13 Ekim 2017

KUMEYL DUASI




kumeyl duası ile ilgili görsel sonucu

KUMEYL DUASI

(Kumeyl duası olarak Ehl-i Beyt kaynaklarında meşhur olan bu dua, Hz. Ali’nin sır arkadaşı Kumeyl bin Ziyad'a Hızır'ın duası diye öğrettiği engin maarifi içeren bir duadır.. )

Ey Rabbim,
Her şeyi kaplayan rahmetinden
Her şeye gücü yeten kuvvetinden
Önünde her şeyin boyun eğdiği kudretinden
Karşısında hiçbir şeyin duramadığı izzetinden
Her şeyi kaplayan azametinden
Her şeyi kuşatan ilminden
Her şeyi aydınlatan nurundan
İstiyor ve bekliyorum

Ey nur, Ey Kuddüs, Ey ilklerin ilki ve sonların sonu
Rabbim, İsmet perdesini yırtan günahlarımı affet
Nimetleri değiştiren hatalarımı affet
Duaların kabulünü engelleyen
Belalar getiren
İşlediğim bütün günahları ve yaptığım bütün hataları affet.
Rabbim, zikrinle sana yaklaşabilirim, biliyorum.
Rahmetinden beni kendine yaklaştırmanı diliyorum.
Bana şükrü öğretmeni
Zikrini ilham etmeni diliyorum.
Bana merhamet etmeni
Beni, verdiğine razı ve kanaatkar kılmanı diliyorum.
Sen ki ihtiyacı olana verirsin
Kapına geleni geri çevirmezsin.
Ey rabbim senin saltanatın yücedir.
Kimine gizli, kimine apaçıksın

Rabbim, biliyorum ki
Senden başka günahlarımı bağışlayacak
Suçlarımı örtecek kimse yok.
Biliyorum ki ben nefsime zulmettim.
Sana itaat etmedim.
Bütün bunlara rağmen beni unutmadığından
Ve bana lütfettiğinden dolayı
Kalbim sana kavuşma arzusuyla yanıyor
Rabbim biliyorum ki sen benim dostumsun
Her kötülüğümü örtersin
Başıma gelen her belayı hafifletirsin

Rabbim görüyorsun ki
Zincirlerim beni çökertti.
Çirkin ve boş emellerim beni senden uzaklaştırdı.
Dünya beni aldattı.
Gururum ve kayıtsızlığım kalbimi katılaştırdı
Rabbim biliyorum ki sen benim dostumsun
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar
Affet beni ey Rabbim

Farz edeyim ki senin ateşine dayandım.
Her acıya göğüs gerdim
Ama senin rahmetinden bir an bile uzak kalmaya dayanamam biliyorsun

Ey Kerim ve Rahim olan Rabbim
Yemin ediyorum ki eğer konuşmama izin verirsen
Senin kapında her an coşarım
Feryat edenlerin feryadı gibi kapında feryat ederim,
Kaybedenlerin ağlaması gibi ağlarım.
Nerdesin? Çağırıyorum seni ey müminlerin dostu
Ümitsizlerin ümidi

Güçsüzlerin dayanağı
Ağlayanların sevgilisi
Seni vücudumun tüm zerreleriyle çağırıyorum.
Rahmetine ümitle koşuyorum.
Görüyorsun ki bu kalp senden ayrılmanın acısını duyuyor.
Bu dil seni anıyor.
Bu kalp seni arıyor ve ağlıyor.
Ah Rabbim o nasıl azapta kalabilir?
O senin affedeceğinden ümitlidir, emindir.
Senin sevgini arzuladığı halde ateş onu nasıl yakabilir.
Onun güçsüzlüğünü biliyorsun.
O bu acıları daha ne kadar taşıyabilir?
Sen ona yol gösterirsen ateşin sıcaklığı ona nasıl zarar verebilir?
O seni Rabbim diye çağırmaktadır.
Ruhunda senin izlerin varken onu nasıl ateşe atabilirsin?
Hayır asla sen bunları yapmazsın
Ben senin keremini biliyorum.
Merhametini biliyorum.
Senin isimlerin mukaddestir.
Sen insanlara kendini tanıttın
Rahmetinle kalplerini okşadın
Rahmetini benden esirgeme Ey Rabbim
Bil ki sana muhtacım

Gizlice yaptığım günahlar senin ilmindedir.
Beni gizli günahlarımın ağırlığından kurtar.
Sen her şeye şahitsin.
Günahlarımı rahmetinle gizledin, biliyorum.
Rabbim sen her günahı bağışlayan ve her hatayı örtensin.
Sen benim fakirliğimden ve güçsüzlüğümden haberdarsın.

Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi

Yüceliğin adına seni anmama yardım et
Boş emellerim, günahlarım, aşırılıklarım, bilgisizliğim ve gafletimden dolayı senin af kapını gözyaşımla çalıyorum.
Biliyorum ki derdimin ilacı sensin.
Ey Rabbim, benim kimim var senden başka
Affı ve rahmeti başka kimden isteyeyim.
Bu kadar günah ve aşırılıktan sonra sana geldim
Pişman ve perişanım
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar.
Gözyaşımla sana dönüyor, günahımı itiraf ediyorum.
Yalnız sana sığınıyor, özrümün kabulü için af diliyorum.
Beni affet Rabbim, beni affet.

Ey Rabbim senin rahmetini gördükten sonra beni yakacağına inanayım mı?
Keşke bilseydim
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara direncimin azlığını biliyorsun.
Ve biliyorsun ki ben senin ayrılığına dayanamam.
Gözyaşımla çağırıyorum seni ey Müminlerin dostu.
Feryat edenlere cevap veren
Ey sadık yüreklerin dostu
Beni bu gece ve her saatte affet
Her günahı işlemiş ve her günde bulaşmışım
Sen hepsine şahitsin
Gizli olanı sen rahmetinle gizledin
Beni çirkin günahlarımın ağırlığından kurtar
Yüreğim dostluğunu kaldıramaz
Ama kalbim sevgini hissedebilir.
Rabbim sana böylece inanamamıştık ve senin sevginden habersizdik

Ey Kerim ve Rahim olan Rabbim
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara karşı gücümü arttır.
Bana kudretinle güç ver.
Biliyorsun ki ben sana muhtacım
İlahi
Bilmiyorum sana neleri şikayet edeyim.
Zorlukları mı?
İnsanları mı?
Üzerime gelen günah ve belaları mı?
Beni affet Rabbim.
Her şeye sabrettim ama senin ayrılığına sabredemem.
Beni hizmetine al.
Sana sürekli bir kul olayım
Güvencim, dayanağım, dostum sevdiğim sensin.
Her halimde sana koşarım.
Bana kuvvet ver.
Kapına gelmeme yardım et
Uğrunda her şeyimi vermem için bana güç ve nur ver.
Huzurunda değişmez olayım.
Sana koşanlarla birlikte sana koşayım.
Seni sevenlerle birlikte seni seveyim
Rahmetin ve kudretinle koru beni
Hatalarımı affet.

Değil mi ki sen kullarına bu hükmü verdin.
Bana yönelin, benden isteyin, kabul edeyim dedin
Ben de yüzümü sana çevirdim
Elimi sana uzattım
Silahı, ağlamak ve sermayesi ümit olan şu kulun
Senin kapına geldi
eğer affedersen bu senin şanındır.
eğer bağışlamazsan hangi kapıya gideyim.
Hangi kapı var.
Senden başka Rab yok ki onun kapısına gidilsin
Tüm zerrelerimle sana sığınıyorum Rabbim,
Rahmetinle, şefkatinle beni kucakla…

Amin...Amin...Amin....

Kumeyl duası meşhur dualardan biridir. Allame Meclisi (r.a) di-yor ki: Hızır (a.s) duası olan bu dua en güzel dualardandır.

Emirulmüminin Hz. Ali (a.s) bu duayı özel ashabından olan Kumeyl b. Ziyad'a öğretmiştir. Bu dua Şaban ayının on beşinci gecesinde ve yine her Cuma gecesinde okunur; düşmanların zararından korunmak, rızkın artması ve günahların bağışlanmasında önemli bir etki-si vardır. Şeyh ve Seyyid bu duayı nakletmişlerdir ve ben ise onu “Misbahu'l-Müteheccid" kitabından naklediyorum:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اَللَّهُمَّ اِنِِّى اَسْاَلُكَ بِرَحْمَتِكَ الَّتِى وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ وَ بِقُوَّتِكَ الَّتِى قَهَرْتَ بِهَا كُلَّ شَىْءٍ وَ خَضَعَ لَهَا كُلُّ شَىْءٍ وَ ذَلَّ لَهَا كُلُّ شَىْءٍ وَ بِجَبَـرُوتِكَ الَّتِى غَلَبْتَ بِهَا كُلَّ شَىْءٍ

Bismillahirrahmanirrahim

Allahumme innî es'eluke bi-rahmetikelleti ve-siat kulle şey'in ve bi-guvvetikelletî gaharte biha kulle şey'in ve hazaa leha kullu şey'in ve zelle leha kullu şey'in ve bi-ceberûtikelletî galebte bi-ha kulle şey'in.

