06 Mayıs 2020

30 Nisan 2020

www.cengiz-numanoglu.com/SUUR-9.baski.pdf


 ŞİİR SAYFALARI
Listede olmayan şiirlere "ŞUÛR" kitabından ulaşabilirsiniz:
ŞUÛR (Cengiz-Numanoğlu-Bütün Şiirleri) kitabını ÜCRETSİZ okumak için: 
www.cengiz-numanoglu.com/SUUR-9.baski.pdf
 
BEYTULLAH'TA BEN
 
EY BEYTULLAH YOLCUSU !
 
BİR KİTAP Kİ... 
 

DAHA KURAN NE DESİN

 
ÖYLE BİR GÖZYAŞI VER Kİ YÂ RABBÎ
 
İBADET
 
SANA YÖNELDİM
 
GÜNDE BİR ÂYET  (yeni)
 
KUR'ÂN'I ANLADIKÇA
 

KUR'ÂN'I YAŞADIKÇA
 
DE Kİ; ALLAH İÇİN NE YAPTIN BUGÜN?
 
MEVLÂ BİLİR YA...
 
KUR'ÂN NE VERSİN ?
 
EY MEVTÂ !
 
GÖZÜN AYDIN EY MEVTÂ !  
 
NESİNE GÜVENİR ŞU İNSANOĞLU ?
 
SANA'DIR
 
YÜREĞİNDE ALLAH SEVGİSİ VARSA
 
- BİR BİLEBİLSEN... 
 

KUR'ÂN'A SORSAYDIN EĞER

 
İNSAN OLMAK BU KADAR MI ZORLAŞTI
AKILLI TELEFONLAR (yeni)
 
ÇOCUKTAN AL HABERİ
 
DOĞRUYU SÖYLEYEN DOST
 
BİR "VAN MİNÜT" DESTANI  
 
KENDİNE GEL MÜSLÜMAN !
 
ŞEHİTLER DİYORLAR Kİ
 
BUNU, SİZ DE DENEYİN
 
- SEN, SEN OL DA ÖNCE...
 
BABAM DERDİ Kİ YAVRUM !  
 
UYAN ARTIK EY İNSAN !  
 
- BENİM ÇAĞDAŞ DOSTLARIM !
 
HAYRET Kİ BU İNSAN
 
- YOKSA BİZ...
 

VER YÂ RABBİ 
 
HAYVANAT BAHÇESİ
 
İNSAN Kİ...
 
TASAVVUF

 
- NASIL BAKTIĞINA BAĞLI GÖRDÜĞÜN 
 

- HOŞGELDİN EY ONBİR AYIN SULTANI 


- KANDİL DUASI
NAAT-I ŞERİF (O Gece Sendin Gelen)
 
YA KUR'ÂN, YA HÜSRAN

NASIL UNUTULUR Kİ 15 TEMMUZ GECESİ  
 
- SABIR SINAVIDIR ÖMÜR DEDİĞİN
 
FARKINDA MISIN ?
 
- DİMDİK AYAKTA PUTLAR 
 
O BÜYÜK MAHKEME' DE

 
EY AZRAİL !
 
DOSTLARIM !
 
NE KADAR DA SABIRLISIN YÂ RABBÎ
 
- RİYÂKÂR BATI

AYASOFYA DİYOR Kİ  

AYASOFYA DESTANI  
 
BİR DAHA DÜŞÜN ..

- YOK MU ALLAH AŞKINA?  (yeni)
 
- SOR DA SÖYLESİN

- BASTIĞIN TOPRAĞA SOR DA SÖYLESİN

KUR'ÂN'I KERÎM'E SOR DA SÖYLESİN   
 

- NASIL OLSA ALLAH AFFEDER BİZİ  

İNSAN DOĞDUK AMA OLABİLDİK Mİ  

SÜTTEN ÇIKMIŞ KAŞIKLAR
 
GERÇEĞİN FOTOĞRAFI
 
UYANIK OLMA GÜNÜ
 
- MAHŞERDE KUR'ÂN'LA HAŞREYLE BENİ
 
NAAT-I ŞERİF-2
 

- NAAT-I ŞERİF-3
 
ALLAH İÇİN
 
- BİR OLUR MU HİÇ ?
 
