31 Ağustos 2019

Kıyamet Gerçekliği Külliyatından

Kıyamet Gerçekliği Külliyatından
İSEVİLİK İŞARETLERİ
İŞARAT-UL İSEVİYYE
 2008 YILI ESERİDİR

 
isarat ul iseviyye

İsevîlik ve İsa a.s. ile ilgili Hristiyan bakış açıları çok ve farklıdır. Hz. İsa’nın getirdiği Tevhid dini olan İsevîlik, sonradan yapılan ekleme ve tahrifâtlarla, özellikle ‘Rasullerin İşleri’nde de adı geçen ve Hz. İsa’dan sonra ortaya çıkan Pavlos (Paul veya Saul olarak da geçer) isimli bir yahudinin İsevîliğin temel inanç akidelerini değiştirerek ve bazı gezilerden sonra Hristiyan iman topluluklarına kendi yazdığı mektuplarla ve birtakım uydurma rüya ve keşiflerle Hz. İsa’nın Şeriat’ında büyük değişiklikler yapmasıyla gerçeklikten saptırılmıştır.

 TEVHİD inancına karşı uydurulan ve Yahudi asıllı PAVLOS adlı bir Hristiyan tarafından İSEVÎLİĞE sokulan bu yanlış inanç, çıkış noktasını PLATON’un insanî özelliklere ulûhiyyet yani ilâhlık sıfatlarını atfeden LOGOS FELSEFE’sinden almaktadır. Nicene Creed (Nicene Konseyi), Hristiyan imân esaslarının en yaygın belgesidir. Bu belgenin amacı, inanç birliği sağlamak ve dini hurafelerden arındırmaktı. İlk defa M.S. 325’te Roma İmparatoru Büyük Konstantin zamanında İznik kentinde, Nicaea Konsülü tarafından kabul edildi. Maksat, teslis inancıyla ilgili anlaşmazlıkları çözmekti. Fakat Konsey,HZ. İSA’nın Allah’ın kendisi olduğuna karar verdi. 
M. Uhray, 2011
İ.S. 381 yılında bir diğer konsey kuruldu ve bu üçüncü konsey teslis inancını resmileştirerek İncilin son halini tespit edip bundan böyle değişiklik yapılmamasına ve diğer İncillerin Apokrif (uydurma) olduğuna karar verdi. Nicene Creed’i tasdik eden pek çok Hristiyan, O’nun hem Allah’ın Oğlu olduğuna ve hem de Allah tarafından yaratılmış olduğuna, insanların günahlarına kefâret olmak üzere Allah’la ilişkileri düzeltmek için gönderildiğine, bir bakireden doğduğuna, çarmıha gerildiğine, gömüldüğüne, ölümünün üçüncü gününde diriltilerek göğe yükseltildiğine ve ikinci gelişine kadar orada kalacağına inanırlar. Bütün bu değişiklikler sonucunda, önce Hz. İsa’nın dini insan hayatını tümden kuşatıcı bir nizam olmaktan çıkmış, Şeriat’tan soyutlanmış, iman ve ahlakî kurallardan ibaret lâik (İnsanların dünyevî yaşantısından ve pozitif bilimlerden uzak ve sadece Kilisenin kontrolünde olan bir din anlayışı) bir din haline gelmiş, bunun sonucunda da Roma Putperest diniyle rahatça uzlaşabilmişti. Oysa Hz. İsa İncil’de, Şeriat’ın amelleri yanında ferdî hayatın gerekliliği üzerinde de şiddetle duruyordu. Teslis inancı, Hz. İsa’nın din-i hakikîsi olan İsevîliğe bilinen şekliyle üçüncü yüzyılın başlarında girmiştir. Gerek Sinoptik İnciller denilen Matta, Markos ve Luka’da O Allah’ın ‘seçilmiş’ ve ‘gönderilmiş’ bir peygamberi olarak sunulmakta, gerekse ilk Hristiyanlar böyle bir inançtan habersiz bulunmaktaydılar. Fakat Hz. İsa’dan sonra takipçileri arasında ayrılıkların çıktığı tarihî bir gerçektir. Bu ayrılıklar zamanla itikad alanına da sıçramış, nasıl ki İslâm siyasal ayrılıklar zamanla itikadî ayrılıklara dönüşmüşve bazı faktörlerin de etkisiyle Allah’ın sıfatları, kazâ-kader meselesi ve Kur’ân’ın mahluk olup olmadığı tartışılıp durmuşsa, aynı şeyler Hristiyanlıkda da olmuştur. Bunlara yol açanlardan ilki ve en önemlisi de PAVLOS olmuştur. Çünkü Pavlos, ‘Rasullerin İşleri’nden öğrendiğimize göre gezileri sırasında Yunanistan’a da uğramış, Epikürcü ve Stoacı filozoflarla temasları olmuş ve çok büyük ihtimalle PLATON’un Ruh’un bekâsı ve Allah’ın insan bedenine hulûl ettiğini savunan FELSEFΠgörüşlerinin etkisinde kalmıştır.  
Yani bir bakıma İsevîliğe en büyük ve en önemli darbeyi vuran etkenin, Platon’un (Eflâtun olarak da geçer) Felsefî görüşlerinden kaynaklandığını ve fikirsel altyapısını O’nun tarafında geliştirilen LOGOS (İnsana ezeliyet atfeden bir felsefî görüş sistemidir. İnsan Ebedî’dir fakat Ruh’u ezelî değil, sonradan Allah tarafından yaratılmıştır) öğretisinden aldığını söyleyebiliriz. İşte, Platon’un geliştirdiği bu görüşleri kendi benimsediği İsevîlik diniyle birleştiren Pavlos ortaya Hristiyanlık adı altında gerçek İsevîlikten uzak, Hz. İsa’nın yani ölümlü bir insanın, Allah veya Allah’ın oğlu olduğunu savunan yeni bir din ortaya çıkarttı. Bu felsefî fikirlerin Hristiyanlıkta ilk kez, özellikle Platonik etkileri Kanonik İncillerin en son yazılanı olan ve ikinci yüzyılın başlarında kaleme alınan Yuhanna İncili’nde görüyoruz. Bu İncil, Logos öğretisini vererek başlamakta ve Hz. İsa’ya bir bakıma ezeliyet atfettiği gibi, ‘Allah’ın bir insana hulûl etmesi’ gibi ŞİRK’e (Allah’tan başka ilâh ve O’nun eşi ve benzeri olmadığına dayalı ‘TEVHİD’ inancının tam zıttı olan ve birden çok Tanrının veya Yaratıcının olduğuna dayalı tarihteki en büyük inkârcı fikir sistemlerinden birine) kapı açıcı ifadeler taşımaktadır. Bu Öğretinin temelini oluşturan ve İSEVÎLİĞİN, HRİSTİYANLIK halini almış şeklini oluşturan, ÜÇ YANLIŞ İNANÇ vardır:
1- TESLİS (ALLAH’ın Baba, Hz. İSA’nın Rabb ve O’nun oğlu, aynı şekilde RUH-ÜL KUDÜS’ün de üç ilâhtan biri olarak kabul edilmesi) inancı,

2- İNSANLARIN fıtraten kötü ve CEHENNEMLİK olup, Hz. ÂDEM ilk günahından gelen bu kötülüğü, Hz. İSA’nın çarmıha gerilmesiyle temizlemesi ve bu nedenle ŞERİAT’ın gerekli olmayıp, Hz. İSA’ya salt inanmakla CENNET’e girilebileceği inancı,

3- Hz. MUHAMMED’in ŞERİAT’ını ve SON PEYGAMBER olduğunu red ve Hz. İSA’nın çarmıha gerilerek öldürüldüğü inancı.

Tarih boyunca, neredeyse İKİ BİN senedir bu sapkın ve yanlışİNANÇ, milyonlarca Hristiyanın inkâra sapmasına ve CEHENNEM’e gitmesine neden olmaktadır..

Bu KİTAB’ın amacı; KUTSAL KİTAP ve İNCİL’lerdeki bu,

1- TEMSİLÎ GERÇEK ve HAKİKAT PARÇALARINI,

2- HZ. İSA ile İLGİLİ GERÇEKLİKLERİ,

3- İNCİLDEKİ KIYAMET SÜRECİ ile İLGİLİ BÖLÜMLERİ.
İlmî bir çerçevede ele alarak (Tarih, Coğrafya, Sosyoloji ve Arkeoloji gibi pozitif bilimlerin de yardımıyla) sırr-ı vahyin feyzi ve KUR’ÂN’ın ışığıyla aydınlatmaktır. Yani bu çalışma, Allah’ın Hz. Musa aracılığıyla İsrâiloğullarına vahyettiği yasaların tahrif edilmesi ve İncil’in Orijinali olan Allah’ın Hz. İsa’ya ilk gelişinde vahyettiği Kitabın ortadan kaybolması sebebiyle, varolan ve içinde tahrifatlarla birlikte birtakım doğru bilgilerin ve Hakikî İncil’den alıntıların ve parçaların da bulunduğu Kanonik ve Apokrif olarak kabul edilen İncillerdeki bilgileri, Kutsal Kitaptaki bilgileri; doğruya ve gerçeğe yaklaştırmak için yapılan bir düzeltme ve HRİSTİYANLIĞI İSEVÎLİĞE dönüştürme çalışması ve EHL-İ KİTAB’ın tabi olduğu iki büyük dini, yani HRİSTİYANLIK ve YAHUDİLİĞİ, ALLAH (C.C.) katında Hak Din olan İSLAMİYETLE birleştirerek üç dini İSEVÎLİK adı altında tek bir çatıda toplamaya çalışan ve Hz. İsa’nın ikinci gelişine zemin hazırlayan yeni bir çalışmadır. Hz. İSA’ya vahyedilen İNCİL’in ve Hz. MUSA’ya vahyedilen TEVRAT’ın ALLAH tarafından gönderilmiş ve TEVHİD inancına dayalı bir KİTAB olduğunu, insana ulûhiyet atfeden LOGOS ve KAOS TEORİSİ gibi FELSEFE’lerin geçersizliğini TARİHΠve MATEMATİKSEL verilerden, KUTSAL KİTAP metin ve belgelerinden ve ANTİK DÖNEM haritalarından yararlanarak İLÂN ve İSPÂT etmeye çalışan bir eserdir…




KIYÂMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI NEDİR?
Kıyâmet Gerçekliği Külliyâtı, âhir zaman yakın gelişecek önemli Kıyamet Alametlerini ve KUR’ÂN, HADİS, İNCİL ve KUTSAL KİTAP gibi dini kaynaklardaki bu konu ile ilgili yorumları ve te’villeri sırr-ı vahyin ve Kur’ân’ın feyziyle açıklamaya ve aydınlatmaya yönelik pozitif bilim dallarına (MATEMATİK, FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, ASTRONOMİ, EDEBİYAT, TARİH, COĞRAFYA, ARKEOLOJİ, FELSEFE, EKONOMİ, SOSYOLOJİ GİBİ V.B.) yönelik oluşturulan bir eserler bütünüdür. Kıyamet Gerçekliği’nin asıl fonksiyonu ise, İMÂN-I TAHKİKÎ’yi elde etmek ve İLMELYAKÎN’den HAKKALYAKÎN’e çevirmektir. Kıyâmet Gerçekliği Külliyâtı, aynı zamanda geçmiş zamanda meydana gelmiş ve gelecekte gelişecek olan önemli dinî olayların ve pozitif bilim dallarının bu yöndeki önemli ve özet bilgisini içeren sonuçlarını, kullandığı üç aşamalı İSBAT, DELİL ve BÜRHAN Metodolojisiyle şimdiki zamanda ve elimizde hazır bir bilgi birikimi gibi gösteren, MANEVÎ BİR ZAMAN MAKİNASI’dır.
Kıyamet sürecindeki, Bilim ve İnsanlık tarihindeki önemli ve kritik olayları ve teorileri detaylarına ve derinliğine inerek, gerçekliğini ispat ve ilân eden, aynı zamanda o konuyu destekleyen grafiklerle görsel olarak ortaya koyan MANEVÎ BİR TEFSİR’dir. 1186 sayfadan oluşan Eski Antlaşma (TEVRAT) ve 436 sayfadan oluşan Yeni Antlaşma (İNCİL)’den oluşan KUTSAL KİTAP ile 600 Sayfadan oluşan KUR’ÂN’ın toplam sayfa sayısı 2222’dir ve bu özellikleriyle ÜÇ SEMAVÎ KİTAP, KIYAMET’e işaret eder ve İCMÂLLİ (ÖZET OLARAK) bir şekilde açıklar. Ayrıca Kur’ân’ın yaklaşık ÜÇ’te birlik bir bölümünü oluşturan 2222 âyeti de yine benzer şekilde KIYAMET ve HAŞİR meselesinden detaylı bir şekilde bahseder. Benzer şekilde, KIYAMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI da 2222 sayfadan oluşan toplam ÜÇ eserden meydana gelmiş olup, bu özelliğiyle KIYAMET’i yani DÜNYA’nın SONU’nu TAFSİLLİ (AYRINTILI OLARAK) bir şekilde ilân ve isbât eder. Dolayısıyla Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, Kur’ân’ın âyet sayısı olan 6666’nın ALTI mertebesinden birisini içeren ve KIYAMET’i ilân ve isbât eden 1111 âyetini; yine Kur’ân’ın ÜÇ mertebesinden birisine işaret eden 2222 sayfadan MÜTEKAMİL (OLUŞAN) ilmî bir eserle tefsir ederek, aşağıda değineceğimiz ÜÇ önemli meseleye ilmî ve gerçekçi bir çözüm getirmeye çalışır. Kur’ân’daki ve diğer İslâmî kaynaklardaki âhir zamana yönelik konuları, bu ÜÇ önemli mesele ekseninde, her bir konuyu ait olduğu pozitif bilim dalına göre ispat ve izah eden, açıklayan ilmî bir eserdir.
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı’nın asıl hedefi ise, tarihte ortaya atılmış olan en büyük inkarcı fikir sistemlerinin ortaya attığı fikirlerin geçersizliğini kendine özgü bu ilmî metodlarla izah ve isbât etmektir. Bu sebeple, insanlık tarihinde karşılaşılmış olan en temel dini problemlerin ortaya koyduğu önemli meselelere aklî ve ilmî delillerle çözüm getirmeye çalışır. Buna göre, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı tüm tarih boyunca insanlığın kafasını meşgul etmiş olan ve aynı zamanda birçok insanın Şeytan’ın da vesvesesiyle CEHENNEM’e gitmesine sebep olan ve insanların büyük bir kısmını tereddüde düşüren FELSEFÎ meseleleri şu ÜÇ önemli mesele üzerinde ODAKLAR ve bunlara çözüm getirmeye çalışır:
BİRİNCİSİ; EVREN EZELDEN (SONSUZ ÖNCESİNDEN) beri mi vardır yoksa sonradan bir BAŞLANGIÇ noktasından mı yaratılmıştır? Eğer tüm Kainat bilinçli bir yaratıcı tarafından yaratılmışsa bunları meydana getiren KEVNÎ (ASTRONOMİK ve KOZMOLOJİK) KANUNLAR nelerdir ve maddeyi ve onu oluşturan yapıtaşlarını nasıl meydana getirmişlerdir?
İKİNCİSİ; EVREN bu şekilde EBEDİYETE (SONSUZ SONRASINA) kadar devam edecek midir yoksa bir SONU var mıdır? Eğer tüm Kainatın bir sonu varsa bu son demek olan KIYAMET ne zaman ve nasıl gelecektir?
ÜÇÜNCÜSÜ; HZ. İSA, HRİSTİYAN DÜNYASI’nın iddia ettiği gibi ALLAH’ın Oğlu mudur değil midir? Allah tüm Kainatın idare edicisi, kanun koyucusu ve yaratıcısı olduğu halde nasıl bir ÇOCUK edinebilir? Bu konuya ilişkin İNCİL’de sunulan iddialar tarihsel gerçekliklere ne kadar uygundur ve tüm insanlık tarihi içerisinde Allah’ın isterse bir insanı babasız da yaratabileceğini gösteren HZ. ÂDEM’in yaratılışıyla çelişmekte olan bir durum var mıdır? Tüm bu soruların detaylı cevaplarına ilişkin gerçekçi yorumlar getirilemeyişi ve özellikle yaşadığımız bu asırda, tasavvufdaki dört büyük makamdan oluşan Şeriat, Tarikat, Hakikat ve Ma’rifet’ten ikincisi olan Tarikat’ın, bu soruların cevaplarını bulmakta yetersiz kalması, zamanımızda pek çok kez suistimal edilen Tarikat devrinin bittiğini ve İmanı Kurtarmak davasının her zamankinden daha çok gerekli olduğu bir döneme doğru girdiğimizi göstermektedir. Dolayısıyla “Ya davayı kazanmak veya kaybetmek!” meselesi çağımızda yaşayan her insanın başına açılmış olan en dehşetli imtihan meselesi olup, insanlığın en önemli davasıdır. İşte bu noktada insanlara o müthiş davayı kaybettiren mesele, ibadetleri dört dörtlük yapıp yapmamak veya fıkıh kurallarını en ince detaylarına kadar uygulamak meselesi değildir.
KIYAMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYATI NASIL BİR TEFSİRDİR?
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, 2006 yılından beri yazılmaya başlanan ve yaklaşık 10 yıldır şimdilik 11 ciltten ve yaklaşık 130 (129) parçadan oluşan Tahkiki imana yönelik yazılan bir eserler bütünüdür. Bu yönüyle, Risale-i Nur ile bazı benzerlikleri bulunur. Örneğin, Risale-i nurun ilk eserleri olan İşaratu’l İ’caz ile Mesnevi-i Nuriye eserleri, İşaratu’l İseviyye ve Mesneviye-i Uhreviyye ile içerik ve isim bakımından bazı benzerlikler taşır. Fakat bu benzerlik mülellifin kendi tercihi ilen belirlenmemiş olup, eserin yazılması sırasında sonradan fark edilmiş 100 sene farkla gerçekleşen bir tevafuk ve benzerliktir. Buna bir diğer örnek de Tabiat risalesi ve Yaratılış gerçekliği arasındaki büyük benzerliklerdir. Bununla birlikte, tüm bu eserler bütünü, Felsefe ve Fen bilimleri kaynaklı inkarcı fikirlerin gerçek temeline inerek, İman-ı tahkiki ile Haşir, Kıyametin gelmesi ve Cennet ve Cehennem’in varlığının isbatı gibi gaybi konulara yönelik hazırlanmıştır. Oysa bu yönüyle de, Risale-i Nur'dan felsefi çizgide ayrılarak Kıyamet meselesinin isbatına yönelir. Böyleyken, risale-i nur bir önceki asırda yalnız Haşir, yani yeniden diriliş konusunun isbatına daha çok odaklanmaktadır ki, üstadın pek çok risalesi, felsefeden kaynaklanan inkarcı akımların çoğu biyoloji kökenli bazı inkarcı bu çeşit teorilerden kaynaklandığı için daha çok bu mesele üzerinde odaklanmaktadır.
İşte, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı ise, benzer akımların içinde bulunduğumuz asırda yön değiştirdiğini ve esas isbat edilmesi gereken öncelikli iman meselesinin Kıyametin gelmesi, yani dünyanın ve kainatın mutlak bir sonu olması gerektiğinin kur'an'a dayalı felsefi ve pozitif bilimler kaynaklı isbatına yönelik olduğunu ortaya koyar. Dolayısıyla, asrımızdaki pozitif bilimlerin incelmiş noktaları şu meselenin isbatına yöneldiği ehl-i tahkik tarafından ve tüm üviversitelerin akademik branşları tarafından da tasdik edilmiştir ki, çağımızdaki en önemli kuran işaretleri ve delilleri pozitif bilimlerin bu meseleye yönelik isbatlarına bakmaktadır.


 KİTABIMIZIN ALTERNATİF SATIN ALMA SEÇENEKLERİ:
FormatFiyatıKitabın tamamı
BASILI KİTAP FORMATI
BASILI kitap olarak AMAZON.com dan22.99 $
BASILI kitap (Karton kapak) olarak LULU.com dan32.99 $
BASILI kitap (Hard cover) olarak LULU.com danHenüz Mevcut değil
e-KİTAP FORMATI
e-KİTAP olarak LULU.com dan6.99 $
e-KİTAP olarak GOOGLE PLAY STOREÜcretsiz
e-KİTAP olarak APPLE danÜcretsiz
e-KİTAP olarak AMAZON.com danHenüz Mevcut değil
e-KİTAP olarak BARNES & NOBLE danÜcretsiz
e-KİTAP olarak SCRİBD danÜcretsiz
e-KİTAP olarak KOBO danÜcretsiz
Eserle İlgili Anahtar Kelimeler (Tags - Keywords):
İsevilik İşaretleri, Jesus Signs, Bible Apostoples, Chriatianity, second coming, jesus second coming, holy bible, holy bible searching, hristiyanlık tarihi, incilde saklı gerçekler, bible's secret truths, anknowledge bible parchoments, Qumran writings, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, kıyamet gerçekliği, kıyamet, ahir zaman, doomsday, 2012, zamanın sonu, end of time, jesus second coming, isa'nın ikinci gilişi, mehdi'nin zuhuru, güneşin batıdan doğması, dabbe-ül arzın çıkışı, ye'cüc ve me'cüc, deccal, apokalipto, holy book, bible, revelation book

 


NASIL SATIN ALACAĞIM?

* Kitaplarımızı Smashwords.com veya Lulu.com, Amazon.com üzerinden basılı veya ekitap olarak satın almak için, sitede uygulanan üyelik işlemini tamamladıktan sonra, kitabınızın satın alma seçeneğini izleyin. Direkt satın alma seçeneği olan kitaplarımızı ise (ePUB veya PDF sembolü bulunan) "Sepete ekle" veya "Add to Cart" butonuna tıklayın ve işlemi devem ettirin. e-Kitaplarımızı satın alma ve indirme noktasında, problem yaşarsanız, "e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU"muzdan resimli olarak satın alma işlemini kolayca öğrenebilirsiniz..
e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU-1 {SMASHWORDS için}

NASIL İNDİRECEĞİM & OKUYACAĞIM?