Anlamı:

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla

Allah'ım! Senin her şeyi kaplayan rahmetin hakkına; kendisiyle her şeye üstün geldiğin, karşısında her şeyin boyun eğdiği ve her şeyin ram olduğu gücün hakkına; her şeye gâlip gel-diğin ceberûtun (azametin) hakkına; (senden niyaz ederim.)

وَ بِعِـزَّتِكَ الَّتِى لاَ يَقُومُ لَهَا شَىْءٌ وَ بِعَظَمَـتِكَ الَّتِى مَلَاَتْ كُلَّ شَىْءٍ وَ بِسُلْطَانِكَ الَّذِى عَلاَ كُلَّ شَىْءٍ وَ بِوَجْـهِكَ الْبَاقِى بَعْدَ فَنَاءِ كُلِّ شَىْءٍ وَ بِاَسْمَائِكَ الَّتِى مَلَاَتْ اَرْكَانَ كُلِّ شَىْءٍ وَ بِعِلْـمِكَ الَّذِى اَحَاطَ بِكُـلِّ شَـىْءٍ وَ بِـنُورِ وَجْـهِكَ الَّذِى اَضَـاءَ لَهُ كُـلُّ شَىْءٍ

Ve bi-izzetike'lletî la yegûmu leha şey'un ve bi-azametike'lletî mele'et kulle şey'in ve bi-sultani-ke'llezî ala kulle şey'in ve bi-vechike'l-bagî ba'de fenai kulli şey'in ve bi-esmaike'lletî meleet erka-ne kulli şey'in ve bi-ilmike'llezî ehate bi-kulli şey'-in ve bi-nûri vechike'llezî ezâe lehu kullu şey'in.

Anlamı:

Önünde hiçbir şeyin duramadığı izzetin hakkına ve her şeyi dolduran azametin hakkı-na; her şeye üstün gelen saltanatın hakkına; her şeyin fani olmasından sonra bâki kalacak vechin hakkına; her şeyin temellerini dolduran isimlerin hakkına; her şeyi ihata eden ilmin hakkına ve her şeyi aydınlatan cemalinin nuru hakkına; senden niyaz ederim.





يَا نُورُ يَا قُدُّوسُ يَا اَوَّلَ الْاَوَّلِينَ وَيَا آخِرَ الْآخِرينَ اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتِى تَهْتِكُ الْعِصَمَ اَللَّـهُمَّ اغْفِـرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتِى تُنْزِلُ النِّقَمَ اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتِى تُغَـيِّرُ النِّعَمَ اَللَّـهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتِى تَحْبِسُ الدُّعَاءَ اَللَّـهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتِى تُنْزِلُ الْبَلاَءَ

Ya Nûru, ya Guddûs, ya Evvel'el-evvelîn ve ya Ahir'el-ahirîn. Allahumme'ğfir liye'z-zunûbelletî tehtik'ul-isam. Allahumme'ğfir liye'z-zunûb'elletî tunzil'un-nikam. Allahumme'ğfir liye'z-zunûb'elletî tuğayyirun niam. Allahumme'ğfir liye'z-zunûb'el-letî tehbis'ud-dua. Allahumme'ğfir liye'z-zunû-b'elletî tunzil'ul-belâ.

Anlamı: 

Ey Nur, ey Kuddüs, ey ilklerin ilki ve ey ahirlerin ahiri! Allah'ım! Benim ismet perdesini yırtan günahlarımı bağışla. Allah'ım! Bedbaht-lıklara yol açan günahlarımı bağışla. Allah'ım! Nimetleri değiştiren günahlarımı bağışla. Allah'-ım! Duanın icabetini önleyen günahlarımı bağış-la. Allah'ım! Belanın inmesine sebebiyet veren günahlarımı bağışla.





اَللَّهُمَّ اغْـفِرْ لِى كُلَّ ذَنْبٍ اَذْنَبْـتُهُ وَكُلَّ خَطِيئَةٍ اَخْطَأْتُهَا اَللّهُمَّ اِنِّى اَتَقَرَّبُ اِلَيْكَ بِذِكْرِكَ وَ اَسْتَشْـفِعُ بِكَ اِلىَ نَفْسِكَ وَاَسْاَلُكَ بِجُودِكَ اَنْ تُدْنِيَنِى مِنْ قُرْبِكَ وَاَنْ تُوزِعَنِى شُكْرَكَ وَ اَنْ تُلْهِمَنِى ذِكْرَكَ اَللَّهُمَّ اِنِّى اَسْاَلُكَ سُؤَالَ خَاضِعٍ مُتَـذَلِّلٍ خَاشِعٍ اَنْ تُسَامِحَنِى وَ تَرْحَمَنِى

Allahumme'ğfir lî kulle zenbin eznebtuhu ve kulle hatietin ehta'tuha. Allahumme innî etegar-rabu ileyke bi-zikrike ve esteşfiu bike ila nefsike ve es'eluke bi-cûdike en tudniyenî min gurbik. Ve en tuzianî şukrake ve en tulhimenî zikrek. Allahumme innî es'eluke suale haziin mutezellilin haşiin, en tusamihenî ve terhamenî

Anlamı:

Allah'ım! İşlediğim bütün günahları ve yaptı-ğım bütün hataları bağışla. Allah'ım! Ben sana zikrinle yaklaşmak istiyorum. Seninle senden şefaat diliyorum; cömertliğin hakkına beni ken-dine yaklaştırmanı ve şükrünü eda etmeyi bana nasip etmeni ve zikrini bana ilham etmeni isti-yorum senden. Allah'ım! Huzu, huşu ve zelil ol-muş bir dille, senden hatalarıma göz yummanı,





وَ تَجْـعَلَنِى بِقَسْمِكَ رَاضِياً قَانِعاً و َفِى جَمِيعِ الاَحْوَالِ مُتَوَاضِعاً اَللّهُمَّ وَاَسْاَلُكَ سُؤَالَ مَنِ اشْـتَدَّتْ فَاقَتُهُ وَاَنْزَلَ بِكَ عِنْدَ الشَّدَائِدِ حَاجَتَهُ وَعَظُمَ فِيمَا عِنْدَكَ رَغْبَتُهُ اَللَّهُمَّ عَظُمَ سُلْطَانُكَ وَ عَلاَ مَكَانُكَ وَ خَفِىَ مَكْرُكَ وَ ظَهَرَ اَمْرُكَ

ve tec'elenî bi-gısmike raziyen gania. Ve fî cemi'il-ahvali mutevazia. Allahumme ve es'e-luke suale men'işteddet fegatuh. Ve enzele bike inde'ş-şedaidi haceteh. Ve ezume fîma indeke rağbetuh. Allahumme azume sultanu-ke ve ala mekanuke ve hafiye mekruke ve zahera emruke

Anlamı:

bana merhametli davranmanı, beni verdiğine razı ve yetinen ve her durumda mütevazı kıl-manı dilerim. Allah'ım! İhtiyaç ve yoksulluğu şiddetli olan ve hacetini zorluklar anında kapı-na getiren, katında bulunanlara büyük rağbeti olan kimsenin yalvarışı gibi sana yalvarırım. Allah'ım! Senin saltanatın azimdir ve mekâ-nın yücedir, tedbirin gizlidir ve fermanın âşikar;


وَ غَلَبَ قَهْرُكَ وَ جَرَتْ قُدْرَتُكَ وَ لاَ يُمْكِنُ الْفِرَارُ مِنْ حُكُومَتِكَ اَللَّهُمَّ لاَ اَجِدُ لِذُنُوبِى غَافِراً وَ لاَ لِقَـبَائِحِى سَاتِراً وَ لاَ لِشَىْءٍ مِنْ عَمَلِىَ الْقَبِيحِ بِالْحَسَنِ مُبَدِّلاً غَيْرَكَ لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْـحَانَكَ وَ بِحَمْدِكَ ظَلَمْتُ نَفْسِـى وَ تَجَرَّأْتُ بِجَهْلِى وَ سَكَنْتُ اِلَى قَدِيمِ ذِكْرِكَ لِى وَمَنِّكَ عَلَىَّ

ve galebe gahruke ve ceret gudretuk. Ve la yum-kin'ul-firaru min hukûmetik. Allahumme la ecidu li-zunûbî ğafiran ve la li-gabeihî satiran. Ve la li-şey'in min ameliye'l-gabîhi bi'l-haseni mubeddi-len ğayrek. La ilâhe illa ente; subhaneke ve bi-hamdik. Zalemtu nefsî ve tecerra'tu bi-cehlî. Ve sekentu ila gadîmi zikrike lî ve mennike aleyy.

