: Okuyan kişi önce 11 salavat-ı şerife, 11 istiğfar ( estağfirullahel aziym el kerimellezî la ilahe illa hü el hayyel kayyüme ve etübü ileyh) diyerek Ya rabbi şu hastanın üzerinde onu etkileyen her netürlü hastalık cin peri büyü nazar hasılı her ne türlü pislik varsa acilen şifa ver, Bismillahişşâfi bismillahil kâfi Bismillahil muafî bismillahillezi la yedurru measmihi şey'ün fil erdzi vela fissema'i ve hüvessemi'ul aliym. diyerek başlamalı ve şu ayetleri okuyarak hastanın sağ kulağına her ayet sonunda üflemeli gerekirse bu işlem 3,5 ,7,11,21 defa tekrarlanabilir eğer içeride cin varsa hasta mutlaka tepki verecek çeşitli işaretlerle kendini belli edecektir.
Not: Buradaki ayetler sadece bilinmesi amacıyla konulmuştur. Bu ayetleri kişi kendisinede okuyabilir. Başkasının kendisine okuması daha faydalıdır. Okutacak kimse bulamazsa kendi kendinede okunabilir. Okunan ayetler hem hastanın sağ kulağına mümkün değilse üzerine hemde bir bardam zemzem suyu olursa iyi olur yoksa memba suyu o da yoksa çeşme suyuna üflenir ve okuma sonunda bu su hastaya içirilir. Okumayı yapacak kişinin arapça harflerle okumasını tavsiye ederim latin harfleriyle yapılacak okumalarda yanlış harekelerin çıkması söz konusu olabilir o yüzden tecvidli olarak okuyan birisinin olması daha güzel olur.
Okunacak Ayetler sırasıyla şunlardır:
1- Fatiha;
Bismillahirrahmanirrahıym. Elhamdülillahi rabbi alemiyn Errahmânirrahıym.Maliki yevmiddiyn. İyyâkena'büdü ve iyyakenestaıyn. İhdinassıratal mütekıym. Sıratalleziyne en'amte aleyhim gayril mağdzubi aleyhim veledzaalliyn.
2- Bakara süresinin ilk dört ayeti:
Elîf, Lâm , Mîm. Zelikel kitâbü lâraybe fîhi hüdenlilmüttekıyn. Elleziyne yü' minune bil gaybi ve yukıymunessalate ve mimma razeknâ hüm yunfikun. Velleziyne yü'minune bima ünzile ileyke vema ünzile min kablike ve bil âhıratihün yüükınûn.
3- Bakara süresinin 163-164. ayetleri:
İlahüküm ilahün vahidün lâ ilahe illâ hüverrahmânürrahıym. İnne fî halkıssemavati vel erdzi vahtilafilleyli vennehari vel fülkilletî tecrî fil bahri bima yenfe'unase ve mâ enzelellahü minessemai min main fe eahyâ bihil erdza bea'de mevtiha ve besse fîhâ min külli dâbbetin ve tasrifürriyah vessehabil müsahhari beynessemâi vel erdzi leayatin likavmiy ya'kılûn.
4- Ayet-el kürsî
Allahü lâ ilahe illa hüvel hayyül kayyûmü lâ te' huzühü sinetün vela nevm. Lehü mâ fissemâvati vema fil erdz. Men zellezî yeşfe'u iyndehü illa bi iznihi ya'lemu ma beyne eydihim vema halfehüm vela yuhıytune bişeyim min ı'lmihi illa bima şâ e vesia kürsiyyühüssemavati vel erdz. Ve lâ yeûdühü hıfzuhüma ve hüvel aliyyül azıym.
5- Bakara süresi 285-286. ayetler(Amerrasülü):
Âmenerrasulü bima ünzile ileyhimirrabbihi vel mü'minûn. Küllün âmene billahi ve melâiketihi ve kütibihi ve rusülihi lânüferrikubeyne ehadimmirrusülih, Ve kalû semi'na ve eta'na gufraneke rabbena ve ileykel masıyr. La yükellifullahü nefsen illa vüs'ahê lehea ma kesebet ve ileyhea mektesebet. rabbena lâ tüeahıznâ innesiynâ ev ehta'na. Rabbena vela tehmil aleyna iısran kema hameltehü alelleziyne min kablina. Rabbena vela tühammilna mâ lâ tâ katelena bih. va'fü 'annâ veğfirlena verhamnâ ente mevlâna fensurnâ alel kavmil kâfiriyn.