KONJONKTÜR MÜSLÜMANI
 
- BAKKAL AMCA BİR DİN VER  
 

- KUR'ÂN ŞAKA DEĞİLDİR 
 

SÖYLEYİN DOSTLAR 
 

DESİNLER DİYE  
 
- ÖLÜDEN MEKTUPLAR-1

 
ÖLÜDEN YENİ MEKTUP
 
EĞER, BİLSEN Kİ BUGÜN...

   
- O GÜN
 
İÇİME HİÇ SİNMİYOR
    SANA "ENGELLİ" DEMEK 
 
BEN NASIL GÜLEYİM
ESMÂ'ÜL HÜSNÂ
 
SECDEDEN GAYRI
 
BİR GİZLİ KİBİR
 
- MESCİD-İ AKSA
 
- DİNLE BENÎ İSRAİL !
 

- BIRAKMA BENİ
 
- HİCRET ETSEM BENİ DE
     ALIR MISIN MEDÎNE?
  
İNDİRİN MASKESİNİ
    SİYONİST ŞEYTANLARIN !
  
 
- EY İNSANLIK NERDESİN?  (yeni)

 
ŞEYTAN DER Kİ; EY İNSAN !
 
OKUDUĞU KUR'ÂN'IN
      FARKINDA OLMAYANLAR  
(yeni)

 
KUR'ÂN'A HARP AÇANIN VAY HÂLİNE
 
"ÇAĞDAŞLIK" VE "YOBAZLIK"

 
ÖLÜYE MEKTUP 
KUR'ÂN OLMASAYDI
    NE YAPARDIM BEN
 ?
 

ARAFAT'TA SÖZ VERDİM...
 
NEFSİMMİŞ MEĞER
 
ÇÂRE DİYORSAN
 
- UNUTTUK SENİ
 
NASIL OLUR DA SANA
     SECDE ETMEZ BİR İNSAN
 ? 
ARADIM...
 
GENÇ ARKADAŞIM
 
- NE GEREK ?
 
YOK MUDUR HOCA ?
 
AKIL SÜZGECİNİ TAKIVERSENE
 
ÖZÜR DİLERİM
 
DİNLE ÇOCUĞUM
 
OKUMUŞ YOBAZ
 
ŞEYTANA AÇIK MEKTUP
 
SİLİKON BEYİNLİLER
 
KİŞİYE ÖZEL
 
BENİM ADIM ADÂLET
 
DİNLE BENİ EY KİBİR !
 

ÇEKİLİN YOLUMDAN
 

MÜMİN KARDEŞİM
 
GERÇEK MÜSLÜMAN


BU ŞEHİR BURSA
 
KONYA DENİNCE
Şiirleri, şairin sesinden dinlemek için:
www.cengiz-numanoglu.com/SiirMP3leri.html

29 Nisan 2020

NABİ

Nabi

1642 yılında, Şanlıurfa'da  doğan Yusuf Nabi, iyi bir eğitim görerek büyümüş, 24 yaşındayken de İSTANBUL'a gitmiştir. Burada eğitimine devam eder, şiirleri ile tanınmaya başlar, Musahip Mustafa Paşa'nın dîvân kâtibi ve kethüdası olur.

Paşa vefat edince ise Halep'e gider. İstanbul'da geçirdiği dönemde bir çok önemli isimle arkadaşlıkları olmuş, sarayla da bazı ilişkiler kurmuştur. Bunun da etkisiyle, Halep'te geçirdiği yıllarda (yaklaşık 25 yıl) devletin sağladığı imkânlarla rahat bir hayat sürdürmüştür.