Kitabınızın satın alma işlemi bittikten sonra, bir link belirecektir. Bu linke tıkladığınızda, 10 saniye içerisinde e-PUB veya satın almış olduğunuz diğer formatlardaki istediğiniz formatındaki kitabınızın indirme sayfası önünüze gelecektir. Kitabı, bilgisayarınıza veya tablet cihazınıza indirdikten sonra, açmak ve okumak için İKİ seçeneğimiz vardır:
e-Kitaplarımızı PC veya Tablet & Telefonunuza indirdikten sonra, "Adobe Digital Editions" veya "Calibre" programıyla nasıl okuyabileceğiniz, aşağıdaki resimli olarak "e-KİTAP OKUMA KILAVUZU"muzda detaylarıyla verilmektedir:
e-KİTAP OKUMA KILAVUZU {ADOBE DİGİTAL EDİTİONS & CALİBRE için}
1- Calibre programını indirip cihazınıza kurduktan sonra kitabınızı programa kolaylıkla "Kütüphaneye ekle- Add to Library" menüsünden ekleyerek okumaya başlayabilirsiniz. Calibre programını buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz:  Calibre
* Sitemizde linkleri yayınlanan kitaplar epub formatında olduğundan ne yazık ki .mobiformatını destekleyen Kindle cihazlarda hemen okunamamakta. Ancak Calibre isimli programı kullanarak kitapları mobi formatına çevirebilir ve Kindle cihazınızda da okuyabilirsiniz..
** Yayınlanan kitaplarımızı ayrıca piyasada bulunan diğer ekitap okuyucu cihazlarda da (reeder, Sony Reader, Nook v.s.) okumanız mümkün.
*** Şimdi sitemizde yayınlanan kitapları PC’de okumak için gerek duyulan yazılımlardan da bahsedelim. Aşağıda linklerini verdiğim programları bilgisayarınıza yükledikten sonra kitapları bilgisayarınızdan da zahmetsizce okuyabileceksiniz.
2- Adobe tarafından geleştirilen epub, pdf, ve diğer pek çok biçimde hazırlanmış kitapları okumak için Adobe eBook Reader'ı Adobe sitesinden ücretsiz olarak indirebilir ve kitaplarınızı "Adobe ID numarası alarak kayıt yaptırdıktan sonra dilediğiniz kadar satın aldığınız kitabı "Add to Library" "Kütüphaneme ekle" menüsünden ekledikten sonra anında okumaya başlayabilirsiniz..
Her iki şekilde de kitaplarınızın indirilmesi ve okunabilir hale gelmesi yaklaşık 1-2 dakikalık bir işlem alacaktır.
Bu programların bilgisayarınıza yüklenmesiyle ilgili karşılaştığınız her türlü sorunu iletişim formundan bizlere ulaştırırmanız durumunda, sorunların çözümünde site olarak yardımcı olmaya hazırız.
ÖNEMLİ NOT:Bu sitede yayınlanan tüm basılı & e-kitapların telif hakları Kıyamet Gerçekliği Külliyatı'na aittir. İzinsiz kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır..
Son Güncelleme (Salı, 09 Temmuz 2019 15:38)

Birleşik Alan Teorisi

Kıyamet Gerçekliği Külliyatından


     5-BOYUTLU RELATİVİTE &
  BİRLEŞİK ALAN TEORİSİ-
I & II
{CEM-UL  İZAFİYYE}
~ 2007 YILI ESERİDİR ~
  
Cem ul İzafiyye 
Birleşik Alan Teorisi 
. . . . .

“Kainatın meydana gelişini izah eden “Büyük Patlama” (Big Bang) isimli popüler teori yerine, İzafiyet teorisinin 5. boyuta genelleştirilmesi şeklinde tanımlanabilen ve kuvvetli bir matematiksel altyapıyla, yaklaşık 11 yıllık bir felsefi düşünce mantığı ve uzunca bir çalışmanın sonucu ortaya çıkardığım bu teori; kainatın Başlangıçta nasıl yaratıldığını ve Sonu hakkında da bazı önemli ipuçları vermektedir.

5-BOYUTLU RELATİVİTE ; BİRLEŞİK ALAN TEORİSİ, PLATON’dan günümüze kadar devam eden süreç içerisinde yapılan Fizik yasalarını birleştirme çabasına yönelik bir çalışma olup, Kur’ânın bazı semavî müteşâbih ayetlerinin tefsirine yönelik, bugüne kadar çeşitli bilim adamları tarafından yapılmış matematiksel ve fiziksel çalışmaları da içerecek şekilde, Evrenin yapısını ve Karadelikleri açıklayan HİKMET (FİZİK) yasaları yaklaşık 100 kadar çeşitli MATEMATİKSEL teorem ve 1000 kadar grafiksel resimle anlatılmaktadır..
Fizik kuramlarının genel bir sınıflandırmasını şu şekilde yapabiliriz: 
 
NEWTON FİZİĞİ'nin yetersiz olduğu geçtiğimiz yüzyılın başlarında anlaşılmıştı. Bu fizik, “Günlük yaşam” deneyimlerine uygundu, fakat yüksek (Işık hızına yakın) hızlarda yanlış sonuçlar veriyordu. Yerini 1905 yılında Einstein’ın “özel görelilik teorisine” bıraktı. Yine, Newton mekaniği çok küçük (Atomik) boyutlarda hatalı oluyor ve yerini 1920’lerde Bohr, Schrödinger, Heisenberg ve diğerlerinin geliştirdiği “kuantum mekaniği” aldı. Hem çok hızlı ve hem de çok küçük cisimler için, hem görelilik ve hem de kuantum ilkelerini birlikte sağlayan bir teori gerekiyordu; kuantum alan teorisi denilen bu teori ana hatlarıyla 1930-40’lı yıllarda geliştirilmesine rağmen, bugün dahi tam olarak yeterli değildir. Fizik (Hikmet) yasaları, bir cisme kuvvet uygulandığında nasıl davranacağını öğretir. Bu doğrultuda yapacağımız bu çalışmanın esas amacı, İSLAM MATEMATİĞİ ve FİZİĞİNİN oluşturularak dinî ve aklî ilimlerde Kur’an ekseninde bir bütünlük ve birleştirme sağlayarak, Modern İslam Medeniyetine katkıda bulunmaktır.
Bugün fizikte bilinen dört temel kuvvet vardır:
1. Güçlü Çekirdek Kuvveti,
2. Elektromanyetik Kuvvet,
3. Zayıf Nükleer Kuvvet,
4. Gravitasyon (Yerçekimi) Kuvveti.
Başlangıçta (yani evrenin ilk yaratılış anında) tüm bu kuvvetler (ilmî tabirle hepsine birden “câzibe” kuvvetleri de denir) bir tek ana kudretin içindeydi. Literatürde buna “Birleşik Alanlar Kuvveti” veya teoremi de deniyor. Bu tek kudret, ALLAH Vahdâniyyeti ve Ehâdiyyeti ilkeleri uyarınca bitişikken, evrenin genişlemesi ile birlikte bir hikmete binâen fazlara ayrıldı. Fakat ilk zamanlarda bu kuvvetlerde elektromanyetizma ve gravitasyon daha güçlü kuvvet halindeydi. Diğer iki kuvvet olan çekirdek kuvveti ve zayıf nükleer kuvvet daha zayıf haldeydi. Dolayısıyla bu dört kuvvet genel olarak iki grupta toplanabilir:
1. Çekim Kuvvetleri: Gravitasyon ve Elektromanyetizma,
2. Çekirdek Kuvvetleri: Güçlü Çekirdek Kuvveti ve Zayıf
Nükleer Kuvvet.
Manyetizma gizemli bir olay olup, teorisi iyice bilinen ELEKTRİK ALANIN beşinci boyutla birleşmesi sonucu SINIRDA ortaya çıkmaktadır. Kuantum yüklerin oluşturduğu kütleçekimi olarak da adlandırabileceğimiz bu olgu, Schwarzschild GEOMETRİSİ ve Kaluza RELATİVİTESİ ile birlikte MAXWELL Denklemlerinin; MANYETİZMANIN, bir üst sonucu olduğunu göstermektedir. Bu yapı, açıklanması güç olan KARADELİK TEKİLLİĞİNDEKİ Kuantum Kütleçekimi Teoremini, bir elektromanyetizma yapısı ile açıklar. BEŞİNCİ BOYUT saklıdır. Evrenin büyük patlamayla açılması sırasında 4-Boyutun açılmasının tersine beşinci boyut, HELİS (SPİRAL) çizerek burgaç şeklinde yuvarlatılmış olup, açılmamıştır. Dolayısıyla bu burgaç hareketini yapan her cisim, Beşinci Boyutun ve KARADELİK TEKİLLİĞİNİN habercisidir.
BİRLEŞİK ALAN TEORİSİ, belirli bir yarıçapta (Schwarzschild Yarıçapında) kütle aktarım diski barındıran ve çökmekte olan Yıldız çiftleri (PULSAR) ve büyük kütleli yıldızların çökmesi sonucu oluşan çok hızlı dönen NÖTRON Yıldızlarının yaydıkları “RADYO SİNYALLERİNİ” açıklamaktadır. İşte bu radyo sinyalleri aslında elektrik alan ve manyetizmanın birleşimi olan Kütleçekimsel Elektromanyetik (Birleşik Alan) dalgalarından başka bir şey değildir. Evreni fizik yasalarıyla (yeni eklenen kuramlarla) daha iyi açıklayan birtakım kuramlar olacaktır. Fakat tüm yapıyı detaylarıyla açıklayabilecek bir her şeyin teorisini elde etmek oldukça zor görünüyor. Çünkü evrendeki varolan (Ölümlü, sınırlı) maddenin ardında, kendisine iman etmeyi gerektiren sonsuz bir güç olduğunu kabul etmeden yapılabilecek tüm girişimler ve deneyimlerimiz bizi daha büyük açmazların ve fiziksel fenomenler zincirinin içine sürükleyecektir.


İşte bu sonsuz güç ise, her şeyi yoktan var eden 

(“KÛN FEYEKÛN” emrinde olduğu gibi) ALLAH (C.C.) ve onun madde üzerindeki sınırsız yaratma gücüdür. Bu kabulü yapmadan yapılacak tüm birleşik teoriler ileride yerini bir başkasına bırakmak zorundadır. Nitekim geçen zamanla üretilen teorilerin çokluğundan bunu anlayabiliriz. Kısaca şöyle diyebiliriz: Bilim artık ALLAH’ın varlığını bilimsel bir gerçeklik olarak da elde etmeli veya bu sonuca götürmelidir. Dolayısıyla buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Kur’an’ın 21. asırdaki modern yorumu, günümüz Biliminin ve Teknolojisinin de dili olan MATEMATİK’le yapılmalıdır. Aksi takdirde teoriler zincirinin sonu gelmeyecek ve ulaşmayı hedeflediğimiz “SON BÜYÜK TEOREME” yaklaşamayacağız. 
Kimbilir belki de, “SON BÜYÜK TEOREM”, evrenin hızlı bir çöküş sürecine girdiği ve SON dönemini yaşadığı bir tabloyu ortaya koyacaktır,  yani “KIYAMET GERÇEKLİĞİNİ”..
NEWTON ve EİNSTEİN'dan beri, KAİNATI bir bütün olarak ilk kez ele alan bu önemli eseri mutlaka okumalısınız...

KIYÂMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI NEDİR?
Kıyâmet Gerçekliği Külliyâtı, âhir zaman yakın gelişecek önemli Kıyamet Alametlerini ve KUR’ÂN, HADİS, İNCİL ve KUTSAL KİTAP gibi dini kaynaklardaki bu konu ile ilgili yorumları ve te’villeri sırr-ı vahyin ve Kur’ân’ın feyziyle açıklamaya ve aydınlatmaya yönelik pozitif bilim dallarına (MATEMATİK, FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, ASTRONOMİ, EDEBİYAT, TARİH, COĞRAFYA, ARKEOLOJİ, FELSEFE, EKONOMİ, SOSYOLOJİ GİBİ V.B.) yönelik oluşturulan bir eserler bütünüdür. Kıyamet Gerçekliği’nin asıl fonksiyonu ise, İMÂN-I TAHKİKÎ’yi elde etmek ve İLMELYAKÎN’den HAKKALYAKÎN’e çevirmektir. Kıyâmet Gerçekliği Külliyâtı, aynı zamanda geçmiş zamanda meydana gelmiş ve gelecekte gelişecek olan önemli dinî olayların ve pozitif bilim dallarının bu yöndeki önemli ve özet bilgisini içeren sonuçlarını, kullandığı üç aşamalı İSBAT, DELİL ve BÜRHAN Metodolojisiyle şimdiki zamanda ve elimizde hazır bir bilgi birikimi gibi gösteren, MANEVÎ BİR ZAMAN MAKİNASI’dır.
Kıyamet sürecindeki, Bilim ve İnsanlık tarihindeki önemli ve kritik olayları ve teorileri detaylarına ve derinliğine inerek, gerçekliğini ispat ve ilân eden, aynı zamanda o konuyu destekleyen grafiklerle görsel olarak ortaya koyan MANEVÎ BİR TEFSİR’dir. 1186 sayfadan oluşan Eski Antlaşma (TEVRAT) ve 436 sayfadan oluşan Yeni Antlaşma (İNCİL)’den oluşan KUTSAL KİTAP ile 600 Sayfadan oluşan KUR’ÂN’ın toplam sayfa sayısı 2222’dir ve bu özellikleriyle ÜÇ SEMAVÎ KİTAP, KIYAMET’e işaret eder ve İCMÂLLİ (ÖZET OLARAK) bir şekilde açıklar. Ayrıca Kur’ân’ın yaklaşık ÜÇ’te birlik bir bölümünü oluşturan 2222 âyeti de yine benzer şekilde KIYAMET ve HAŞİR meselesinden detaylı bir şekilde bahseder. Benzer şekilde, KIYAMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI da 2222 sayfadan oluşan toplam ÜÇ eserden meydana gelmiş olup, bu özelliğiyle KIYAMET’i yani DÜNYA’nın SONU’nu TAFSİLLİ (AYRINTILI OLARAK) bir şekilde ilân ve isbât eder. Dolayısıyla Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, Kur’ân’ın âyet sayısı olan 6666’nın ALTI mertebesinden birisini içeren ve KIYAMET’i ilân ve isbât eden 1111 âyetini; yine Kur’ân’ın ÜÇ mertebesinden birisine işaret eden 2222 sayfadan MÜTEKAMİL (OLUŞAN) ilmî bir eserle tefsir ederek, aşağıda değineceğimiz ÜÇ önemli meseleye ilmî ve gerçekçi bir çözüm getirmeye çalışır. Kur’ân’daki ve diğer İslâmî kaynaklardaki âhir zamana yönelik konuları, bu ÜÇ önemli mesele ekseninde, her bir konuyu ait olduğu pozitif bilim dalına göre ispat ve izah eden, açıklayan ilmî bir eserdir.
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı’nın asıl hedefi ise, tarihte ortaya atılmış olan en büyük inkarcı fikir sistemlerinin ortaya attığı fikirlerin geçersizliğini kendine özgü bu ilmî metodlarla izah ve isbât etmektir. Bu sebeple, insanlık tarihinde karşılaşılmış olan en temel dini problemlerin ortaya koyduğu önemli meselelere aklî ve ilmî delillerle çözüm getirmeye çalışır. Buna göre, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı tüm tarih boyunca insanlığın kafasını meşgul etmiş olan ve aynı zamanda birçok insanın Şeytan’ın da vesvesesiyle CEHENNEM’e gitmesine sebep olan ve insanların büyük bir kısmını tereddüde düşüren FELSEFÎ meseleleri şu ÜÇ önemli mesele üzerinde ODAKLAR ve bunlara çözüm getirmeye çalışır:
BİRİNCİSİ; EVREN EZELDEN (SONSUZ ÖNCESİNDEN) beri mi vardır yoksa sonradan bir BAŞLANGIÇ noktasından mı yaratılmıştır? Eğer tüm Kainat bilinçli bir yaratıcı tarafından yaratılmışsa bunları meydana getiren KEVNÎ (ASTRONOMİK ve KOZMOLOJİK) KANUNLAR nelerdir ve maddeyi ve onu oluşturan yapıtaşlarını nasıl meydana getirmişlerdir?
İKİNCİSİ; EVREN bu şekilde EBEDİYETE (SONSUZ SONRASINA) kadar devam edecek midir yoksa bir SONU var mıdır? Eğer tüm Kainatın bir sonu varsa bu son demek olan KIYAMET ne zaman ve nasıl gelecektir?
ÜÇÜNCÜSÜ; HZ. İSA, HRİSTİYAN DÜNYASI’nın iddia ettiği gibi ALLAH’ın Oğlu mudur değil midir? Allah tüm Kainatın idare edicisi, kanun koyucusu ve yaratıcısı olduğu halde nasıl bir ÇOCUK edinebilir? Bu konuya ilişkin İNCİL’de sunulan iddialar tarihsel gerçekliklere ne kadar uygundur ve tüm insanlık tarihi içerisinde Allah’ın isterse bir insanı babasız da yaratabileceğini gösteren HZ. ÂDEM’in yaratılışıyla çelişmekte olan bir durum var mıdır? Tüm bu soruların detaylı cevaplarına ilişkin gerçekçi yorumlar getirilemeyişi ve özellikle yaşadığımız bu asırda, tasavvufdaki dört büyük makamdan oluşan Şeriat, Tarikat, Hakikat ve Ma’rifet’ten ikincisi olan Tarikat’ın, bu soruların cevaplarını bulmakta yetersiz kalması, zamanımızda pek çok kez suistimal edilen Tarikat devrinin bittiğini ve İmanı Kurtarmak davasının her zamankinden daha çok gerekli olduğu bir döneme doğru girdiğimizi göstermektedir. Dolayısıyla “Ya davayı kazanmak veya kaybetmek!” meselesi çağımızda yaşayan her insanın başına açılmış olan en dehşetli imtihan meselesi olup, insanlığın en önemli davasıdır. İşte bu noktada insanlara o müthiş davayı kaybettiren mesele, ibadetleri dört dörtlük yapıp yapmamak veya fıkıh kurallarını en ince detaylarına kadar uygulamak meselesi değildir.
KIYAMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYATI NASIL BİR TEFSİRDİR?
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, 2006 yılından beri yazılmaya başlanan ve yaklaşık 10 yıldır şimdilik 11 ciltten ve yaklaşık 130 (129) parçadan oluşan Tahkiki imana yönelik yazılan bir eserler bütünüdür. Bu yönüyle, Risale-i Nur ile bazı benzerlikleri bulunur. Örneğin, Risale-i nurun ilk eserleri olan İşaratu’l İ’caz ile Mesnevi-i Nuriye eserleri, İşaratu’l İseviyye ve Mesneviye-i Uhreviyye ile içerik ve isim bakımından bazı benzerlikler taşır. Fakat bu benzerlik mülellifin kendi tercihi ilen belirlenmemiş olup, eserin yazılması sırasında sonradan fark edilmiş 100 sene farkla gerçekleşen bir tevafuk ve benzerliktir. Buna bir diğer örnek de Tabiat risalesi ve Yaratılış gerçekliği arasındaki büyük benzerliklerdir. Bununla birlikte, tüm bu eserler bütünü, Felsefe ve Fen bilimleri kaynaklı inkarcı fikirlerin gerçek temeline inerek, İman-ı tahkiki ile Haşir, Kıyametin gelmesi ve Cennet ve Cehennem’in varlığının isbatı gibi gaybi konulara yönelik hazırlanmıştır. Oysa bu yönüyle de, Risale-i Nur'dan felsefi çizgide ayrılarak Kıyamet meselesinin isbatına yönelir. Böyleyken, risale-i nur bir önceki asırda yalnız Haşir, yani yeniden diriliş konusunun isbatına daha çok odaklanmaktadır ki, üstadın pek çok risalesi, felsefeden kaynaklanan inkarcı akımların çoğu biyoloji kökenli bazı inkarcı bu çeşit teorilerden kaynaklandığı için daha çok bu mesele üzerinde odaklanmaktadır.
İşte, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı ise, benzer akımların içinde bulunduğumuz asırda yön değiştirdiğini ve esas isbat edilmesi gereken öncelikli iman meselesinin Kıyametin gelmesi, yani dünyanın ve kainatın mutlak bir sonu olması gerektiğinin kur'an'a dayalı felsefi ve pozitif bilimler kaynaklı isbatına yönelik olduğunu ortaya koyar. Dolayısıyla, asrımızdaki pozitif bilimlerin incelmiş noktaları şu meselenin isbatına yöneldiği ehl-i tahkik tarafından ve tüm üviversitelerin akademik branşları tarafından da tasdik edilmiştir ki, çağımızdaki en önemli kuran işaretleri ve delilleri pozitif bilimlerin bu meseleye yönelik isbatlarına bakmaktadır.

KİTABIMIZIN ALTERNATİF SATIN ALMA SEÇENEKLERİ:
FormatBirleşik Alan Teorisi-IBirleşik Alan Teorisi-II
BASILI KİTAP FORMATIFiyatıFiyatı
BASILI kitap olarak AMAZON.com dan
44.82 $
56.99 $
BASILI kitap (Karton kapak) olarak LULU.com dan
37.35 $
35 $
BASILI kitap (Hard cover) olarak LULU.com dan
Henüz Mevcut değil
47.50 $
e-KİTAP FORMATI
Fiyatı
Fiyatı
e-KİTAP olarak LULU.com dan
8.99 $
8.99 $
e-KİTAP olarak APPLE dan
Henüz Mevcut değil
Henüz Mevcut değil
e-KİTAP olarak AMAZON.com dan
Henüz Mevcut değil
Henüz Mevcut değil
e-KİTAP olarak BARNES & NOBLE dan
Henüz Mevcut değil
Henüz Mevcut değil
e-KİTAP olarak KOBO dan
Henüz Mevcut değil
Henüz Mevcut değil
Eserle İlgili Anahtar Kelimeler (Tags - Keywords):
5 Boyutlu Relativite, Birleşik alan teorisi & İslam Fiziği, Unified field theory, Quantum mechanics & Kuantum Mekaniği ve Kainatın yaratılış anındaki tüm kuvvetlerin birliği Vahdaniyyeti & Allah'ın birliğini temsil etmesi meselesi, Unification physics laws, 5D relativitiy, Albert Einstein, Werner Heisenberg, Fiziğin son yenilikleri, yeni partiküller, Electroweak unification, Universe physics, Newton Fiziği & Fizik ve Matematik yasaları Allah'ın birliğini ilan ve isbat ediyor mu?