Anlamı:

kahrın galip ve kudretin her yerde câridir ve senin hükümetinden kaçmak imkânsızdır. Allah'ım! Senden başka günahlarımı bağışlayacak, kabahatlerimi örte-cek, kötü amelimi iyiye çevirecek birini bulamam. Senden başka ilâh yoktur; münezzehsin; sana hamd ederim. Ben kendime zulmettim ve câhilliğim yü-zünden itaatsizlik yaptım ve beni (ta) eskiden beri unutmadığından ve bana lütuf ve ihsanından dolayı rahatladım (ve korkmadan sana isyan ettim).


اَللَّهُمَّ مَوْلاَىَ كَمْ مِنْ قَبِيحٍ سَتَرْتَهُ وَ كَمْ مِنْ فَادِحٍ مِنَ الْبَلاَءِ اَقَلْـتَهُ وَ كَمْ مِنْ عِثَارٍ وَقَيْـتَهُ وَ كَمْ مِنْ مَكْرُوهٍ دَفَعْـتَهُ وَ كَـمْ مِنْ ثَنَاءٍ جَمِيلٍ لَسْتُ اَهْلاً لَهُ نَشَرْتَهُ اَللَّهُمَّ عَظُمَ بَلاَئِى وَ اَفْرَطَ بِى سُوءُ حَالِى وَ قَصُرَتْ بِى اَعْمَالِى وَ قَعَدَتْ بِى اَغْلاَلِى وَ حَبَسَنِى عَنْ نَفْعِى بُعْدُ اَمَلِى

Allahumme mevlaye kem min kabîhin seter-teh. Ve kem min fadihin min'el-belai ekalteh, ve kem min isarin vegayteh, ve kem min mekrûhin defa'teh, ve kem min senain cemîlin lestu ehlen lehu neşerteh. Allahumme azume belaî ve efrate bî sûu hâlî ve kesurat bî a'malî. Ve gaedet bî eğ-lalî ve habesenî an nef'î bu'du emelî.

Anlamı:

Allahım! Mevlam! Nice kötülüklerimin üzeri-ni örttün; nice belaları benden geri çevirdin; nice hatalardan korudun beni; hoşa gitmeyen şeyleri uzaklaştırdın; layık olmadığım nice güzel övgüle-ri benim için yaydın.

Allah'ım! Belam büyümüş, halimin kötülüğü haddi aşmış; amellerim beni aciz bırakmış, (tutku) zincirlerim beni çökertmiş, yerlere sermiş; uzun arzularım beni menfaatimden alıkoyup hapsetmiş


وَخَدَعَتْنِى الدُّنْيَا بِغُرُورِهَا وَنَفْسِى بِجِنَايَتِهَا وَمِطَالِى يَاسَيِّدِى فَاَسْاَلُكَ بِعِزَّتِكَ اَنْ لاَ يَحْجُبَ عَنْكَ دُعَائِى سُوءُ عَمَلِى وَفِعَالِى وَ لاَ تَفْضَحْنِى بِخَفِىِّ مَااطَّلَعْتَ عَلَيْهِ مِنْ سِرِّى وَ لاَ تُعَاجِلْنِى بِالْعُقُوبَةِ عَلَى مَا عَمِلْتُهُ فِى خَلَوَاتِى مِنْ سُوءِ فِعْلِى وَاِسَاءَتِى وَدَوَامِ تَفْرِيطِى وَجَهَالَتِى وَ كَثْرَةِ شَهَوَاتِى وَ غَفْلَتِى

Ve hedaetni'd-dunya bi-ğurûriha ve nefsi bi-cina-yetiha ve mitalî. Ya Seyyidî, fees'eluke bi-izzeti-ke en la yehcube anke duaî sûu amelî ve fialî. Ve la tefzahnî bi-hafiyyi met'tale'te aleyhi min sırrî. Ve la tuacilnî bi'l-ukûbeti alâ ma amiltuhu fî halevatî, min sûi fi'lî ve isâetî ve devami tefritî ve cehaletî ve kesreti şehevatî ve ğafletî.

Anlamı:

ve dünya beni boş şeylerle aldatmış ve nefs-i em-marem, kendi cinayeti ve müsamahakârlığımla beni kandırmış. Ey seyyidim! İzzetinin hakkına (senden istiyorum ki); amelimin kötülüğü, duamın kabulünü önlemesin, bildiğin gizli sırlarımı aça-rak beni rezil etme. Gizlice işlediğim kötü amelim ve davranışım, sürekli tefritim ve cahilliğim, nef-sani isteklerim ve gafletimin çokluğu yüzünden, beni cezalandırmada acele etme.



وَكُنِ اللَّهُمَّ بِعِزَّتِكَ لِى فِى كُلِّ الاَحْوَالِ رَؤُوفاً وَعَلَىَّ فِى جَمِيعِ الأُمُورِ عَطُوفاً اِلَهِى وَرَبِّى مَنْ لِى غَيْرُكَ اَسْاَلُهُ كَشْفَ ضُرِّى وَالنَّظَرَ فِى اَمْرِى اِلَهِى وَمَوْلاَىَ اَجْرَيْتَ عَلَىَّ حُكْماً اِتَّبَعْتُ فِيهِ هَوٰى نَفْسِى وَلَمْ اَحْتَرِسْ فِيهِ مِنْ تَزْيِينِ عَدُوِّى فَغَرَّنِى بِمَا اَهْوٰى وَاَسْعَدَهُ عَلَى ذٰلِكَ الْقَضَاءُ

Ve kuni'llahumme bi-izzetike lî fî kulli'l-ahvali raufen. Ve aleyye fî cemii'l-umûri atûfen, ilâhî ve rabbî men lî ğayruke es'eluhu keşfe zurrî ve'n nazara fî emrî. İlâhî ve Mevlaye, ecreyte aleyye hukmen'ittebe'tu fîhi heva nefsî ve lem ahteris fîhi min tezyînî aduvvî. Feğarrenî bima ehva ve es'eduhu ala zalik'el-kâzâ.

Anlamı:

Allah'ım! İzzetin hakkına her durumda bana karşı merhametli ve bütün işlerimde rauf ol. Ma-budum, Rabbim! Senden başka kimim var ki, on-dan, kötü durumumu gidermesini ve işlerime neza-ret etmesini isteyebilirim. Mabudum, mevlam! Sen bana hükmettin; bense onlar hususunda nefsime uy-dum ve bu konuda düşmanımın günahları tezyin etmesinden korkmadım; böylece beni istediği gibi aldattı ve alınyazısı da bu işte ona yardımcı oldu;



فَتَجَاوَزْتُ بِمَا جَرٰى عَلَىَّ مِنْ ذٰلِكَ بَعْضَ حُدُودِكَ وَ خَالَفْتُ بَعْضَ اَوَامِرِكَ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَىَّ فِى جَمِيعِ ذٰلِكَ وَلاَ حُجَّةَ لِى فِيمَا جَرٰى عَلَىَّ فِيهِ قَضَاؤُكَ وَ اَلْـزَمَنِى حُكْمُكَ وَ بَلاَؤُكَ وَ قَدْ اَتَيْـتُكَ يَا اِلَهِى بَعْدَ تَقْـصِيرِى وَ اِسْرَافِى عَلَى نَفْسِى مُعْـتَذِراً نَادِماً مُنْكَسِراً مُسْتَـقِيلاً

Fetecaveztu bima cera aleyye min zalike ba'ze hudûdike ve haleftu ba'ze evamirike, felek'el-hamdu aleyye fî cemîi zalike ve la huccete lî fî-ma cera aleyye fîhi kazauke ve elzemenî hukmu-ke ve belauke. Ve gad eteytuke ya ilâhî ba'de tak-sîrî ve israfî alâ nefsî mu'teziran nadimen munke-siran mustakîlen

Anlamı: 

işte bu başıma gelenlerden dolayı bazı sınırları aştım ve bazı emirlerine karşı çıktım; bütün bunlardan sana hamd etmek benim vazifemdir. Hakkımda yürütülen kaza ve kaderin ve beni yakalayan hükmün ve imtihanın karşısında gösterecek hiçbir mazeret ve bahanem yoktur. Ve şu anda sana yöneldim Ey Rabbim! Ken-dimi ihmal edip işlediğim kusurlardan sonra; özür dileyerek, pişman ve perişanlık içerisinde



مُسْتَغْـفِراً مُنِيـباً مُقِرّاً مُذْعِناً مُعْـتَرِفاً لاَاَجِدُ مَفَرّاً مِمَّا كَانَ مِنِّى وَ لاَ مَفْزَعاً اَتَوَجَّهُ اِلَيْهِ فِى اَمْرِى غَيْرَ قَبُولِكَ عُذْرِى وَ اِدْخَالِكَ اِيَّاىَ فِى سَعَةِ رَحْمَتِكَ اَللَّهُـمَّ فَاقْبَلْ عُذْرِى وَ ارْحَـمْ شِدَّةَ ضُرِّى وَ فُـكَّنِى مِنْ شَدِّ وَثَاقِى

musteğfiren munîben mukirren mu'zinen mu'teri-fa. La ecidu meferran mimma kane minnî. Ve la mefzeen eteveccehu ileyhi fî emri ğayre gabûlike uzrî ve idhalike iyyaye fî seati rahmetik. Alla-humme fakbel uzrî verham şiddete zurrî. Ve fukkeni min şeddi vesakî.