Eserlerinin çoğunu Halep'te geçirdiği bu yıllarda kaleme almıştır. Daha sonra arasının da iyi olduğu Halep Valisi Baltacı Mehmet Paşa sadrazam olunca NABİ'yi yanına aldı. Bu dönemlerde Nabi,Darphane Eminliği, Başmukabelecilik gibi görevlerde bulundu. Ayrıca, bazı kaynaklara göre Nabi,aynı zamanda çok güzel bir ses sahipti ve müzik konusunda da fazlasıyla başarılı idi. 'Seyid Nuh' ismiyle bazı besteleri olduğu bilinir. Nabi, İstanbul'da 1712 yılında vefat etti.

Nabi, Osmanlı'nın duraklama devrinde yaşamış bir Divan Şairiydi, yönetim ve toplumdaki dejenerasyona ve bozukluklara şahit oldu. Çevresindeki bu negatif olgular onu didaktik şiir yazmaya itmiş, eserlerinde devleti, toplumu ve sosyal hayatı eleştirmesine neden olmuştur. Ona göre şiir hayatın, karşılaşılan sorunların ve günlük yaşamın içinde olmalı, hayattan, insandan ve insanî konulardan izole edilmemelidir. Bu yüzden şiirleri hayat ile alâkalı, çözümler üretmeye çalışan, yer yer nasihatta bulunan bir yapıdadır. Eserlerinin herkes tarafından anlaşılması ve hayatla iç içe olmasını istemesindendir belki de, kullandığı dil yalın ve süssüzdür.



ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

Beni Şad Eylemedin Sen Dahi Naşad Olasın


Beni şad eylemedin sen dahi naşad olasın
Şu’le-i ah-i garihan gibi berbat olasın

Künç-i hicrane olup sen de benim gibi esir
Ruz ü şeb destzen-i damen-i feryad olasın

Vere nehl-i emelin meyve-i eşg-i hırman
Bir sitem kâre niyaz etmeğe mu’tad olasın

Ruzigâr eylesün eflâke gubarın peyvend
Göreyim pazede-i leşker-i bîdad olasın

Telhkâm-i sitemin gör ne çekermiş bilesin
Sen de zehrabe hor-i kâse-i hussad olasın

Eyledin Nabi-i biçareye çok cevr ü sitem
Yok ümidim ki mükâfatdan âzâd olasın

Bâğ-ı Dehrin Hem Hazânın Hem Bahârın Görmüşüz


Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz

Çok ta mağrur olma kim meyhâne-i ikbalde
Biz hezâran mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

Top-i âh-i inkisâra pâydâr olmaz yine
Kişver-i câhın nice sengin-hisârın görmüşüz

Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest
Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz

Biz hadeng-i can-güdâzı ahdır sermâyesi
Biz bu meydânın nice çâpük-süvârını görmüşüz

Bir gün eyler dest-beste pâygâhı cay-gâh
Bî-aded mağrûr-i sadr-i i'tibârın görmüşüz

Kâse-i deryûzeye tebdil olur câm-i murad
Biz bu bezmin Nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz




Bir Devlet İçün Çarha Temennâdan Usandık


Bir devlet içün çarha temennâdan usandık
Bir vasl içün ağyâra müdârâdan usandık

Hicran çekerek zevk-ı mülâkatı unuttuk
Mahmur olarak lezzet-i sahbâdan usandık

Düştük katı çoktan heves-i devlete ammâ
Ol dâiye-i dağdağa-fermâdan usandık

Dil gamla dahi dest ü girîbandan usanmaz
Bir yer içün ağyâr ile gavgadan usandık

Nâbî ile ol âfetin ahvâlını nakl et
Efsâne-i Mecnûn ile Leylâ'dan usandık



Gülistan-i Dehre Geldik


Gülistan-i dehre geldik renk tok bü kalmamış
Sayeendaz-i kerem bir nahl-i dilcu kalmamş