NASIL SATIN ALACAĞIM?

* Kitaplarımızı Smashwords.com veya Lulu.com, Amazon.com üzerinden basılı veya ekitap olarak satın almak için, sitede uygulanan üyelik işlemini tamamladıktan sonra, kitabınızın satın alma seçeneğini izleyin. Direkt satın alma seçeneği olan kitaplarımızı ise (ePUB veya PDF sembolü bulunan) "Sepete ekle" veya "Add to Cart" butonuna tıklayın ve işlemi devem ettirin. e-Kitaplarımızı satın alma ve indirme noktasında, problem yaşarsanız, "e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU"muzdan resimli olarak satın alma işlemini kolayca öğrenebilirsiniz..
e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU-1 {SMASHWORDS için}

NASIL İNDİRECEĞİM & OKUYACAĞIM?

Kitabınızın satın alma işlemi bittikten sonra, bir link belirecektir. Bu linke tıkladığınızda, 10 saniye içerisinde e-PUB veya satın almış olduğunuz diğer formatlardaki istediğiniz formatındaki kitabınızın indirme sayfası önünüze gelecektir. Kitabı, bilgisayarınıza veya tablet cihazınıza indirdikten sonra, açmak ve okumak için İKİ seçeneğimiz vardır:
e-Kitaplarımızı PC veya Tablet & Telefonunuza indirdikten sonra, "Adobe Digital Editions" veya "Calibre" programıyla nasıl okuyabileceğiniz, aşağıdaki resimli olarak "e-KİTAP OKUMA KILAVUZU"muzda detaylarıyla verilmektedir:
e-KİTAP OKUMA KILAVUZU {ADOBE DİGİTAL EDİTİONS & CALİBRE için}
1- Calibre programını indirip cihazınıza kurduktan sonra kitabınızı programa kolaylıkla "Kütüphaneye ekle- Add to Library" menüsünden ekleyerek okumaya başlayabilirsiniz. Calibre programını buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz:  Calibre
* Sitemizde linkleri yayınlanan kitaplar epub formatında olduğundan ne yazık ki .mobiformatını destekleyen Kindle cihazlarda hemen okunamamakta. Ancak Calibre isimli programı kullanarak kitapları mobi formatına çevirebilir ve Kindle cihazınızda da okuyabilirsiniz..
** Yayınlanan kitaplarımızı ayrıca piyasada bulunan diğer ekitap okuyucu cihazlarda da (reeder, Sony Reader, Nook v.s.) okumanız mümkün.
*** Şimdi sitemizde yayınlanan kitapları PC’de okumak için gerek duyulan yazılımlardan da bahsedelim. Aşağıda linklerini verdiğim programları bilgisayarınıza yükledikten sonra kitapları bilgisayarınızdan da zahmetsizce okuyabileceksiniz.
2- Adobe tarafından geleştirilen epub, pdf, ve diğer pek çok biçimde hazırlanmış kitapları okumak için Adobe eBook Reader'ı Adobe sitesinden ücretsiz olarak indirebilir ve kitaplarınızı "Adobe ID numarası alarak kayıt yaptırdıktan sonra dilediğiniz kadar satın aldığınız kitabı "Add to Library" "Kütüphaneme ekle" menüsünden ekledikten sonra anında okumaya başlayabilirsiniz..
Her iki şekilde de kitaplarınızın indirilmesi ve okunabilir hale gelmesi yaklaşık 1-2 dakikalık bir işlem alacaktır.
Bu programların bilgisayarınıza yüklenmesiyle ilgili karşılaştığınız her türlü sorunu iletişim formundan bizlere ulaştırırmanız durumunda, sorunların çözümünde site olarak yardımcı olmaya hazırız.
ÖNEMLİ NOT:Bu sitede yayınlanan tüm basılı & e-kitapların telif hakları Kıyamet Gerçekliği Külliyatı'na aittir. İzinsiz kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır..
Son Güncelleme (Salı, 09 Temmuz 2019 15:37)

Kıyamet Gerçekliği

kitaplar
Kıyamet Gerçekliği Külliyatından

KIYAMET GERÇEKLİĞİ
     {HAKİKAT-UL UHREVİYYE}(2006)
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı'nın Fatiha'sı ve ilk eseri
Kıyamet Osmanlıca
“KUR’ÂN-I HAKÎM’de KIYAMET’e ve AHİR ZAMAN’a bakan pek çok âyetin cifirsel hesaplamalarını ele aldığımız, küçük bir kitapçık şeklinde fakat içeriği ve ele aldığı meseleleri gayet geniş olan bu önemli eserimizde, ahirzamanda gerçekleşecek olan pek çok önemli dini meselelerden ve kıyamet alametlerinen kısa kısa özet parçalar halinde yalnız işaret etmek suretiyle bahsedeceğiz. Detaylarına girmeyeceğiz. Elbette ki, elde edilen bu cifirsel sonuçların kaynağı olan Kur’an bahri, burada kısaca ele aldığımız ve bahsettiğimizden çok daha fazlasını içerir ve buradaki yekûn, o bahrin ve okyanusun yalnızca küçücük bir damlası belki bir katresi hükmündedir. Bununla birlikte, diğer eserimin aksine, bu eserde sadece Büyük Kıyamet alametlerini EBCED ve CİFİR hesaplarına dayanarak ele almakla birlikte, Arapça Kur’ân ile Hadis metinlerinden de yararlanılarak; Kıyamet sürecinin omurgasını oluşturan 6 Büyük Kıyamet alameti detaylarıyla açıklanmaya ve aydınlatılmaya çalışılmıştır..”

M. UHRAY Kıyamet Gerçekliği’nin yazıldığı yıllarda (2006-2008)
 {Risale-i Nur&Osmanlıca Derslerine katıldığı sırada} çekilmiş resmi.

Özellikle İslâm’ın yok edilmeye çalışıldığı ve karanlık bir döneme doğru sürüklendiğimiz şu çağda, Özellikle Fizik, Astronomi ve Matematik gibi bilimler oldukça ilerlemiş olup, bu bilimlerin elde etmiş olduğu son veriler bu yaşadığımız kâinattan başka gözümüzle göremediğimiz bir “Beka” (Sonsuzluk) âleminin varlığını ve gerçekliğini ispat etmiştirler. Her ne kadar basın ve medya bu tip ilmî araştırma sonuçlarını çarpıtarak evreni ve doğayı, kendi kendini oluşturan ve yaratıcıdan bağımsız olarak kendini yenileyebilen bir sistem olarak; Allah’ı inkâr etme noktasına götürmeye çalışsa da, araştırmalar bir metafizik âlemin varlığını gözler önüne seriyor. Bu gerçeklik karşısında gözlerimizi kapamamız ve duyarsız davranmamız düşünülebilir mi?

Daha binde birinin bile tam olarak müşahede edilemediği şu koca Kâinat, ölümden sonra başlamak üzere sırasıyla Kabir, Berzah, Cennet ve Cehennem gibi daha pek çok duraklarıyla bizleri beklemektedir. Bu yolculuk hakkında gerekli hazırlığımız ve bilgimiz var mı?
Yaklaşan Kıyamet sürecine hazır mısınız? 

Ahir zaman olarak nitelendirilen içinde yaşadığımız bu çağın, bütün peygamberlerin ve kutsal kitapların haber verdiği zamanın sonu ve kıyametin hemen öncesinde yaşanacak olan zaman dilimi olduğunu biliyor musunuz? İşte gerçekleşmesi, 1400 yıl öncesinden peygamberimiz Muhammed A.S. (S.A.V.)tarafından birçok hadiste haber verilen Kıyâmetin BüyükAlametlerinden bazıları:

- 2006 Hz. Mehdi’ nin Zuhuru,
- 2036 Hz. İsa (A.S.)’ ın Nuzulü,
- 2037 Deccal’in Ortaya Çıkışı,
- 2052 Ye’cüc ve Me’cüc’ün Ortaya Çıkışı,
- 2064 Dabbet-ül Arz’ın Ortaya Çıkışı,
- 2065 Güneşin Batıdan Doğması.

Gerçekleri bilmek herkesin hakkıdır...


KIYÂMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI NEDİR?
Kıyâmet Gerçekliği Külliyâtı, âhir zaman yakın gelişecek önemli Kıyamet Alametlerini ve KUR’ÂN, HADİS, İNCİL ve KUTSAL KİTAP gibi dini kaynaklardaki bu konu ile ilgili yorumları ve te’villeri sırr-ı vahyin ve Kur’ân’ın feyziyle açıklamaya ve aydınlatmaya yönelik pozitif bilim dallarına (MATEMATİK, FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, ASTRONOMİ, EDEBİYAT, TARİH, COĞRAFYA, ARKEOLOJİ, FELSEFE, EKONOMİ, SOSYOLOJİ GİBİ V.B.) yönelik oluşturulan bir eserler bütünüdür. Kıyamet Gerçekliği’nin asıl fonksiyonu ise, İMÂN-I TAHKİKÎ’yi elde etmek ve İLMELYAKÎN’den HAKKALYAKÎN’e çevirmektir. Kıyâmet Gerçekliği Külliyâtı, aynı zamanda geçmiş zamanda meydana gelmiş ve gelecekte gelişecek olan önemli dinî olayların ve pozitif bilim dallarının bu yöndeki önemli ve özet bilgisini içeren sonuçlarını, kullandığı üç aşamalı İSBAT, DELİL ve BÜRHAN Metodolojisiyle şimdiki zamanda ve elimizde hazır bir bilgi birikimi gibi gösteren, MANEVÎ BİR ZAMAN MAKİNASI’dır.
Kıyamet sürecindeki, Bilim ve İnsanlık tarihindeki önemli ve kritik olayları ve teorileri detaylarına ve derinliğine inerek, gerçekliğini ispat ve ilân eden, aynı zamanda o konuyu destekleyen grafiklerle görsel olarak ortaya koyan MANEVÎ BİR TEFSİR’dir. 1186 sayfadan oluşan Eski Antlaşma (TEVRAT) ve 436 sayfadan oluşan Yeni Antlaşma (İNCİL)’den oluşan KUTSAL KİTAP ile 600 Sayfadan oluşan KUR’ÂN’ın toplam sayfa sayısı 2222’dir ve bu özellikleriyle ÜÇ SEMAVÎ KİTAP, KIYAMET’e işaret eder ve İCMÂLLİ (ÖZET OLARAK) bir şekilde açıklar. Ayrıca Kur’ân’ın yaklaşık ÜÇ’te birlik bir bölümünü oluşturan 2222 âyeti de yine benzer şekilde KIYAMET ve HAŞİR meselesinden detaylı bir şekilde bahseder. Benzer şekilde, KIYAMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI da 2222 sayfadan oluşan toplam ÜÇ eserden meydana gelmiş olup, bu özelliğiyle KIYAMET’i yani DÜNYA’nın SONU’nu TAFSİLLİ (AYRINTILI OLARAK) bir şekilde ilân ve isbât eder. Dolayısıyla Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, Kur’ân’ın âyet sayısı olan 6666’nın ALTI mertebesinden birisini içeren ve KIYAMET’i ilân ve isbât eden 1111 âyetini; yine Kur’ân’ın ÜÇ mertebesinden birisine işaret eden 2222 sayfadan MÜTEKAMİL (OLUŞAN) ilmî bir eserle tefsir ederek, aşağıda değineceğimiz ÜÇ önemli meseleye ilmî ve gerçekçi bir çözüm getirmeye çalışır. Kur’ân’daki ve diğer İslâmî kaynaklardaki âhir zamana yönelik konuları, bu ÜÇ önemli mesele ekseninde, her bir konuyu ait olduğu pozitif bilim dalına göre ispat ve izah eden, açıklayan ilmî bir eserdir.
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı’nın asıl hedefi ise, tarihte ortaya atılmış olan en büyük inkarcı fikir sistemlerinin ortaya attığı fikirlerin geçersizliğini kendine özgü bu ilmî metodlarla izah ve isbât etmektir. Bu sebeple, insanlık tarihinde karşılaşılmış olan en temel dini problemlerin ortaya koyduğu önemli meselelere aklî ve ilmî delillerle çözüm getirmeye çalışır. Buna göre, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı tüm tarih boyunca insanlığın kafasını meşgul etmiş olan ve aynı zamanda birçok insanın Şeytan’ın da vesvesesiyle CEHENNEM’e gitmesine sebep olan ve insanların büyük bir kısmını tereddüde düşüren FELSEFÎ meseleleri şu ÜÇ önemli mesele üzerinde ODAKLAR ve bunlara çözüm getirmeye çalışır:
BİRİNCİSİ; EVREN EZELDEN (SONSUZ ÖNCESİNDEN) beri mi vardır yoksa sonradan bir BAŞLANGIÇ noktasından mı yaratılmıştır? Eğer tüm Kainat bilinçli bir yaratıcı tarafından yaratılmışsa bunları meydana getiren KEVNÎ (ASTRONOMİK ve KOZMOLOJİK) KANUNLAR nelerdir ve maddeyi ve onu oluşturan yapıtaşlarını nasıl meydana getirmişlerdir?
İKİNCİSİ; EVREN bu şekilde EBEDİYETE (SONSUZ SONRASINA) kadar devam edecek midir yoksa bir SONU var mıdır? Eğer tüm Kainatın bir sonu varsa bu son demek olan KIYAMET ne zaman ve nasıl gelecektir?
ÜÇÜNCÜSÜ; HZ. İSA, HRİSTİYAN DÜNYASI’nın iddia ettiği gibi ALLAH’ın Oğlu mudur değil midir? Allah tüm Kainatın idare edicisi, kanun koyucusu ve yaratıcısı olduğu halde nasıl bir ÇOCUK edinebilir? Bu konuya ilişkin İNCİL’de sunulan iddialar tarihsel gerçekliklere ne kadar uygundur ve tüm insanlık tarihi içerisinde Allah’ın isterse bir insanı babasız da yaratabileceğini gösteren HZ. ÂDEM’in yaratılışıyla çelişmekte olan bir durum var mıdır? Tüm bu soruların detaylı cevaplarına ilişkin gerçekçi yorumlar getirilemeyişi ve özellikle yaşadığımız bu asırda, tasavvufdaki dört büyük makamdan oluşan Şeriat, Tarikat, Hakikat ve Ma’rifet’ten ikincisi olan Tarikat’ın, bu soruların cevaplarını bulmakta yetersiz kalması, zamanımızda pek çok kez suistimal edilen Tarikat devrinin bittiğini ve İmanı Kurtarmak davasının her zamankinden daha çok gerekli olduğu bir döneme doğru girdiğimizi göstermektedir. Dolayısıyla “Ya davayı kazanmak veya kaybetmek!” meselesi çağımızda yaşayan her insanın başına açılmış olan en dehşetli imtihan meselesi olup, insanlığın en önemli davasıdır. İşte bu noktada insanlara o müthiş davayı kaybettiren mesele, ibadetleri dört dörtlük yapıp yapmamak veya fıkıh kurallarını en ince detaylarına kadar uygulamak meselesi değildir.

KIYAMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYATI NASIL BİR TEFSİRDİR?
Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, 2006 yılından beri yazılmaya başlanan ve yaklaşık 10 yıldır şimdilik 11 ciltten ve yaklaşık 130 (129) parçadan oluşan Tahkiki imana yönelik yazılan bir eserler bütünüdür. Bu yönüyle, Risale-i Nur ile bazı benzerlikleri bulunur. Örneğin, Risale-i nurun ilk eserleri olan İşaratu’l İ’caz ile Mesnevi-i Nuriye eserleri, İşaratu’l İseviyye ve Mesneviye-i Uhreviyye ile içerik ve isim bakımından bazı benzerlikler taşır. Fakat bu benzerlik mülellifin kendi tercihi ilen belirlenmemiş olup, eserin yazılması sırasında sonradan fark edilmiş 100 sene farkla gerçekleşen bir tevafuk ve benzerliktir. Buna bir diğer örnek de Tabiat risalesi ve Yaratılış gerçekliği arasındaki büyük benzerliklerdir. Bununla birlikte, tüm bu eserler bütünü, Felsefe ve Fen bilimleri kaynaklı inkarcı fikirlerin gerçek temeline inerek, İman-ı tahkiki ile Haşir, Kıyametin gelmesi ve Cennet ve Cehennem’in varlığının isbatı gibi gaybi konulara yönelik hazırlanmıştır. Oysa bu yönüyle de, Risale-i Nur'dan felsefi çizgide ayrılarak Kıyamet meselesinin isbatına yönelir. Böyleyken, risale-i nur bir önceki asırda yalnız Haşir, yani yeniden diriliş konusunun isbatına daha çok odaklanmaktadır ki, üstadın pek çok risalesi, felsefeden kaynaklanan inkarcı akımların çoğu biyoloji kökenli bazı inkarcı bu çeşit teorilerden kaynaklandığı için daha çok bu mesele üzerinde odaklanmaktadır.
İşte, Kıyamet Gerçekliği Külliyatı ise, benzer akımların içinde bulunduğumuz asırda yön değiştirdiğini ve esas isbat edilmesi gereken öncelikli iman meselesinin Kıyametin gelmesi, yani dünyanın ve kainatın mutlak bir sonu olması gerektiğinin kur'an'a dayalı felsefi ve pozitif bilimler kaynaklı isbatına yönelik olduğunu ortaya koyar. Dolayısıyla, asrımızdaki pozitif bilimlerin incelmiş noktaları şu meselenin isbatına yöneldiği ehl-i tahkik tarafından ve tüm üviversitelerin akademik branşları tarafından da tasdik edilmiştir ki, çağımızdaki en önemli kuran işaretleri ve delilleri pozitif bilimlerin bu meseleye yönelik isbatlarına bakmaktadır.
KİTABIMIZIN ALTERNATİF SATIN ALMA SEÇENEKLERİ: 
FormatFiyatıKitabın tamamı
BASILI KİTAP FORMATI
BASILI kitap olarak AMAZON.com dan19.22 $
BASILI kitap (Karton kapak) olarak LULU.com dan
24.50 $
BASILI kitap (Hard cover) olarak LULU.com dan
35.00 $
e-KİTAP FORMATI

e-KİTAP olarak LULU.com dan4.99 $
e-KİTAP olarak GOOGLE PLAY STORE danÜcretsiz
e-KİTAP olarak SCRİBD danÜcretsiz  
e-KİTAP olarak SMASHWORDS.com dan Ücretsiz 
e-KİTAP olarak APPLE danÜcretsiz
e-KİTAP olarak AMAZON.com danHenüz Mevcut değil
e-KİTAP olarak BARNES & NOBLE danÜcretsiz
e-KİTAP olarak KOBO danÜcretsiz

Eserle İlgili Anahtar Kelimeler (Tags - Keywords):
Kutsal Kitapların Yeni bir Yorumu, Kanon, Canon, Kanonik İnciller, Yeni Ahit, Dinler Tarihi, isa Mesih, Kalki Avatar, Yeni İncil, Tanrı'nın Mesajı, Eskatoloji, Canon Laws, Ancient Church Laws, Jesus Christ, Coming Age, God's New Laws, İslam, Kur'an, İncil, Tevrat, Dinlerin Yeni Yorumu, Kıyamet, İsa'nın İkinci Gelişi Kıyamet Gerçekliği Külliyatı, kıyamet gerçekliği, kıyamet, ahir zaman, doomsday, 2012, zamanın sonu, end of time, jesus second coming, isa'nın ikinci gilişi, mehdi'nin zuhuru, güneşin batıdan doğması, dabbe-ül arzın çıkışı, ye'cüc ve me'cüc, deccal, apokalipto, holy book, bible, revelation book

NASIL SATIN ALACAĞIM?

* Kitaplarımızı Smashwords.com veya Lulu.com, Amazon.com üzerinden basılı veya ekitap olarak satın almak için, sitede uygulanan üyelik işlemini tamamladıktan sonra, kitabınızın satın alma seçeneğini izleyin. Direkt satın alma seçeneği olan kitaplarımızı ise (ePUB veya PDF sembolü bulunan) "Sepete ekle" veya "Add to Cart" butonuna tıklayın ve işlemi devem ettirin. e-Kitaplarımızı satın alma ve indirme noktasında, problem yaşarsanız, "e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU"muzdan resimli olarak satın alma işlemini kolayca öğrenebilirsiniz..
e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU-1 {SMASHWORDS için}

NASIL İNDİRECEĞİM 

OKUYACAĞIM?