Anlamı:

bağışlamanı ve mağfiret etmeni ümit ederek, tövbe edip tekrar (sana) yöneldim ve günahla-rımı ikrar ve takrir ve itiraf ederek senin huzu-runa geldim. İşlediğim günahlardan kaçacak bir mekân ve zor durumlarda sığınacak bir yer bulamıyorum; mazeretimi kabul edip beni son-suz rahmetine dahil etmenden başka ümidim yok. O hâlde mazeretimi kabul eyle Allah'ım; perişanlığımın şiddetine acı; zincirlerimden kurtar beni.

يَا رَبِّ ارْحَمْ ضَعْفَ بَدَنِى وَرِقَّةَ جِلْدِى وَدِقَّةَ عَظْمِى يَا مَنْ بَدَاَ خَلْقِى وَذِكْرِى وَتَرْبِـيَتِى وَبِرِّى وَتَغْذِيَتِى هَبْنِى لاِبْـتِدَاءِ كَرَمِكَ وَ سَالِفِ بِرِّكَ بِى يَا اِلَهِى وَ سَيِّدِى وَ رَبِّى اَتُرَاكَ مُعَذِّبِى بِنَارِكَ بَعْـدَ تَوْحِيدِكَ وَ بَعْـدَ مَا انْطَوٰى عَلَيْهِ قَـلْبِى مِـنْ مَعْرِفَـتِكَ وَ لَهِجَ بِهِ لِسَانِى مِنْ ذِكْرِكَ

Ya Rabbirhem za'fe bedenî ve riggate cildî ve diggate azmî. Ya men bedee halgî ve zikrî ve terbiyetî ve birrî ve teğziyetî. Hebnî li'btidaî ke-remike ve salifi birrike bî. Ya İlâhî ve Seyyidî ve Rabbî, eturake muezzibî bi-narike ba'de tevhî-dik. Ve ba'de mentava aleyhi kalbî min ma'rifetik. Ve lehice bihi lisanî min zikrike.

Anlamı:

Rabbim! Bedenimin zayıf, derimin ince ve kemiklerimin hassas oluşuna acı. Ey yaratı-lışını gerçekleştirip beni yad eden, beni ter-biye edip iyilik ve rızk veren; bağışının baş-langıcı ve bana yaptığın geçmiş iyiliklerin hür-metine beni affeyle. Ey mabudum, ey seyyi-dim ve Rabbim! Vahdaniyetine inandıktan son-ra; marifetin bütün kalbimi doldurduktan son-ra; dilim zikrinle meşgul olduktan, muhabbetin


وَاعْتَقَدَهُ ضَمِيرِى مِنْ حُبِّكَ وَبَعْـدَ صِدْقِ اعْتِرَافِى وَدُعَائِى خَاضِعاً لِرُبُوبِـيَّتِكَ هَيْـهَاتَ اَنْتَ اَكْرَمُ مِـنْ اَنْ تُضَـيِِّعَ مـَنْ رَبَّيْـتَهُ اَوْ تُبْعِدَ مَنْ اَدْنَيْـتَهُ اَوْ تُشَرِّدَ مَنْ اٰوَيْـتَهُ اَوْ تُسَـلِّمَ اِلَى الْبَلاَءِ مَنْ كَفَيْـتَهُ وَ رَحِمْـتَهُ

Ve'tegadehu zamirî min hubbike ve ba'de sıdgi'-tirafî ve duaî hazien li-rubûbiyyetik. Heyhat ente ekramu min en tuzeyyie men rabbeyteh, ev tub'-ide men edneytehu ev tuşerride men aveyteh ev tusellime ile'l-belai men kefeytehu ve rahimteh.

Anlamı:

içime işledikten, rubûbiyet makamına boyun e-ğerek sadakatle (günahlarımı) itiraf edip, doğ-rulukla (sana) dua ettikten sonra, beni cehen-nem ateşiyle azap etmen görülüp (inanılacak) şey mi? Böyle bir şey senden uzaktır ve sen kendi yetiştirdiğin birisini zayi etmezsin; ya-kınlaştırdığın birisini kendinden uzaklaştırma-dığın gibi barındırdığın birisini de kovmazsın veya yetiştirdiğin ve kendisine merhamet etti-ğin kimseyi belalara teslim etmezsin. Sen bü-tün bunlardan yücesin.



وَ لَيْتَ شِعْرِى يَا سَيِِّدِى وَ اِلَهِى وَ مَوْلاَىَ اَتُسَلِّطُ النَّارَ عَلَى وُجُوهٍ خَرَّتْ لِعَظَمَتِكَ سَاجِدَةً وَ عَلَى اَلْسُنٍ نَطَقَتْ بِتَوْحِيدِكَ صَادِقَةً وَ بِشُكْرِكَ مَادِحَةً وَ عَلَى قُلُوبٍ اعْتَرَفَتْ بِاِلَهِيَّتِكَ مُحَقِّقَةً وَ عَلَى ضَمَائِرَ حَوَتْ مِنَ الْعِلْمِ بِكَ حَتَّى صَارَتْ خَاشِعَةً وَ عَلَى جَوَارِحَ سَعَتْ اِلى اَوْطَانِ تَعَبُّدِكَ طَائِعَةً

Ve leyte şi'rî ya Seyyidî ve İlâhî ve Mevlay. Etusellit'un-nare ala vucûhin harret li-azametike sacide. Ve ala elsunin netekat bi-tevhidike sadiga. Ve bi-şukrike madiha. Ve ala gulûbin i'terafet bi-ilâhiyyetike muhakkika. Ve ala zema-ira havet min'el-ilmi bike hatta saret haşia. Ve ala cevarihe seat ila evtani taabudike taia.

Anlamı: 

Keşke bir bilseydim, ey seyyidim, mabu-dum ve mevlam! Azametin karşısında secdeye düşen yüzlere; sadakatle vahdaniyetine şeha-det eden ve şükrün için metheden dillere; ilâh-lığını gerçekten itiraf eden kalplere, senin ma-rifetinle dolup taşan ve böylece huşuyla eğilen batınlara cehennem ateşini musallat eder mi-sin? Ve itaat etmek üzere mâbetlere koşan ve

وَ اَشَارَتْ بِاسْتِغْـفَارِكَ مُذْعِنَةً مَا هٰكَذَا الظَّنُّ بِكَ وَ لاَ اُخْبِرْنا بِفَضْلِكَ عَنْكَ يَا كَرِيمُ يَا رَبِّ وَ اَنْتَ تَعْلَمُ ضَعْفِى عَنْ قَلِيلٍ مِنْ بَلاَءِ الدُّنْيَا وَ عُـقُوبَاتِهَا وَ مَا يَجْرِى فِيهَا مِنَ الْمَكَارِهِ عَلَى اَهْلِهَا عَلَى اَنَّ ذٰلِكَ بَلاَءٌ وَ مَكْرُوهٌ قَـلِيلٌ مَكْثُهُ يَسِيرٌ بَقَاؤُهُ قَصِيرٌ مُدَّتُهُ فَكَيْفَ احْتِمَالِى لِبَلاَءِ الْآخِرَةِ

Ve eşaret bi'stiğfarike muz'ine. Ma hakeze'z-zannu bike ve la uhbirna bi-fazlike anke ya Kerî-mu, ya Rabb. Ve ente te'lemu za'fî en kalîlin min belai'd-dunya ve ukûbatiha. Ve ma yecrî fîha mi-n'el-mekarihi ala ehliha. Alâ enne zalike belaun ve mekrûh, kalîlun meksuh, yesîrun bekauh, ka-sîrun muddetuh. Fe-keyfehtimalî li-belai'l-ahire.