Eylemiş derbeste dükkânın tabib-i rüzgâr
Hokka-i piruze-i gerdunda daru kalmamış

Teşnegânın çâk çâk olmuş leb-i hahişkeri
Çeşmesar-i merhametbe bir içim su kalmamış

Kadrin anlar yok bilür yok her dür-i sencidenin
Çarsu-yi kabiliyyetde terazu kalmamış

Ceyş-i gamden kande etsün iltica ehl-i niyaz
Kal’a-i hizmetde Nabî bürc ü baru kalmamış




N'oldu Sana


Nedir ey şuh bu bûhude gazeb n'oldu sana
Meşrebin düşman-i naz idi aceb n'oldu sana.

Vermemişsin tutalım ruhsat-i aguş-i visal
Varmağa meclis-i ağvare sebeb n'oldu sana

Camehab içre bıraktın beni ey mihr-i münir
Durmadın çök olıcak perde-i şeb n'oldu sana

N e girersin araya yare niyaz ettikçe
Kani ey girye müraat-i edeb n'oldu sana

Oldun ey hame-i Nabî kati çoktan hâmuş
Bilmem ey zemzemepira-yi tareb n'oldu sana




El Çektik


Sipihrin gerdişin yad eyleyüp ahterden el çektik
Yemin çin-i cebinin seyredip gevherden el çektik

Bu bezmin talib olduk biz dahi sahbasına amma
Görüp sakîde ruy-i imtinaa sagardan el çektik

Duyup meylin hazana şahid-i gülzarı terk ettik
Görüp destar-i ağyar üzre verd-i terden el çektik

Olup dil pute gibi tâb-i hicran ile germ ülfet
Temenna-yi visal-i yar-i simin berden el çektik

Saya-yi hatır üzre olmayan ihsanı neylerler
Görüp suz ü derunun micmerin anberden el çektik

Verüp serişte-i gavgaye feysal baht ü tali’e
Feragat eyledik şemşirden hançerden el çektik

Gele-yi şişe ile pay-i humle eğlenûp Nabî
Girban-i hevesten damen-i dilberden el çektik



Kûşe-i Meyhaneden Gelmez


Hayalinden gelir gam hatıra cananeden gelmez
Sitem hap âşinalardan gelür biğâneden gelmez

Haset avkatına ol ârif-i âlemi şinasin kim
Elinden cam düşmez kûşe-i meyhaneden gelmez

Umarsın bir nüvaziş açtığın bin zahm için amma
Bu insaniyet ey dil gamze-i cananeden gelmez

Misal-i halka tuttum gûşumu ebvab-i âfaka
Sade-yi nağme-i ayş ü tareb her haneden gelmez

N’ola küstah olursa pîş-i gülde bülbül ey Nabî
Müra’at-i edeb dest ü dil-i mestaneden gelmez




Rüşvet Olmasa


Vermezdi kimse kimseye nan minnet olmasa
Bir maslahat görülmez idi rüşvet olmasa

Halkın meyanesinde bulunmazdı ittihad
Meşreplerine vasıta-i hisset olmasa

Kendi vücuduna bile kıymazdı mali halk
Kasd-i nümayiş-i şeref ü şevket olmasa

Yok bîgarez muamele ehl-i zamanede
Kimse ibadet etmez idi cennet olmasa

Tahsil-i ilmin üstüne tercih eder mi nâs
Tahsil-i mâl vasıta-i rif’at olmasa

Gümyab idi miyan-ile imandan imtizaç
Mabeynde alâka-i cinsiyyet olmasa

Bad-i bürud ederdi füsürde bedenleri
Nar-i tama’ müeddi-i germiyyet olmasa

Etmez zuhur arş ede bir kimseden kerem
Zımnında kasd-i daiye-i şöhret olmasa

Bakmazdı kimse ayine-i safe Nabiya
Hodbinlik alâkasına âlet olmasa

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...