Kitabınızın satın alma işlemi bittikten sonra, bir link belirecektir. Bu linke tıkladığınızda, 10 saniye içerisinde e-PUB veya satın almış olduğunuz diğer formatlardaki istediğiniz formatındaki kitabınızın indirme sayfası önünüze gelecektir. Kitabı, bilgisayarınıza veya tablet cihazınıza indirdikten sonra, açmak ve okumak için İKİ seçeneğimiz vardır:
e-Kitaplarımızı PC veya Tablet & Telefonunuza indirdikten sonra, "Adobe Digital Editions" veya "Calibre" programıyla nasıl okuyabileceğiniz, aşağıdaki resimli olarak "e-KİTAP OKUMA KILAVUZU"muzda detaylarıyla verilmektedir:
e-KİTAP OKUMA KILAVUZU {ADOBE DİGİTAL EDİTİONS & CALİBRE için}
1- Calibre programını indirip cihazınıza kurduktan sonra kitabınızı programa kolaylıkla "Kütüphaneye ekle- Add to Library" menüsünden ekleyerek okumaya başlayabilirsiniz. Calibre programını buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz:  Calibre
* Sitemizde linkleri yayınlanan kitaplar epub formatında olduğundan ne yazık ki .mobiformatını destekleyen Kindle cihazlarda hemen okunamamakta. Ancak Calibre isimli programı kullanarak kitapları mobi formatına çevirebilir ve Kindle cihazınızda da okuyabilirsiniz..
** Yayınlanan kitaplarımızı ayrıca piyasada bulunan diğer ekitap okuyucu cihazlarda da (reeder, Sony Reader, Nook v.s.) okumanız mümkün.
*** Şimdi sitemizde yayınlanan kitapları PC’de okumak için gerek duyulan yazılımlardan da bahsedelim. Aşağıda linklerini verdiğim programları bilgisayarınıza yükledikten sonra kitapları bilgisayarınızdan da zahmetsizce okuyabileceksiniz.
2- Adobe tarafından geleştirilen epub, pdf, ve diğer pek çok biçimde hazırlanmış kitapları okumak için Adobe eBook Reader'ı Adobe sitesinden ücretsiz olarak indirebilir ve kitaplarınızı "Adobe ID numarası alarak kayıt yaptırdıktan sonra dilediğiniz kadar satın aldığınız kitabı "Add to Library" "Kütüphaneme ekle" menüsünden ekledikten sonra anında okumaya başlayabilirsiniz..
Her iki şekilde de kitaplarınızın indirilmesi ve okunabilir hale gelmesi yaklaşık 1-2 dakikalık bir işlem alacaktır.
Bu programların bilgisayarınıza yüklenmesiyle ilgili karşılaştığınız her türlü sorunu iletişim formundan bizlere ulaştırırmanız durumunda, sorunların çözümünde site olarak yardımcı olmaya hazırız.
ÖNEMLİ NOT:Bu sitede yayınlanan tüm basılı & e-kitapların telif hakları Kıyamet Gerçekliği Külliyatı'na aittir. İzinsiz kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır..
Son Güncelleme (Salı, 09 Temmuz 2019 15:40)

NUTUK



NUTUK

KIYÂMET GERÇEKLİĞİ KÜLLİYÂTI NEDİR?

ABD Hazine Bakanlığı Vergi Dairesi (IRS) TÜRGEV ve ENSAR Vakıfları’nın ortaklaşa ABD’de kurduğu TÜRKEN Vakfı’na yapılan milyonlarca dolarlık bağış miktarını CHP ABD Temsilciliğine bildirdi.

ABD Hazine Bakanlığı Vergi Dairesi (IRS) TÜRGEV ve ENSAR Vakıfları’nın ortaklaşa ABD’de kurduğu TÜRKEN Vakfı’na yapılan milyonlarca dolarlık bağış miktarını CHP ABD Temsilciliğine bildirdi.
CHP ABD Temsilcisi Yurter Özcan, Vergi Dairesi’ne yapılan resmi müracaatın karşılık bulduğunu belirterek, TÜRKEN Vakfı’yla ilgili 53 sayfalık belgenin ABD yetkilileri tarafından kendilerine ulaştırıldığını açıkladı.
Önemli bilgilerin yer aldığı belgeler arasında TÜRGEV ve Ensar Vakfı’nın ortaklaşa ABD’de kurduğu TÜRKEN Vakfı’na kuruluş yılı 2014 yılından itibaren 2017 mali yılı sonuna kadar ’54 milyon 250 bin dolar’ (yaklaşık 330 milyon TL) bağış yapıldığı bilgisi yer alıyor.
ABC gazetesinden Yılmaz Polat’ın haberine göre; ‘7/1/20124 ‘ ile 06/30/2015’ tarihleri arasında 5 milyon dolar bağış yapılırken, bu rakam ‘07/01/2015 ile 06/30/2016’ yıllarında 23 milyon dolara çıkıyor. ‘07/01/2016 ile 06/30/2017’ vergi yılında ise rakam 25 milyon dolar olduğu görülüyor.
Yurter Özcan’ın verdiği bilgiye göre, TÜRKEN Vakfı’na 2018 ve 2019 yılında yapılan bağışlar gönderilen belgeler arasında yer almıyor.
“Son 2 senede gelen bağışlar (2018-2019) ABD Hazine Bakanlığına henüz bildirilmemiş. Biz o rakamları da talep ettik, bize ulaşınca kamuoyu ile paylaşacağız” dedi, bildirilen rakamların önceden tahmin ettikleri rakamların üstünde olduğunu söyledi.
CHP’ye gönderilen belgeler arasında Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı TÜRGEV adına Bilal Erdoğan’la Ensar Vakfı adına İsmail Cenk Dilberoğlu’nun imzasıyla Amerika’nın Delaware Eyalet Dışişleri Bakanlığına ‘Turken foundation, Inc’ için gönderilen 15 maddelik 4 sayfa mektupta yer alıyor.
Erdoğan ve Dilberoğlu, Fatih-İstanbul adresli iki vakıf temsilcisi olarak , ‘kuruluş belgesi’ başlıklı müracaat formunda, Türken Vakfı’nın amaçlarını sıralıyor, “Türk ve Müslüman öğrencilere güvenli, destekleyici, kültürel uygun konut sağlaması” taahhüdünde bulunuyorlar.
Özcan, “5 sene önce kurulmuş bu vakıf New York’ta devam eden gökdelen inşaatı ve Muhammed Ali’nin Michigan’daki çiftliğini satın almak dışında pek bir faaliyette bulunmamış. Öğrencilere verileceği iddia edilen burslar ve diğer desteklere ne oldu ?” dedi.
“ABD’deki vakıflar hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye ve Türk milletinin hakkının takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye ekledi.
İşte o belgeler: 

 

İktidar (Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası) - Robert Greene


GÜÇ SAHİBİ OLMANIN 48 YASASI
(Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası)
 Robert Greene
İçindekiler 
ÖNSÖZ 
YASA 1: Efendinizi Asla Gölgede llmıkmayın 19 Y/ 5A
YASA 2: Arkadaşlarınıza Asla Fazla Güvenmeyin, 
Düşmanlarınızı K11llanı11ayı Öğrenin 
YASA 3: Niyetinizi Gizleyin 
YASA 4: Her üıman (ierekenden /Jo,ha Azını Söyleyin 
YASA 5: Öyle Çok Şey Şöhrete JJo,yanır ki ... Onu Canınız Pahasına Koruyun 
YASA 6: Ne Pahasına Olursa Olsun Dikkat Çekin 
 YASA 7: İşi Başkalarına Yaptırın, Ama ÖVgüleri Hep Siz Toplayın
YASA 8: İnsanların Size Gelmelerini Sağlayın, Gerekirse Yem Kullanın 
YASA 9: Eylemlerinizle Kıızanm, Asla Tartışmayla Değil
YASA 10: Bulaşıcı Hastalık: Mutsuz ve Şanssız Olanlardan Kaçın
YASA 11: İnsanları &ndinize Bağımlı Kılmayı Öğrenin
 YASA 12: Kurbanınızı Savunmasız Bırakmak İçin Seçici Dürüstlük ve Cömertliği Kullanın 
YASA 13: Yardım İstediğinizde İnsanların Çıkarlarına Hitap Edin, Merhamet ya da Minnettarhklarına Değil 
YASA 14: Bir Dost Gibi Görünün, Casus Gibi Çalışın 
YASA 15: Düşmanınızı Tamamen Ezin 
YASA 16: Saygı ve Şerefinizi Arttırmak İçin Yokluğu Kullanın 
YASA 17: Önceden Kestirilemezlik Havası Yaratarak Çevrenize Korku Salın 
YASA 18: Korunmak İçin Kııleler Yapmayın, Kendinizi Toplumdan Ayırmak Tehlikelidir 
YASA 19: Kiminle /Jo,ns Ettiğinizi İyi Bilin, Asla Yanlış Kişinin Ayağına Basmayın 
YASA 20: Kitnseye Bağlanmayın  
YASA 21: Enayi Avlamak İçin Enayi Rolü Yapın, Avınızdan JJo,ha Aptal Görünün
YASA 22: Teslim Olma Taktiğini Kullanın, üıyıjlığı Güce Dönüştürün 
236 -5-

YASA 23: Güçlerinizi Yoğunlaştırın  246 
YASA 24: Mükemmel Saray Mensubunu Oynayın 255 
YASA 25: Kendinizi Yeniden Yaratın 273 YASA 26: Ellerinizi Kirletmeyin 284 
YASA 27: Kendinize Takipçiler Yaratmak İçin İnsanların İnanma İhtiyacını Kullanın 306 
YASA 28: Cesaretle Eyleme Geçin 323 
YASA 29: Her Şeyi Sonuna Kadar Planlayın  336 
YASA 30: Başanlarınızı Fazla Çaba Harcanmamış Gibi Gösterin 
YASA 31: Seçenekleri Kontrol Edin: Diğerltrinin Sizin Dağıttınız Kartlnrla Oynamalarını Sağlayın 
YASA 32: İnsanların Fantezileriyle Oynayın 
372 YASA 33: Herkesin 'Zayıf Noktasını Keşfedin  
YASA 34: Kral Muamelesi Görmek İçin Krallar Gibi Davranın
YASA 35: 'Zamanlama Sanatında Ustalaşın 412 
YASA 36: Sahip Olanuıdıklnrınızı Küçümseyin: Onlara Aldırmamak En İyi İntikamdır 
YASA 37: İlgi Uyandıran Görünümler Yaratın 
YASA 38: İstediğiniz Gibi Düşünün, Ama Başka/an Gibi Davranın
YASA 39: Balık Yakalamak İçin Suları Kanştırın 
YASA 40: Bedava Yemeğe Değer Vermeyin
YASA 41: Büyük Adamın Ayakkabılarını Giymekten Kaçının 
YASA 42: Çobanı Vurun, Koyunlar Dağılacaktır  
YASA 43: Diğerlerinin Kalpleri ve Zihinleri Üzerinde Çalışın. 
YASA 44: Ayna Etkisiyle Ellerini Kollarını Bağlayıp Çileden Çıkarın
YASA 45: Değişimin Gerekli Olduğunu Öğütleyin Ama Ani ve Büyük Değişimlerden Kaçının 
YASA 46: Asla Çok Mükemmel Görünmeyin  
YASA 47: Amaçladığınız Hedefi Aşmayın; 'Zafere Ulaştığınızda Ne 'Zaman Duracağınızı Bilin 
YASA 48: Şekilsizliğe Bürünün 

30 Ağustos 2019

PEYGAMBER EFENDİMİZ’E SUİKAST GİRİŞİMİ

PEYGAMBER EFENDİMİZ’E SUİKAST GİRİŞİMİ 

NÜBÜVVETİ,SİYER-İ NEBÎ
Peygamber Efendimiz’e kim suikast düzenledi? 
İşte Hz. Peygambere suikast olayı…
Mekke’nin gün geçtikçe boşaldığını gören müşrikler, yavaş yavaş işin kendileri açısından vehâmetini kavramaya başladılar. Hemen bir fesat ocağı olan Dâru’n-Nedve’de toplandılar. Toplantıya Necidli olduğunu söyleyen bir ihtiyar da katılmıştı. Bu ihtiyar, insan sûretine girmiş şeytandan başkası değildi.
Ne yapacaklarını uzun uzun tartıştılar. Peygamber Efendimiz’i yakalayıp hapsetmek veya Mekke’den sürüp çıkarmak gibi birçok teklifler ileri sürüldü. Tekliflerin hepsine şeytan karşı çıktı. Sonunda en rezil bir kararda fikir birliğine vardılar:
Allâh Resûlü’nü -sallâllâhu aleyhi ve sel­lem- öldürmek!..