Anlamı:

günahını itiraf ettiği hâlde senden mağfiret dile-yen uzuvları (azaba düçar eder misin?) Senin hak-kında böyle düşünülemez; senin fazl-u keremin bize böyle tanıtılmamıştır, ey kerem sahibi, ey Rabb! Dünyanın azıcık bela ve cezası ve ondaki zorluklar karşısında benim tahammülsüzlüğümü sen biliyorsun. Halbuki dünyadaki bela ve zor-lukların devamı az, tahammülü kolay ve süresi kı-sadır; o hâlde nasıl tahammül edeyim ahiretteki

وَ جَلِيلِ وُقُوعِ الْمَكَارِهِ فِيهَا وَ هُوَ بَلاَءٌ تَـطُولُ مُدَّتُهُ وَ يَدُومُ مَقَامُهُ وَ لاَ يُخَـفَّفُ عَنْ اَهْـلِهِ لِاَنَّهُ لاَ يَكُونُ اِلاَّ عَنْ غَضَبِكَ وَاْنتِـقَامِكَ وَسَخَطِكَ وَ هٰذَا مَا لاَ تَـقُومُ لَهُ السَّمٰـوَاتُ وَالْاَرْضُ يَا سَيِّدِى فَكَيْفَ لِى وَ اَنَا عَبْدُكَ الضَّعِيـفُ الـذَّلِيـلُ الْحَقِيـرُ الْمِسْكِينُ الْمُسْـتَكِينُ

ve celîli vukû'il-mekarihi fiha. Ve huve belaun te-tûlu muddetuh, ve yedûmu mekamuh. Ve la yu-haffefu an ehlih. Liennehu la yekûnu illa an ğaza-bike ventigamike ve sahetik. Ve haza ma la tekû-mu lehu's-semavatu ve'l-arz. Ya seyyidî fekeyfe lî ve ene abduk'ez-zaîf'uz-zelîl'ul-hakir'ul-miskin'ul-mustekin.

Anlamı:

belaya; orada meydana gelecek büyük zorluk ve acılara? Halbuki o belanın müddeti uzun, kalışı süreklidir ve ehline bir hafifletme de olmaz. Çünkü bu azap, senin gazap, intikam ve hoşnut-suzluğundan kaynaklanır. Bu ise göklerin ve yerin dayanamayacağı bir şey. Ey seyyidim! O zaman senin güçsüz, zelil, hakir, muhtaç ve biçare bir kulun olan ben nasıl dayanabilirim?



يَا اِلَهِى وَ رَبِّى وَ سَيِّدِى وَ مَوْلاَىَ لِاَىِّ الْاُمُورِ اِلَيْكَ اَشْكُو وَ لِمَا مِنْهَا اَضِجُّ وَ اَبْكِى لِاَلِيمِ الْعَذَابِ وَ شِدَّتِهِ اَمْ لِطُولِ الْبَلاَءِ وَ مُدَّتِهِ فَلَئِنْ صَيَّرْتَنِى لِلْعُقُوبَاتِ مَعَ اَعْدَائِكَ وَ جَمَعْتَ بَيْنِى وَ بَيْنَ اَهْلِ بَلاَئِكَ وَ فَرَّقْتَ بَيْـنِى وَ بَيْنَ اَحِبَّائِكَ وَ اَوْلِيَائِكَ فَهَبْنِى يَا اِلَهِى وَ سَيِّدِى وَ مَوْلاَىَ وَ رَبِّى

Ya ilâhî ve Rabbî ve seyyidî ve mevlaye, li-eyyi'l-umûri ileyke eşkû ve lima minha eziccu ve ebkî. Li-elîm'il-azabi ve şiddetih, em litûl'il-belai ve muddetih. Fe-lein seyyertenî li'l-ugûbati maa a'-daike ve cema'te beynî ve beyne ehli belaik, ve ferragte beyni ve beyne ehibbaike ve evliyaik, fehebnî ya ilâhî ve seyyidî ve mevlaye ve rabbî,

Anlamı:

Ey mabudum, Rabbim, seyyidim ve ey mev-lam! Hangi şeyden dolayı sana şikâyette buluna-yım ve hangisi için ağlayıp sızlanayım ben? A-zabın elem ve şiddetine mi? Yoksa belanın de-vamı ve süresinin uzunluğuna mı? Eğer bana ceza çektirmek için düşmanlarının yanında yer verirsen ve bela ehliyle beni bir araya toplarsan, beni dostların ve velilerinden ayırırsan, ey ma-budum, ey seyyidim, mevlam ve Rabbim!



صَبَرْتُ عَلَى عَذَابِكَ فَكَيْفَ اَصْـبِرُ عَلَى فِرَاقِـكَ وَ هَبْـنِى صَبَرْتُ عَلَى حَرِّ نَارِكَ فَكَيْفَ اَصْبِرُ عَنِ النَّـظَرِ اِلَى كَرَامَـتِكَ اَمْ كَـيْفَ اَسْـكُنُ فِى النَّارِ وَ رَجَائِى عَفْوُكَ فَبِعِـزَّتِكَ يَا سَـيِّدِى وَ مَوْلاَىَ اُقْسِمُ صَادِقاً لَئِنْ تَرَكْتَنِى نَاطِقاً لَاَضِجَّـنَّ اِلَيْكَ بَيْنَ اَهْلِهَا ضَجِيجَ اْلآمِلِينَ

sabertu ela azabike, fe-keyfe asbiru ala firagik. Ve habnî ya ilâhî sabertu ala harri narike, fe-keyfe asbiru an'in-nazari ila kerametik. Em keyfe eskunu fi'n-nari ve recaî afvuk. Febi-izzetike ya Seyyidî ve Mevlaye, ugsimu sadigan lein terek-tenî natigan, le-eziccenne ileyke beyne ehliha zecîc'el-amilîn.

Anlamı:

Farzen, azabına tahammül etsem bile, senin ayrılığına nasıl dayanabilirim? Diyelim ki ate-şinin hararetine dayandım; ama keremine na-zar etmekten mahrum olmama nasıl sabrede-yim? Yahut affını ümit ettiğim hâlde ateşe nasıl gireyim. İzzetin hakkına ey seyyidim ve mev-lam, sadakatle yemin ediyorum ki: Eğer konuş-mama izin verirsen, cehennem ehli arasındaki



وَ لَاَصْرُخَنَّ اِلَيْكَ صُرَاخَ الْمُسْـتَصْرِخِينَ وَ لَاَبْكِيَنَّ عَلَيْكَ بُكَاءَ الْفَاقِدِينَ وَ لَاُنَادِيَـنَّكَ اَيْنَ كُنْتَ يَا وَلِىَّ الْمُؤْمِنِينَ يَا غَايَةَ آمَالِ الْعَارِفِينَ يَا غِيَاثَ الْمُسْتَـغِيثِينَ يَا حَبِيبَ قُلُوبِ الصَّادِقِينَ وَ يَا اِلَهَ الْعَالَمِينَ اَفَتُرَاكَ سُبْحَانَكَ يَا اِلٰهِى

Ve le-esruhanne ileyke surah'el-mustasrihîn, ve le-ebkiyenne aleyke bukae'l-fakidîn, ve le unadi-yenneke ayne kunte ya veliyy'el-mu'minîn, ya ğayete âmâl'il-ârifîn, ya ğiyas'el-musteğisîn, ya habibe gulûb'is-sâdigîn, ve ya ilâh'el-âlemîn. E-feturake subhaneke ya ilâhî,

Anlamı:

ümitliler gibi sürekli dergâhına yönelip inle-rim. Medet dileyenler gibi feryat edip yardım dilerim senden ve bir şeyini kaybedenler gibi ağlayıp sızlarım sana ve seni çağırıp "Nerede-sin ey müminlerin velisi!" der dururum; ey âriflerin en yüce arzusu! Ey medet dileyenlerin imdadına yetişen! Ey sadık kalplerin dostu! Ve ey âlemlerin ilâhı (neredesin)? Ey mabudum! Münezzehsin sen. Ve ben sana hamt ediyorum. Olacak şey mi, sana karşı gelmesi yüzünden 



وَ بِحَمْـدِكَ تَسْـمَعُ فِيهَا صَوْتَ عَبْدٍ مُسْـلِمٍ سُجِنَ فِيهَا بِمُـخَالَفَـتِهِ وَ ذَاقَ طَعْمَ عَـذَابِهَا بِمَعْـصِيَـتِهِ وَ حُبِسَ بَيْنَ اَطْـبَاقِهَا بِجُرْمِهِ وَ جَرِيـرَتِهِ وَ هُوَ يَضِـجُّ اِلَـيْكَ ضَجِيـجَ مُـؤَمِّـلٍ لِرَحْمَـتِِكَ وَ يُنَادِيـكَ بِلِـسَانِ اَهْـلِ تَوْحِيدِكَ وَ يَتَـوَسَّلُ اِلَيْكَ بِرُبُوبِيَّـتِكَ

ve bi-hamdike, tesmeu fîha savte abdin musli-min sucine fîha bi-muhalefetih, ve zage ta'me azabiha bi-ma'siyetih, ve hubise beyne atbakiha bicurmihi ve cerîretih, ve huve yeziccu ileyke zecîce muemmilin li-rahmetik, ve yunadîke bi-lisani ehli tevhîdik, ve yetevesselu ileyke bi-rubû-biyyetik.

Anlamı:

cehennemde tutulan ve günahından ötürü onun azabını tadan ve onun tabakaları arasında, işle-diği suç ve cinayetten dolayı hapsedilen Müs-lüman bir kulun sesini duyasın da affetme-yesin. Oysa o kul, rahmetine göz diken biri gi-bi inlemekte ve tevhit ehlinin diliyle seni ça-ğırmakta ve rubûbiyet makamını vasıta ederek sana el açmada.