6- Alî İmran 18. Ayet:
Şehidallahü ennehü lâ ilahe illâ hüve vel melâiketü ve ülül 'ılmi kâimem bil kıst. Lâ ilahe illâ hüvel 'aziyzül haküym.
7- Âraf 54. Ayet:
İnne rabbekümüllahüllezî halakassemâvâti vel ardza fî sitteti ayyamin sümmestevâ alel arşi yüğşilleylennehara yatlübühü hasisen veşşemse vel kamera vennücume müsahharatim biemrih. Elâlehül halku vel emr. Tebarakellahü rabbül âlemiyn.
8- Mü'minûn süresi son 3 ayeti:
Efehasibtüm ennema halekaküm 'abesen ve enneküm ileyna la türce'ûn.Fete'alalahül melikül hakku Lâ ilahe illa hüve rabbül 'arşil keriym. Vemen yed'û me'allah, ilâhen âhara lâ bürhane lehû bihi feinnemâ hisabühü 'ıynde rabbih. İnnehü Lâ yüflihül Kâfirun. Ve kurrabbiğfir verham ve ente hayrurrahimiyn.
9- Saffat Süresi 1-10 ayetleri:
Vessâffati saffen, fezzacirati zecran. fettaliyati zikran. inne ilaheküm ilahün vahid. Rabbssemavati vel ardzı vema beynehüma ve rabbül meşarık. İnnâ zeyyennessemâeddünya biziynetinil kevakib. Ve hifzam min külli şeytanim marid.. La yessemme'ûne ilel meleil e'alâ ve yükzefune min külli canib. Dühuranvelehüm azeabün vasib. İllâ men hatıfel hatfete fe etbe'ahü şihabün sâkib.
10- Haşr süresi son üç ayeti:
Lev enzelnâ hazel kur'ane âlâ cebelin leraeytehû haşiam mütesaddiam min haşyetillah. Vetilkel emsalü nadzribüha linnasi le'allehüm yetefekkerûn. Hüvallahüllezî la ilâhe illâ hü. Âlimül gaybi veşşehadeti hüverrahmanürrahiym. Hüvallahüllezi lâ ilahe illa hü. Elmelikül kuddüsüselamül mü'minul müheyminülaziyzül cebbarul mutekebbir. Hüvallahül halikul bariül müsavviru lehül esmaül hüsna yüsebbihu lehü ma fissemavati vel erdzi. ve hüvel aziyzül hakiym.
11 Cin süresi ilk 3 ayeti:
Kul ühıye ileyye ennehüsteme'a neferum minel cinni fekalü inna semı'na kur'anen aceba.Yehdî ilerruşdi feamenna bih. Ve ennehü teala ceddü rabbina mettehaze sahibeten velâ veledâ. Ve ennehü kâne yekûlü sefîhünâ 'alellahü Şetatea.
12- İhlas :
Bismillahirrahmanirrahiym. Kul hüvellahü ehad. Allahüssamed. Lem yalid. Velem yüüled velem yakün lehü küfüven ehad.
13- Felak:
Bismillahirrahmanirrahiym. Kul euzü birabbil felak. Min şerri mâ halak.Ve min şerri gâsıkin izâ vekab. Ve min şerrinneffaseati fil ukad. Ve min şerri hasidin izea hased.
14- Nas süresi:
Bismillahirrahmanirrahiym. Kul eûzü birabbinnasi melikinnasi ilahinnas. Min şerril vesvasil hannas. ellezî yüvesvisü fî sudürinnas. minel cinneti vennâs.
Eğer Okuma esnasında hasta ağlamaya başlarsa o hastanın üzerinde sihir var demektir o zaman okuma işlemine şu ayetlerle devam edilmeli bunlar bittiğinde kalınan yerden yukarıdakilere devam edilmelidir.
Araf Süresi 117 den 122. ayete kadar.
Kalû yâ mûsâ immâ en tülkıye ve immâ en neküne evvele men elkâ. Kale bel el kû feiza hibalühüm. ve 'ısıyyühüm yühayyelü ileyhi min sihrihim inneha tes'â. Fe evcese fî nefsihi hıyfetem musâ. Kulnâ lâ tehaf. inneke entel e'lâ. Ve elkıy ma fî yeminike telkaf ma sane'û innemâ sane'û keydü sahirin vela yüflihu sahirin haysü etâ.