DEVRİNİN FİRAVUN’U
Bu teklifi, devrinin Firavun’u olan Ebû Cehil şöyle dile getirmişti:
“–Her kabîleden birer silâhlı genç bulalım. Gençlerin hepsi O’na bir anda saldırsınlar. Hep birlikte vurup öldürsünler. Böylece O’ndan kurtulalım, rahata kavuşalım! Delikanlılar bu şekilde yapınca, O’nun kanı bütün kabîlelere dağılmış olur! Abdi Menaf Oğulları ise, bütün kabîlelerle savaşmaya güç yetiremezler, diyet almaya râzı olurlar. Biz de, Abdi Menaf Oğulları’na O’nun diyetini öderiz!” dedi.
Necidli bir ihtiyar kılığındaki şeytan -lânetullâhi aleyh-:
“−İşte en yerinde söz, bu adamın sözüdür! Bundan daha mâkul bir teklif olamaz!” dedi. (İbn-i Hişâm, II, 93-95)
Bu karar alındığı sırada Allâh Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Mekke’de âdeta yapayalnız kalmıştı. O, ümmetine düşkün bir Peygamber olarak önce onları göndermiş, ken­disi de Muhâcirler’in gerisini kollamak gibi bir hareketi tercîh etmişti. Zâten murâd-ı ilâhî de böyleydi. Hattâ mukaddes yolculukta biricik yoldaşı olacak olan Ebûbekir -radıyallâhu anh-, hicret için kendisinden izin istediğinde:
“–Sabret!” buyurmuş ve ilâve etmişti:
“–Belki Allâh sana hayırlı bir yol arkadaşı verir!” 
(İbn-i Hişâm, II, 92)
Buna çok sevinen Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh-, hicrete hazırlık olmak üzere sekiz yüz dirheme satın aldığı iki deveyi, evinde dört ay îtinâ ile besledi. 
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 45)

HİCRET EMRİ
Müşrikler, almış oldukları kararı tatbîk için harekete geçtiklerinde, Allâh Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de hicret için emr-i ilâhîyi almıştı:
وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِى مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا
“(Resûlüm!) De ki: Ey Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla! Çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla! Bana katından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver!” 
(el-İsrâ, 80)
Bu âyet-i kerîmeden başka, Cebrâîl -aleyhisselâm- da müşriklerin kurdukları hîle­leri Hazret-i Peygamber’e bildirmiş ve:
“–Bu gece yatağına yatmayacaksın!” demişti. 
(İbn-i Hişâm, II, 95)
Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, gündüzün herkesin istirahat ettiği öğle sıcağında Ebûbekir -radıyallâhu anh-’ın yanına gidip hicret emrinin geldiğini bildirdi.
Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh- sordu:
“–Berâber miyiz ey Allâh’ın Resûlü!”
Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Evet, berâberiz!” buyurdular.
Hazret-i Ebûbekir bu cevaptan öyle memnûn ve mesrûr oldu ki, göz pınarlarından taşan sevinç damlaları, O’nun gönül âlemini en güzel bir şekilde aksettiriyordu.[1]
Daha sonra Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Hazret-i Ali’yi çağırarak hic­reti haber verdi ve üzerinde bulunan emânetleri yerlerine teslîm etmesi için O’nu vekil bı­raktı. Çünkü Mekke’de, kıymetli bir eşyâsı olup da, sıdkını ve emînliğini bildikleri için, onu Resûlullâh’a emânet etmeyen kimse yoktu.
Müşriklerin plânlarına tedbîr olarak da şöyle buyurdu:
“–Yâ Ali! Bu gece benim yatağımda sen yat! Şu hırkamı da üstüne ört; korkma! Sana hoşlanmayacağın bir şey isâbet etmeyecektir!” (İbn-i Hişâm, II, 95, 98)
Allâh Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in, hırkasını Hazret-i Ali’nin üzerine ört­türmesi, aynı zamanda eşyâ ile teberrüke bir misâl teşkil eder. Bunun benzeri misâller çoktur.
Nitekim Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Veysel Karânî’ye de hırkasını göndermiş ve:
“Bunu sırtına giysin, ümmetime duâ etsin!” buyurmuştur. (Feridüddîn Attâr, Tezkiretü’l-Evliyâ, s. 21)[2]
Burada dikkat çeken diğer bir husus da Hazret-i Ali’nin -radıyallâhu anh- Resûlullâh’a -sallâllâhu aleyhi ve sellem- olan teslîmiyetidir. Zâten sahâbe-i kirâm hazarâtı, Allâh Resûlü’nün emirlerine teslîmiyette aslâ tereddüt göstermezler, O’nun söz ve fiillerine tâbî olmakta kesinlikle ihmalkâr davranmazlardı. Hiçbir zaman neden ve niçin diye sormazlar, verilen emir ne ise derhâl onu yerine getirirlerdi. Sünnetlerinden hiçbirini terk etmemeye, hepsiyle istisnâsız amel etmeye gayret eder, O’nun yolunu terk ettiklerinde dalâlete düşeceklerini çok iyi bilir ve bundan korkarlardı. Ashâbın Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’ye bağlılığı, gölgenin sâhibine bağlılığı gibiydi.[3]

“BAS OMUZLARIMA”
Hazret-i Ali -kerremallâhu vecheh- şöyle anlatıyor:
“Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Mekke’den hicret edeceği zaman berâber Kâbe’ye gittik. 
Kâinâtın Efendisi bana:
«−Otur!» buyurdu.
Omzuma basıp Kâbe’ye çıkmak istedi. Birden gücüm kuvvetim gitti! Fahr-i Âlem Efendimiz benim kuvvetten düştüğümü görünce, hemen omzumdan indi. Kendisi yere çökerek:
«−Bas omuzlarıma!» buyurdu.
Omuzlarına bastım. Bana birden öyle bir güç kuvvet geldi ki, istesem semânın ufuklarına ulaşabileceğimi hissettim! Nihâyet, Beytullâh’ın üstüne çıktım. Orada tunçtan veya bakırdan bir put vardı. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana:
«−Onu aşağı at ey Ali!» buyurdu.
Aşağı atar atmaz o, sırça bir çanak gibi kırılıverdi!
Hemen Kâbe’nin üzerinden indim. Herhangi bir kimse ile karşılaşmamak için hemen oradan uzaklaştık.” 
(Ahmed, I, 84; Hâkim, III, 6/4265)

PEYGAMBERİMİZİN TEVEKKÜL VE TESLİMİYETİ
Hicret gecesi, Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, daha hâne-i saâdetlerinden çıkmadan müşrikler evin etrâfını sarmışlardı. Fakat Allâh’a tevekkül ve teslîmiyeti sonsuz olan Hazret-i Peygamber’de -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hiçbir tereddüd, endişe ve telâş emâresi görülmüyordu. Resûl-i Ekrem Efendimiz, mübârek ellerine bir avuç toprak alarak müşriklerin üzerine serpti ve Yâ-sîn Sûresi’nin şu âyet-i kerîmelerini okuyarak aralarından süzülüp geçti:
اِنَّا جَعَلْنَا فِى اَعْنَاقِهِمْ اَغْلاَلاً فَهِىَ اِلَى اْلاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ. وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لاَ يُبْصِرُونَ .
“Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelerine kadar dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar. (Ayrıca) önlerinden ve arkalarından birer set çektik de onları sardık; artık göre­mezler!” (Yâ-sîn, 8-9)
Göremezlerdi elbette! Çünkü onların kalplerinin körlüğü gözlerini âmâ etmişti. Aralarından geçen ise, Fahr-i Kâinât, Âlemlerin Efendisi, Varlık Nûru -aleyhissalâtü vesselâm- idi. Tabiî ki, kör kalplerin ve gözlerin Nûr’u görmesine imkân yoktu. Nitekim gör­mediler de!..
Bir kimse müşriklerin yanına gelip onlara:
“−Siz burada neyi bekliyorsunuz?” diye sordu.
Onlar:
“−Muhammed’i bekliyoruz!” dediler.
Bunun üzerine o şahıs:
“–Allâh sizi umduğunuza erdirmesin! Vallâhi Muhammed çıkmış ve başınıza toprak saçıp gitmiş!” dedi.
Müşrikler ellerini başlarının üzerine sürdüklerinde, toprak içinde kaldıklarını gördüler. Hemen içeriye baktılar. Peygamber Efendimiz’in döşeğinde birisinin uyumakta olduğunu gördüler:
“−İşte Muhammed! Örtüsüne bürünmüş uyuyor!” dediler.
Hemen yatağa doğru yürüdüler. Yataktaki zât doğrulup onlara bakınca müşrikler şaşkınlıktan donakaldılar, gözlerine inanamadılar! Zîrâ karşılarındaki Allâh’ın Rasûlü değil, Hazret-i Ali idi!
Kendi kendilerine:
“−Vallâhi, adamın bize söylediği doğru imiş!” dediler.
Kureyş müşrikleri, Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’a öfkeyle:
“−Amcanın oğlu nerede ey Ali!?” diye bağırdılar.
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-:
“−Bilmiyorum, bu hususta bir fikrim yok! Hem O’nun üzerinde gözcü de değilim! Siz O’na Mekke’den çıkıp gitmesini söylediniz! «Bizden ayrıl, git!» dediniz. O da çıkıp gitti.” dedi.
Bunun üzerine müşrikler Hazret-i Ali’yi azarladılar ve tartakladılar; hattâ Mescid-i Harâm’a götürüp bir süre hapsettikten sonra bıraktılar. 
(İbn-i Hişâm, II, 96; Ahmed, I, 348; Ya’kûbî, II, 39)
Kalpleri kilitli ve hakîkate âmâ olan bedbahtlar, hâne-i saâdetin etrâfında çirkin bir niyetle beklerlerken, Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ilâhî emniyet içinde, çoktan Ebûbekir -radıyallâhu anh-’ın evine varmıştı. Çünkü müşriklerin bir plânı vardı, ama Allâh’ın da bir plânı vardı ki, onun dışında geçerli olabilecek hiçbir hüküm yoktu. 
Bu husûsu Cenâb-ı Hak şöyle bildirir:
وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللهُ وَاللهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
“(Ey Rasûlüm!) Kâfirler Sen’i tutup bağlamak veya öldürmek yahud Sen’i (yurdundan) çıkarmak için Sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (Sana) tuzak kurarlarken, Allâh da (onlara) mekir (tuzak) kuruyordu. Çünkü Allâh, mekir(tuzak) kuranların en ha­yırlısıdır.” (el-Enfâl, 30)
[1] Bkz. İbn-i Hişâm, II, 97-98.
[2] Ayrıca bkz. Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 223-225.
[3] Bkz. Buhârî, Humus, 1; Müslim, Cihâd, 52; Ebû Dâvûd, Harac, 18; Ahmed, I, 10.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa 1, Erkam Yayınları

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...