يَا مَوْلاَىَ فَكَـيْفَ يَبْـقٰى فِى الْـعَذَابِ وَ هُوَ يَرْجُو مَا سَـلَفَ مِنْ حِلْمِكَ اَمْ كَيْـفَ تُـؤْلِمُهُ النَّارُ وَ هُوَ يَـأْمُلُ فَضْـلَكَ وَ رَحْمَـتَكَ اَمْ كَيْـفَ يُحْـرِقُهُ لَهِيـبُهَا وَ اَنْتَ تَسْـمَعُ صَوْتَـهُ وَ تَرٰى مَكَانَـهُ اَمْ كَيْـفَ يَشْـتَمِلُ عَلَـيْهِ زَفِيـرُهَا وَ اَنْتَ تَعْلَمُ ضَعْـفَهُ

Ya mevlaye fekeyfe yebga fi'l-azabi ve huve yercû ma selefe min hilmik. Em keyfe tu'limuh-un-naru ve huve ye'mulu fazleke ve rahmetek. Em keyfe yuhriguhu lehîbuha ve ente tesmeu savtehu ve tera mekaneh. Em keyfe yeştemilu aleyhi zefîruha ve ente te'lemu za'feh.

Anlamı:

Ey mevlam! O, senin önceden yaptığın mer-hametini umduğu hâlde, nasıl azapta kalabilir? Ya da senin fazl ve rahmetini ümit ettiği hâlde ateş nasıl yakabilir? Ya da sen onun sesini işit-tiğin ve yerini gördüğün hâlde ateş nasıl yaka-bilir onu? Ya da, sen onun zaaf ve güçsüzlüğü-nü bildiğin hâlde cehennemin alevleri onu na-sıl kuşatabilir?



اَمْ كَيْـفَ يَتَـقَلـْقَلُ بَيْنَ اَطْـبَاقِهَا وَ اَنْتَ تَعْـلَمُ صِدْقَـهُ اَمْ كَيْـفَ تَزْجُـرُهُ زَبَانِـيَتُـهَا وَ هُوَ يُـنَادِيكَ يَا رَبَّـهُ اَمْ كَيْـفَ يَرْجُو فَضْـلَكَ فِى عِتْـقِهِ مِنْـهَا فَتَتْـرُكُهُ فِيـهَا هَيْـهَاتَ مَا ذٰلِكَ الظَّنُّ بِكَ وَ لاَ الْمَعْرُوفُ مِنْ فَضْلِكَ وَ لاَ مُشْـبِهٌ لِمَا عَامَلْتَ بِهِ الْمُـوَحِّدِينَ مِنْ بِرِّكَ وَ اِحْسَانِكَ

Em keyfe yeteğelğelu beyne etbagiha ve ente te'lemu sıdgah. Em keyfe tezcuruhu zebaniye-tuha ve huve yunadîke ya rabbeh. Em keyfe yer-cû fazleke fî itgihi minha fetetrukuhu fîha. Hey-hat ma zalike'z-zannu bik, ve le'l-ma'rufu min fazlik, vela muşbihun lima amelte bih'il-muvah-hidîne min birrike ve ihsanik.

Anlamı:

Ya da sen onun sadakat ve doğruluğunu bildi-ğin hâlde, cehennemin tabakaları arasında nasıl kıvranıp kalır? Ya da, o, seni "Ey Rabbim" diye çağırırken, cehennemin azap melekleri nasıl ona eziyet edebilir? Ya da cehennemden kurtulmak için senin fazl ve keremini dilediği hâlde, onu nasıl o-rada bırakırsın? Sen münezzehsin, hakkında bunlar düşünülemez; senin fazlınla ilgili tanıtılan bunlar değildir. Senin müvahhit insanlara yaptığın ihsan ve iyiliklere benzeyen şeyler de değildir bunlar.



فَبِالْيَقِينِ اَقْطَعُ لَوْلاَ مَا حَكَمْتَ بِهِ مِنْ تَعْـذِيبِ جَاحِدِيكَ وَ قَضَيْتَ بِهِ مِنْ اِخْلاَدِ مُعَانِدِيكَ لَجَعَلْتَ النَّارَ كُلَّهَا بَرْداً وَ سَلاَماً وَ مَا كَانَتْ لِاَحَدٍ فِيهَا مَقَرّاً وَ لاَ مُقَاماً لٰكِنَّكَ تَقَدَّسَتْ اَسْمَاؤُكَ اَقْسَمْتَ اَنْ تَمْلاَهَا مِنَ الْكَافِرِينَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعِينَ وَ اَنْ تُخَـلِّدَ فِيهَا الْمُـعَانِدِينَ

Febi'l-yegîni agteu levla ma hakemte bihi min ta'zibi cahidîk, ve kazeyte bihi min ihladi mu-anidîk, lecaalte'n-nera kulleha berden ve selâ-ma. Ve ma kane li-ahedin fîha magarren ve la mugama. Lakinneke tegaddeset esmauk. Ag-semte en temleeha min'el-cinneti ve'n-nasi ec-maîn. Ve en tuhallide fîh'el-muanidîn.

Anlamı:

Ve ben şüphesiz biliyorum ki, eğer inkârcı-larına azabı hükmetmeseydin ve düşmanlarını ebedi azaba duçar etmeyi kararlaştırmasaydın, ateşi tamamıyla soğuk ve selamet ederdin; on-da hiç kimse yer almazdı. Ama sen, isimleri mu-kaddes olansın! Cehennemi, insanların ve cin-lerin kafirleriyle doldurmaya ve düşmanları o-rada ebedi olarak tutmaya yemin etmişsin.

وَ اَنْتَ جَلَّ ثَـنَاؤُكَ قُلْتَ مُبْـتَدِئاً وَ تَطَوَّلْتَ بِالْاِنْـعَامِ مُتَـكَرِّماً اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِناً كَمَـنْ كَانَ فَاسِـقاً لاَ يَسْـتَوُونَ اِلٰهِى وَ سَيِّدِى فَاَسْاَلُكَ بِالْقُدْرَةِ الَّتِى قَدَّرْتَـهَا وَ بِالْقَضِيَّةِ الَّتِى حَتَمْـتَهَا وَ حَكَمْـتَهَا وَ غَلَبْتَ مَنْ عَلَيْهِ اَجْرَيْـتَهَا اَنْ تَهَبَ لىِ فِى هٰذِهِ اللَّيْـلَةِ وَ فِى هٰذِهِ السَّاعَةِ

Ve ente celle senauke gulte mubtedien. Ve tetavvelte bi'l-in'ami mutekerrima. Efemen kane mu'minen kemen kane fasigan, la yestevûn. İlâhî ve Seyyidî, fe-es'eluke bi'l-gudreti'lletî gadder-teha. Ve bi'l-gaziyet'illetî hatemteha ve hakem-teha ve galebte men aleyhi ecreyteha. En tehe-be lî fî hazih'il-leyleti ve fî hazih'is-sae,

Anlamı:

Ve sen, (ey) methi yüce olan! Evvelden beri söylemiş ve sürekli olarak nimet verip kerem ve ihsanda bulunmuşsun, buyurmuşsun ki: "Mü-min olan bir kimse, fasık olan kimseyle bir olur mu? Hayır, onlar aynı olamazlar." Mabu-dum, Seyyidim! Takdir ettiğin kudret hakkına ve hükmedip kesinlik kazandırdığın kaza ve kaderine ki, kime takdir etsen galip gelirsin,



كُلَّ جُرْمٍ اَجْرَمـْتُهُ وَ كُلَّ ذَنْبٍ اَذْنَبْـتُهُ وَ كُلَّ قَـبِيحٍ اَسْرَرْتُهُ وَ كُلَّ جَهْلٍ عَمِلْـتُهُ كَتَمْتُهُ اَوْ اَعْلَنْتُهُ اَخْفَيْتُهُ اَوْ اَظْهَرْتُهُ وَ كُلَّ سَيِّئَةٍ اَمَرْتَ بِاِثْبَاتِهَا الْكِرَامَ الْكَاتِبِـينَ الَّذِينَ وَكَّلْتَهُمْ بِحِفْظِ مَا يَكُونُ مِنِّى وَ جَعَلْتـَهُمْ شُهُوداً عَلَىَّ مَعَ جَوَارِحِى وَ كُنْتَ اَنْتَ الرَّقِيبَ عَلَىَّ مِنْ وَرَائِهِمْ

kulle curmin ecremtuh, ve kulle zenbin eznebtuh ve kulle kabîhin esrartuh, ve kulle cehlin amiltuh; ketemtuhu ev a'lentuh, ehfeytuhu ev azhertuh ve kulle seyyietin emerte bi-isbatihe'l-kiram'el-kâtibîn. Ellezine vekkeltehum bi-hifzi ma yekûnu minnî ve ceeltehum şuhûden aleyye mea ceva-rihî ve kunte ente'r-rakîbe aleyye min veraihim.