Yunus 79. ayetten 82. ayete kadar.
Ve kale fir'avnü'tûnî bi külli sahirin aliym. Felemma câesseharatü kale lehüm mûsâ elkû ma entüm mülkun. Felemma elkav kale mûsa ma ci'tüm bihissihru innallahe seyübtılühü innallahe la yüslihu amelel müfsidîn. Ve yühıkkallahul hakka bikelimâtihi velev kerihel mücrimûn.
Taha 65 den 69. ayete kadar.
Ve evhayna ilâ musa en elkıy 'aseake feiza hiye telkaf mâ ye'fiküne fevaka'al hakku ve betale mâ kanû ye'melûn Fe gulibû hünalike venkalebû sagiriyn. Ve ülkıyes seharatü sâcidiyne kâlû âmennâ birabbil âlemiyne rabbi mûsâ ve hârûn.
(Alıntıdır)
HER TÜRLÜ ŞER VE KÖTÜLÜKTEN KURTULMAK İÇİN ÇEŞİTLİ DUALAR
Hertürlü bela , şer ve kötülükten Kurtulmak için okunacak çeşitli Dualar..
İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim)
duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.----
Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]
----
Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]
----
(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani]
---
(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]
----
İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi.
----
Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)---Tehlikeyi önleme duası:
Şeyh Şihâbüddin Sühreverdi hazretleri buyurdu ki:
Her sabah üç defa bu duayı okuyanı Hak teâlâ yanmaktan, boğulmaktan ve ani ölümden emin kılar: Bismillâhi mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâallah lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâallah el hayrü küllühü biyedillah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah mâ kâne min ni’metin fe minallah.
------
Şu aşağıdaki duaları da okumak müstehabdır. (Tahtavi)
(Sübhanallahi ve bi-hamdihi, sübhanallahil azîm.)(Allahümme la tektülna bigadabike vela tühliküna biazabike veafina kalbe zalik.)
-----بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْTürkçe Okunuşu: Bismillâhillezî lâ yedurru mea ismihî şey'un fî-l (ea)rdi ve lâ fis-semâi ve hüves-semîul alîm.Bu Duanın Havassı: Enes bin Malik'e (R.A.) Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) buyurdular ki: "Her kim her sabah bu duayı okursa, kimsenin ona yolu yoktur. Yani ne zehir, ne sihir (büyü), ne de zalim bir sultan (ya da bir yönetici, patron) ona zarar veremez." Not : Alıntıdır..
İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim)
duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.----
Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]
----
Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]
----
(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani]
---
(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]
----
İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi.
----
Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)---Tehlikeyi önleme duası:
Şeyh Şihâbüddin Sühreverdi hazretleri buyurdu ki:
Her sabah üç defa bu duayı okuyanı Hak teâlâ yanmaktan, boğulmaktan ve ani ölümden emin kılar: Bismillâhi mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâallah lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâallah el hayrü küllühü biyedillah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah mâ kâne min ni’metin fe minallah.
------
Şu aşağıdaki duaları da okumak müstehabdır. (Tahtavi)
(Sübhanallahi ve bi-hamdihi, sübhanallahil azîm.)(Allahümme la tektülna bigadabike vela tühliküna biazabike veafina kalbe zalik.)
-----بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْTürkçe Okunuşu: Bismillâhillezî lâ yedurru mea ismihî şey'un fî-l (ea)rdi ve lâ fis-semâi ve hüves-semîul alîm.Bu Duanın Havassı: Enes bin Malik'e (R.A.) Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) buyurdular ki: "Her kim her sabah bu duayı okursa, kimsenin ona yolu yoktur. Yani ne zehir, ne sihir (büyü), ne de zalim bir sultan (ya da bir yönetici, patron) ona zarar veremez." Not : Alıntıdır..
GÖZ DEĞMESİ HAKKINDA
4011 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçecek bir şey olsaydı, bu, göz değmesi olurdu. Yıkanmanız taleb edilirse yıkanıverin."
Müslim, Selam 42, (2188); Tirmizi, Tıbb 19, (2063).
4012 - Sahiheyn ve Ebu Davud'da Ebu Hüreyre radıyallahu anh'tan:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: "Göz değmesi haktır" dediği rivayet edilmiştir.