Anlamı:

bu gecede ve bu saatte bağışla, benim işledi-ğim bütün suçları ve günahları; gizlediğim bü-tün kötülükleri, yaptıktan sonra üzerini örttü-ğüm veya açığa çıkardığım, gizleyip veya aşi-kâr ettiğim cahillikleri ve kiram'el-katibin'i (a-melleri yazmakla görevli melekleri) kaydetme-lerine emrettiğin kötülükleri bağışla! Öyle me-lekler ki, onları benim yaptığım amellerimi



وَالشَّاهِدَ لِمَا خَفِىَ عَنْهُمْ وَ بِرَحْمَتِكَ اَخْفَيْـتَهُ وَ بِفَضْلِكَ سَـتَرْتَـهُ وَ اَنْ تُـوَفِّرَ حَـظِّى مِنْ كُلِّ خَيْرٍ اَنْزَلْتَـهُ اَوْ اِحْسَانٍ فَضَّـلْتَهُ اَوْ بِرٍّ نَشَـرْتَـهُ اَوْ رِزْقٍ بَسَطْـتَهُ اَوْ ذَنْبٍ تَغْـفِرُهُ اَوْ خَطَأٍ تَسْـتُرُهُ يَا رَبِّ يَا رَبِّ يَا رَبِّ

ve'ş-şâhide lima hafiye anhum ve bi-rahmetike ah-feyteh ve bi-fazlike seterteh, ve en tuveffire hazzî min kulli hayrin enzelteh, ev ihsanin fazzelteh, ev birrin neşerteh, ev rizgin besetteh, ev zenbin teğ-firuh, ev hatain testuruh. Ya rabbi, ya rabbi, ya rabb.

Anlamı:

zaptedip korumakla görevlendirdin, uzuvla-rımla birlikte onları da bana gözetleyici yaptın ve kendin de bunların ardından gözetleyicim oldun, hatta onlara ve gizli kalan şeylere bile şahit oldun, rahmetinle gizledin ve fazlınla ört-tün onları. İndirdiğin her hayırdan ve gönder-diğin her ihsandan, yaydığın her iyilikten ya-hut dağıttığın her rızktan, bağışladığın günah-lardan veya kapattığın hatalardan nasibimi art-tırmanı diliyorum. Ey Rabbim, ey Rabbim, ey Rabbim!



يَا اِلَهِى وَسَيِّدِى وَمَوْلاَىَ وَ مَالِكَ رِقِّى يَا مَنْ بِيَدِهِ نَاصِيَتِى يَا عَلِيماً بِضُرِّى وَ مَسْكَنَتِى يَا خَبِيراً بِفَقْرِى وَ فَاقَتِى يَارَبِّ يَارَبِّ يَا رَبِّ اَسْاَلُكَ بِحَقِّكَ وَ قُدْسِكَ وَاَعْظَمِ صِفَاتِكَ وَ اَسْمَائِكَ اَنْ تَجْعَلَ اَوْقَاتِى مِنَ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ بِذِكْرِكَ مَعْمُورَةً وَ بِخِدْمَـتِكَ مَوْصُولَةً وَ اَعْمَالِى عِنْدَكَ مَقْـبُولَةً

Ya ilâhî ve seyyidî ve mevlaye ve malike rik-kî, ya men bi-yedihi nasiyetî, ya alîmen bi-zurrî ve meskenetî, ya habîren bi-fakrî ve fakatî. Ya rabbi, ya rabbi, ya rabb. Es'eluke bi-hakkike ve kudsik, ve a'zami sıfatike ve esmaik, en tec'ale ev-gatî min'el-leyli ve'n-nehari bi-zikrike me'mûre, ve bi-hidmetike mevsûle, ve a'malî indeke mekbûle,

Anlamı:

Ey mabudum, ey seyyidim, ey mevlam ve ey sahibim! Ey varlığımı elinde tutan! Ey zorluk ve çaresizliğimi bilen! Ey fakirlik ve yoksulluğum-dan haberdar olan! Ey Rabbim, ey Rabbim, Ey Rabbim! Hakkın, kudsiyetin, en yüce sıfatın ve ismin hürmetine senden dileğim şudur: Gece ve gündüzden oluşan vakitlerimi zikrinle abad kıl ve beni kendi hizmetinde tut ve amellerimi kendi indinde makbul buyur.



حَتَّى تَكُونَ اَعْمَالِى وَاَوْرَادِى كُلُّهَا وِرْداً وَاحِداً وَ حَالِى فِى خِدْمَتِكَ سَرْمَداً يَا سَيِّدِى يَا مَنْ عَلَيْهِ مُعَوَّلِى يَا مَنْ اِلَيْهِ شَكَوْتُ اَحْوَالِى يَا رَبِّ يَا رَبِّ يَا رَبِّ قَـوِّ عَلَى خِدْمَـتِكَ جَوَارِحِى وَاشْدُدْ عَلَى الْعَزِيـمَةِ جَوَانِحِى وَهَبْ لِىَ الْجِدَّ فِى خَشْـيَتِكَ وَالدَّوَامَ فِى الْاِتِّـصَالِ بِخِدْمَتِكَ 

hatta tekûne a'malî ve evradî kulluha virden va-hida, ve hâlî fî hidmetike sermeda. Ya Seyyidî, ya men aleyhi muavvelî, ya men ileyhi şekevtu ahvâlî. Ya rabbi, ya rabbi, ya rabbi, kavvi ala hidmetike cevarihî veşdud ale'l-azîmeti cevanihî. Ve hab liy'el-cidde fî haşyetik, ve'd-devame fi'l-ittisali bi-hidmetik.

Anlamı:

Öylesine ki, artık bütün amellerim ve zikir-lerim tek zikir şekline dönüşsün ve bütün hâl-lerim senin hizmetinde geçsin. Ey seyyidim, ey güvenip dayandığım ve ey kendisine hâlle-rimi arzettiğim! Ey Rabbim, ey Rabbim, ey Rab-bim! Uzuvlarımı hizmetin için güçlendir ve sa-na yönelmemde kalbime güç ve sebat ver. Sen-den korkmada ve hizmetini sürdürmede bana



حَتَّى اَسْرَحَ اِلَيْكَ فِى مَيَادِينِ السَّابِـقِينَ وَ اُسْرِعَ اِلَيْكَ فِى الْبَـارِزِينَ وَ اَشْـتَاقَ اِلَى قُرْبِكَ فِى الْمُشْـتَاقِينَ وَ اَدْنُـوَ مِنْـكَ دُنـُوَّ الْمُخْـلِـصِينَ وَ اَخَـافَكَ مَخَافَةَ الْمُوقِـنِينَ وَ اَجْـتَمِـعَ فِى جِـوَارِكَ مَعَ الْمُؤْمِـنِينَ اَللَّـهُمَّ وَ مَـنْ اَرَادَنِى بِسُوءٍ فَـاَرِدْهُ وَ مَنْ كَادَنِى فَكِدْهُ

Hatta esrehe ileyke fî meyadin'is-sabikin. Ve usria ileyke fi'l-barizine ve eştage ila gurbike fi'l-muştakin ve ednuve minke dunuvv'el-muhlisin ve ehafeke mehafet'el-mu-ginin ve ectemia ficevarike mea'l-mu'minin. Allahumme ve men eradeni bisuin fe eridhu ve men kadenî fekidhu.

Anlamı:

öylesine bir ciddiyet ver ki, yarış meydanların-da sana doğru koşayım ve mücadele verenler arasında sana doğru hız alayım ve gönüller a-rasında senin yakınlığına gönül vereyim ve ih-laslılar gibi yakınlaşayım sana ve yakiyn ehli-nin korktuğu gibi korkayım senden ve indinde müminlerle birleşeyim. Allah'ım! Bana kötü-lük yapmak isteyenin hakkını sen ver; bana tu-zak kuran kimseye tuzak kur.



وَاجْعَلْنِى مِنْ اَحْسَنِ عَـبِيدِكَ نَصِيـباً عِنْـدَكَ وَ اَقْـرَبِهِمْ مَنْـزِلَةً مِنْـكَ وَ اَخَـصِّهِمْ زُلْفَةً لَدَيْكَ فَـاِنَّهُ لاَ يُـنَالُ ذٰلِكَ اِلاَّ بِفَضْـلِكَ وَ جُـدْ لِى بِجُـودِكَ وَاعْـطِفْ عَـلَىَّ بِمَجْـدِكَ وَاحْـفَظْـنِى بِرَحْمَـتِكَ وَاجْـعَلْ لِسَانِى بِذِكْرِكَ لَهِجاً وَ قَلْـبِى بِحُـبِّكَ مُتَـيَّماً

Vec'alnî min ahseni abîdike nasîben indek, ve akrebihim menzileten minke ve ehassihim zulfeten ledeyk. Feinnehu la yunalu zalike illa bi-fazlik. Ve cud lî bi-cûdik. Va'tif aleyye bi-mecdik. Vehfaznî bi-rahmetik. Vec'al lisanî bi-zikrike lehica. Ve galbî bi-hubbike muteyyema.