Buhari dışındaki rivayetlerde: "Dövme yapmayı da yasakladı" ziyadesi vardır.
Buhari, Tıbb 36, Libas 86; Müslim, Selam 41, (2187); Ebu Davud, Tıbb 15, (3879).
4013 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor:
"Gözü değene (ain) abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan (main) yıkanırdı."
Ebu Davud, Tıbb 15, (3880).
4014 - Muhammed İbnu Ebi Ümame İbni Sehl İbni Hanif, babasından şunları işittiğini anlatmıştır:
"Babam Sehl radıyallahu anh (Cuhfe yakınlarındaki) Harrâr nam mevkide yıkandı. Üzerindeki cübbeyi çıkardı. Bu sırada Amir İbnu Rebi'a ona bakıyordu. Sehl, bembeyaz bir tene, güzel görünüşlü bir cilde sahipti. Amir: "Ne bugünkü bir manzarayı, ne de böylesine ancak çadıra çekilmiş bâkirede bulunabilen bir cildi hiç görmedim" dedi. Sehl daha orada iken hummaya yakalandı ve rahatsızlığı şiddet peyda etti (ve yere yıkıldı). Durum Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a haber verildi ve: "Başını kaldırmıyor" dendi. Halbuki Sehl orduya kaydedilmişti. "Ya Resûlullah o, sizinle gelemez Vallahi başını bile kaldıramıyor!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Onunla ilgili olarak herhangi bir kimseyi ittiham ediyor musunuz?" diye sordu. "Amir İbnu Rebi'a var" dediler. Resûlullah, onu çağırtıp kendisine kızdı ve: "Sizden biri niye kardeşini öldürüyor? Niye bir "Bârekallah!" demedin? Onun için abdest al!" buyurdu. Bunun üzerine Amir yüzünü, ellerini, kollarını, dizlerini ve ayaklarının etrafını ve izârının içini bir kaba yıkadı. Sonra, bir adam bu suyu onun (Sehl'in) üzerine arkasından döktü; derken o ânında iyileşti."
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçecek bir şey olsaydı, bu, göz değmesi olurdu. Yıkanmanız taleb edilirse yıkanıverin."
Müslim, Selam 42, (2188); Tirmizi, Tıbb 19, (2063).
4012 - Sahiheyn ve Ebu Davud'da Ebu Hüreyre radıyallahu anh'tan:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: "Göz değmesi haktır" dediği rivayet edilmiştir.
Buhari dışındaki rivayetlerde: "Dövme yapmayı da yasakladı" ziyadesi vardır.
Buhari, Tıbb 36, Libas 86; Müslim, Selam 41, (2187); Ebu Davud, Tıbb 15, (3879).
4013 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor:
"Gözü değene (ain) abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan (main) yıkanırdı."
Ebu Davud, Tıbb 15, (3880).
4014 - Muhammed İbnu Ebi Ümame İbni Sehl İbni Hanif, babasından şunları işittiğini anlatmıştır:
"Babam Sehl radıyallahu anh (Cuhfe yakınlarındaki) Harrâr nam mevkide yıkandı. Üzerindeki cübbeyi çıkardı. Bu sırada Amir İbnu Rebi'a ona bakıyordu. Sehl, bembeyaz bir tene, güzel görünüşlü bir cilde sahipti. Amir: "Ne bugünkü bir manzarayı, ne de böylesine ancak çadıra çekilmiş bâkirede bulunabilen bir cildi hiç görmedim" dedi. Sehl daha orada iken hummaya yakalandı ve rahatsızlığı şiddet peyda etti (ve yere yıkıldı). Durum Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a haber verildi ve: "Başını kaldırmıyor" dendi. Halbuki Sehl orduya kaydedilmişti. "Ya Resûlullah o, sizinle gelemez Vallahi başını bile kaldıramıyor!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Onunla ilgili olarak herhangi bir kimseyi ittiham ediyor musunuz?" diye sordu. "Amir İbnu Rebi'a var" dediler. Resûlullah, onu çağırtıp kendisine kızdı ve: "Sizden biri niye kardeşini öldürüyor? Niye bir "Bârekallah!" demedin? Onun için abdest al!" buyurdu. Bunun üzerine Amir yüzünü, ellerini, kollarını, dizlerini ve ayaklarının etrafını ve izârının içini bir kaba yıkadı. Sonra, bir adam bu suyu onun (Sehl'in) üzerine arkasından döktü; derken o ânında iyileşti."
EY İNSAN,TALİHLİSİN ALLAH'ım SENİ ÇOK SEVİYOR
Ey insan, talihlisin, Allah seni çok seviyor, başkalarna vermediğini sana vermiş.
Mef'ulii, Mefa'ilün, Pe'uliin
(c.I, 120)
(c.I, 120)
• Maddî varlığınla, bedeninle yeryüzüne bağlısın, burada dünyaya geldin doğdun. Burada yiyor, içiyor, dolaşıyorsun. Fakat sen, yeryüzünde yaşıyorsun, ama mana bakımından gökyüzünde yaşayanlardansın. Gerçek inancın incilerinin dizildiği iplik gibisin. Bütün güzellikler, hoşluklar, üstünlükler sende mevcuttur.
• Hakk'ın nür mahzeni sana verilmiş, sana emanet edilmiştir. Sen, ne olduğunu nereden geldiğini düşün de, aslının aslına gel!
• Kendinden, kendi maddî variığından, bedene ait nefsanî arzulardan kurtulmadan, kendini, kendi gerçek varlığını bulamazsın. Bu yüzden kendinden geçersen, kendi maddî varlığından kurtulmuş olursun.
• 0 zaman yeryüzünde senin için kurulmuş olan, şehvet, hiddet, şöhret gibi binlerce tuzaktan sıçramış, kurtulmuş olursun. Aklını başına al da nereden geldiğini düşün, aslının aslına gel!
• Sen, padişahlar padişahının halîfesi Hz. Adem soyundan geldin. Günahlarla, kötülüklerle, zulümle dolu şu kirli dünyada gözünü açtın.
• Sen nereden geldiğini, nereye gideceğini düşünmüyorsun da, şu dünya hayatından memnün, pek neşeli görünüyorsun. Yazıklar olsun sana! Aklını başına al da, şu alçak dünyaya gönül verme, aslının aslına gel!
• Sen, her ne kadar bu dünyanın zübdesi, özü, tılsımıysan da, şen içyüzünle çok kıymetli paha biçilmez bir madensin.
• Mezarda toprakla dolacak olan şu iki baş gözünü kapa; gizli olan gönül gözünü aç, hakîkati gör de aslının aslına gel!
• Celal sahibinin kulusun, çok talihlisin. Allah, seni çok seviyor, sana iltimas etmiş, başkalarına vermediğini sana vermiş.
• Dünya malına tapıyorsun, çok zengin olmanın yollarını arıyorsun. Şehvet ve şöhret peşinde koşuyorsun. Yüksek mevkîlere çıkmak, baş olmak, ona buna hükmetmek istiyorsun. Istediğini elde edemediğin zaman, yahut elde ettıgini kaybedince üzülüyorsun, harap oluyorsun. Bu hal, bu didinme, bu sızlanrna bu inleme, bu gözyaşları ne vakte kadar sürecek? îçine düştüğün acıklı halı anla da, aslının aslına gel!
• Sen, sert, kaba kayalar arasında bir la'lsin. Ama biz seni anlayamıyoruz. Senin değerini bilemiyoruz. Ne zamana kadar bizi yanıltacaksın?
• Ey dost; gizleniyor sandığın senin gözüne apaçık görünmede ama sen idrak edemiyorsun. Aklını başına al da hakîkati gör ve aslının aslına gel!
• İşte Tebrizli Şems, o hakîkat padişahı karşısında sana ölümsüzlük şarabıyla dolu bir kadeh sunuyor.
•Sübhanallah, ne de saf şarap, hiç tereddüt etmeden o şarabı al, iç de aslının aslınagel! "Bu şiirin aslı gazel deyil de murabba-ı mükerrere; dördüncü mısraları tekrarlanan 8 dörtlükten ibaret nazım şekli" Fuzulinin "Perîşan halin oldum sormadın hal-i perîşanım" mısrasıyla" başlayan murabba şeklinde Fuzulî'nin murabbaında tekrarlanan dördüncü mısra;" Gözüm canım, efendim, sevdiğim, devletlü sultanım."
Mevlana
Pervane olup dönmek midir aşk? Yoksa hak içinde yanmak,yanmayı bilmek midir? Hak nedir? Yakan ateş midir? Yoksa ateşin aşkla yanması mıdır?
MontagueTüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.Allah rahmet eylesin.Amin
19 Eylül 2012
BAŞKA DUA BİLMEZ MİSİN..?
Başka Dua Bilmez misin?
Bir şahıs, Harem-i Şerîfin kapısında, Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâhım!.. diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, Sen başka duâ bilmez misin? dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:
Ben Beyt-i Şerîfi tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla îmânım mücâdeleye tutuştular. Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar dedi şeytanım. Îmânım ise, Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et! dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:
Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!
Bin haramdan otuz helâl hayırlıdır, diyerek keseyi sahibine teslim ettim. O da bana otuz altın verdi. Bunu alıp bakırcılar çarşısında gezerken, bir Arap kölenin bu paraya satıldığını görünce, hemen satın aldım. Bir müddet sonra bu kölenin yanına bir kısım Araplar gelip gizlice konuşmaya başladılar. Köleden ne konuştuklarını sordum. Saklamayıp aynen anlattı:
Ben Mağrip sultânının oğluyum. Babam, Habeş melikiyle cenk edip savaşı kaybetti. Beni de esir alıp buralarda sattılar. Babam bunları göndermiş, elli bin altın da vermiş ki, beni satın alıp götürsünler. Sen bana çok iyilik ettin, kendi evlâdın gibi baktın. Bundan dolayı memnun kaldım. Bunlar beni satın alacaklar; sakın az altına râzı olma, elli bin altına sat beni.
Dediği gibi oldu. Elli bin altına sattım köleyi. Bu kadar büyük sermaye ile bir kısım mallar alıp Bağdata gittim. Orada açtığım dükkânda mallarımı satıyordum. Bir tanıdığım gelip, Meşhur bir tüccar dostum vefât etti, ay gibi güzel kızcağızı yalnız kaldı. Gel bunu sana alalım dedi. Ben de kabul ettim. Kızın, çehiz olarak getirdiği birtakım tabakların üzerinde içi altın dolu keseler vardı. Hepsinin üzerinde de biner altın yazılı iken, birinde dokuz yüz yetmiş altın yazılı idi. Bunun sebebini sorduğumda kızcağız dediki:Babam bu keseyi Harem-i Şerifte kaybetmiş. Bulan bir helâlzâde keseyi iâde edince, otuz altını ona müjde olarak vermiş, ondan geriye kalanlardır bu kesedeki altınlar.
Bunun üzerine ben Allâha hamd ve şükürlerde bulundum; bunlar hep doğruluğun, iyiliğin bereketi, diyerek hâdiseyi kızcağıza anlattım. Sürur ve saâdetimiz daha da perçinlenmiş oldu!.. (Nevâdir-i Süheylî, Sayfa: 280-81)Evet, enteresan bir hâdise. Doğruluk ve dürüstlüğün neticesini göstermesi bakımından verdiği mesaj oldukça mühim. Kaldı ki bu, sadece dünyadaki semeresi. Âhiretteki karşılığı ise, ebedî bir saâdet. Rabbimiz cümlemizi, îmânımızın sesine kulak vererek sadâkat ve istikametten ayırmasın. Âmîn...
YAHUDİNİN İNKARI VE ALTIN
İsa Aleyhisselâm bir Yahudi ile yola çıkar. Yanlarına ekmeklerini de almışlardı. Fakat Hz. İsa'nın iki, Yahûdinin ise üç ekmeği vardı. Yahudi, Hz. İsa'ya göstermeden ekmeğin birini yedi. İsa aleyhisselâm, Yahûdinin üç ekmeği olduğunu biliyordu.
— Senin üç ekmeğin vardı, biri ne oldu? diye sordu.
Yahudi: «Benim ekmeğim iki idi» diyerek yalan söyledi.
Yollarına devam ediyorlardı. Bir cüzzamlı hastaya rastladılar, İsa aleyhisselâm asası ile hafifçe bir vurunca hasta iyileşti. Yahudi bunu gördü, îsa (a.s.) yine ekmeğinin kaç olduğunu sordu. Yahudi: «İki» diye cevap verdi.
Biraz ileride bîr âmâya rastladılar, İsa aleyhisselâm teveccüh etti âmânın gözleri açıldı!
— Ekmeğin kaç idi? diye sordu.
O yine iki olduğunu söyledi. Bu minval üzere Isa aleyhisselâm'ın mu'cizelerini gördüğü halde Yahudi îman etmemekte ısrar eder ve yollarına devam ederler.
Bir müddet sonra İsa aleyhisselâm bir ağacın gölgesinde yatıp uyumaya başlar. O muhitin valisinin hasta bir kızı vardı. Ölüleri dirilten, hastalara şifa veren zatın kendi memleketine geldiğini duyup aratmaya başlar. Ağacın altında uyumakta olan İsa Ruhullah'ın yanına varırlar. Yahudi gelenlere ne aradıklarını sorar. Onlar meseleyi anlatıp hasta çocuğun iyileşmesi için yardımını dilediklerini söylediklerinde; Yahudi: «O sizin aradığınız benim... Getirin hastayı iyileştireyim» der.
Hastayı getirdiklerinde deynekle bir vurunca çocuğu öldürür. Yahûdiyi hemen yaka-paça valinin huzuruna çıkarırlar.
— Çocuğu öldürdüğü için öldürün bunu!, der vali.
Bu sırada İsa aleyhisselâm uykusundan uyanıp asasının kaybolduğunu görür ve biraz sonra da meseleyi öğrenir. Kerameti asada sanan yahûdinin asılmak üzere olduğunu görüp:
— Bu benim arkadaşımdır. Bunu serbest bırakırsanız, çocuğunuzu biiznillah diriltirim, der. Maalmemnuniye kabul ederler.
İsa aleyhisselâm ölünün başına varıp: «Kum biiznillah» deyince çocuk ayağa kalkar. Ve hastalıktan da kurtulur.
İsa aleyhisselâm'ın bu mu'cizesini de gören Yahudi'de hâlâ îman alâmeti yoktur.
İsa (a.s.): «Kaç ekmeğin vardı?» diye sorar ve Yahudi'den gene, «iki» cevabını alır.
Yollarına devam ederler. Bir müddet gittikten sonra beş parça külçe altına rastlarlar. Külçe altını o anda taksim etmek mümkün olmadığından İsa aleyhisselâm:
— Kimin ekmeği üçse o üç parçasını alsın, iki ekmeği olan da iki parça alsın, der.
Bu zamana kadar ekmeğinin iki olduğunu ısrarla söyleyen Yahudi:
— Benim üç ekmeğim vardı. Birisini senden gizli olarak yedim. Ben üç parça almam lâzım, der.
İsa aleyhisselâm: «beşi de senin olsun» diyerek külçe altınları ona bırakıp gider. Bir anda milyonların sahibi olan Yahudi sevincinden ne yapacağını şaşırır ve altınların arasında: «Bu da benim, bu da benim» diyerek koşmaya başlar. Biraz sonra oraya iki kişi gelir, onlar da altınlara ortak olmak isteyip; «biz de alacağız» derler. Yahudi bakar ki, kurtulmanın imkânı yok: «Ben eve gidip, at ve araba getireyim. Siz ben gelinceye kadar burada bekleyin. Ben altınları kesmek için bir de testere alır gelirim» der ve gider.
Eve varır, karısına zehirli bir börek yaptırıp atları ve arabayı alarak gelir. Tabii ki, bu işleri yapıncaya kadar biraz gecikmiştir. Öbürleri ondan şüphelenirler ve altınların tamamına sahip olmak için Yahûdiyi öldürürler. Öldürdükten sonra da: «Nasıl olsa altınlar bize kaldı. Şu böreği yiyelim de ondan sonra gideriz» deyip zehirli böreği yerler. Netice malûm... Her üçü altınlardan istifade edemez ve dünya hırsıyla geberip giderler. Gittiği yoldan geri dönen Hazreti İsa, altınların yerinde durduğunu ve üç kişinin de bu altınlar yüzünden öldüğünü görüp, dünya nimetlerine meyletmediği için Allah'a şükreder.
Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...
-
KAMİL NASİHATLAR نصائح كاملة NESAİHUN KÂMİLE Sevgi Işığınız, Kalbiniz Rehberiniz Olsun. Dünya peşinde koşan, duru bir âdem idi...
-
Online Yıldızname Burcu Hesaplama 1. Yol: Arapça Harflerle Ebced Yöntemi Öncelikle "cinsiyet"inizi seçin ve aşağıdaki ...
-
HAZRETİ YUSUF'UN HAYATI İKİNCİ BÖLÜM Neticede Hz. Yusuf (a.s.), kendisine sahip çıkacak bir yakını olmadığından birkaç yıl dah...