Anlamı:

Beni, yanında en iyi pay alan ve sana göre en yakın makama sahip olan ve sana hususî yakınlığı olan kullarından eyle. Gerçekten bun-lara erişmek, ancak senin lütuf ve kereminle gerçekleşebilir. Cömertliğin hakkına cömert davran ve yüceliğin hakkına teveccüh eyle ba-na. Rahmetin hakkına koru beni. Ve dilimi zik-rine alıştır ve kalbimi, kendi muhabbetine tutsak kıl.



وَ مُنَّ عَلَىَّ بِحُسْنِ اِجَابَـتِكَ وَ اَقِلْنِى عَثْرَتِى وَاغْفِـرْ زَلَّتِى فَاِنَّكَ قَضَيْتَ عَلَى عِبَادِكَ بِعِبَـادَتِكَ وَ اَمَرْتَـهُمْ بِدُعَائِكَ وَ ضَمِنْتَ لَهُـمُ الْاِجَابَةَ فَاِلَيْكَ يَـا رَبِّ نَصَبْتُ وَجْهِـى وَ اِلَيْكَ يَا رَبِّ مَدَدْتُ يَـدِى فَبِعِزَّتِكَ اسْتَجِبْ لِى دُعَائِى وَ بَلِّـغْنِى مُنَاىَ وَ لاَ تَقْطَعْ مِنْ فَضْلِكَ رَجَائِى

Ve munne aleyye bi-husni icabetik. Ve agilnî asretî. Veğfir zelletî. Feinneke gazeyte ala iba-dike bi-ibadetik. Ve emertehum bi-duaike ve za-minte lehum'ul-icabe. Fe ileyke ya rabbi nesabtu vechî. Ve ileyke ya rabbi mededtu yedî. Febi-izzetike'stecib lî duaî ve belliğnî munay, ve la tekta' min fazlike recaî.

Anlamı:

Dualarımı iyi bir şekilde kabul etmekle beni minnettar eyle; yanılgılarımdan geç ve hataları-mı bağışla; muhakkak ki sen, kulların sana iba-det etmelerine hükmettin; sana dua etmelerini emredip, kabul etmeyi taahhüt ettin; o hâlde ey Rabbim! Yüzümü sana çevirdim ve ellerimi sana açtım. İzzetin hakkına duamı kabul eyle ve arzu-larıma ulaştır beni; fazlın ve kereminden ümi-dimi kesme.



وَاكْـفِنِى شَـرَّ الْجِـنِّ وَالْاِنْـسِ مِنْ اَعْـدَائِِى يَا سَـرِيعَ الرِّضَا اِغْـفِرْ لِمَـنْ لاَ يَمْـلِكُ اِلاَّ الدُّعَاءَ فَـاِنَّكَ فَـعَّالٌ لِمَا تَـشَاءُ يَا مَـنِ اسْـمُهُ دَوَاءٌ وَذِكْـرُهُ شِـفَاءٌ وَطَاعَـتُـهُ غِـنىً اِرْحَـمْ مَـنْ رَأْسُ مَـالِـهِ الـرَّجَـاءُ وَسِـلاَحُـهُ الْبُـكَاءُ

Vekfini şerr'el-cinni ve'l-insi min a'daî. Ya serîa'r-rıza iğfir li-men la yemliku illa'ddua. Fe-inneke fa'alun lima teşâ. Ya men'ismuhu devaun ve zikruhu şifaun ve taatuhu ğina. İrham men ra'su malih'ir-recâ ve silahuh'ul-buka.

Anlamı:

İnsan ve cinlerden oluşan düşmanlarım-dan koru beni. Ey çabuk razı olan! Duadan başka bir şeye sahip değilim, bağışla beni; muhakkak ki sen her istediğini yaparsın. Ey ismi deva, zikri şifa ve itaati zenginlik olan! Sermayesi ümit ve silahı ağlamak olan! Bana merhamet eyle.

يَا سَابِـغَ النِّـعَمِ يَا دَافِعَ النِّـقَمِ يَا نُورَ الْمُسْـتَوْحِشِينَ فِى الظُّـلَمِ يَا عَالِماً لاَ يُعَـلَّمُ صَـلِّ عَلَى مُحَـمَّدٍ وَآلِ مُحَـمَّدٍِ وَافْـعَلْ بِى مَا اَنْتَ اَهْـلُهُ وَ صَلَّى اللهُ عَلَى رَسُولِهِ وَالْاَئِـمَّةِ الْمَـيَامِينَ مِنْ آلِهِ وَ سَـلَّمَ تَسْـلِيماً كَـثِيـراً.

Ya sabiğ'en-niam, ya dafie'n-nigam, ya nur-el-mustevhişîne fi'z-zulem, ya âlimen la yual-lem. Salli ala Muhammedin ve Âl-i Muham-med, vef'al bî ma ente ehluhu ve sallallahu ala resûlihi ve'l-eimmet'il-meyamîne min Âlihi ve selleme teslîmen kesîra.

Anlamı:
Ey nimetleri tamamlayıp yayan, ey zorluk-ları defeden! Ey karanlıklarda dehşete kapılan-ların nuru! Ey öğretilmeden bilen! Muhamme-d'e ve Âl-i Muhammed'e rahmet et ve bana da sana yakıştığı şekilde muamele et. Allah'ın rah-meti, Peygamberine ve onun soyundan gelen mübarek imamlara olsun. Ve Allah'ın sonsuz selâmı onların üzerine olsun.

TEKNİK TAKİP DOSYASI : Moda tabiri ile teknik dinleme nedir? Nasıl yapılır? MİKRO DALGA İLE HASSAS TAKİP VE NSA’NIN KITALARARASI TELE KULAK FAALİYETLERİ

TEKNİK TAKİP DOSYASI : 

Moda tabiri ile teknik dinleme nedir? Nasıl yapılır? 

MİKRO DALGA İLE HASSAS TAKİP VE NSA’NIN KITALARARASI TELE KULAK FAALİYETLERİ

Moda tabiri ile teknik dinleme nedir ? Nasıl yapılır ?
Özel frekans ile dinleme: Bir verici ve alıcıdan oluşan dinleme sistemi halinde çalışır. Verici 2 cm küçüklüğünde verici, 90 cm kablo antenden oluşur ve ucuna 9 volt pil takılır. Verici dinlenecek yere bırakılır, yakın bir yerden alıcı ile dinleme yapılır. İnsan kulağından daha fazla ses duyma kapasitesi vardır, fısıltı düzeyindeki seslerin bile rahatlıkla işitilmesini sağlar. Yayın mesafesi 50-100 metre olup, çevresel şartlara bağlı olarak değişebilir. Özel frekanslı yayın yaptığı için, herhangi bir alıcı ile bu yayını dinlemek mümkün değil.
Bilgisayar ile dinleme: Cihaz ve bilgisayara kurulu bir programdan oluşan sistem ile ortamdaki sesleri otomatik olarak kaydetmeyi sağlar. Ortamda ses olduğu zaman ses kaydı otomatik başlar, sessizlik olduğu zaman kayda ara verilir. Konuşmaların hangi ortamda yapıldığı tarih, saat olarak kaydedilir. Dinleme esnasında, arşivlenen konuşmalar, tarihe göre kolaylıkla bulunabilir. Kayıt sistemi ses kalitelerini bozmadan sıkıştırmak suretiyle sabit disk üzerinde depolar. İleri kayıt işleme teknolojisi sayesinde, kayıtlar yüksek sıkıştırma oranı ile saklanır. Ses seviyesi az ise otomatik olarak kuvvetlendirilir. İsteyen kişi bu ses dosyalarını internet üzerinden bilgisayara girip kolayca kendi başka bir bilgisayara aktarabiliyor. 
DEĞERLİ YURTSEVERLER;
Bazı durumlarda DIG-INT, CARNIVORE, ECHELON, ENFOPOL, PROMIS ve benzeri sistemleri kullanırken bunların hem zahmetli hem de her gün artan İNSAN HAKLARI VE BİREY HAYATININ GİZLİLİĞİ gibi nedenlerden ötürü daha ziyade kanun tasarıları hazırlayarak ilgi çeken e-postaları direk ISP’lerden isteme yoluna gidiyorlar.
Bu şekilde hem işi kanuni nizamlara sokup hem de hiç zahmetsiz ilgilerini çeken e-posta adreslerini ve trafiğini de izleme olanağına kavuşmuş oluyorlar.
Bildiğiniz gibi Türkiye’de bir çok mevcut büyük internet servis sağlayıcı şirket bulunuyor.
Bunlardan en bilineni ise mynet, superonline, ttnet, e-kolay, turknet ve benzeri.
Daha önce bu tür işler, gizli el altından yapılmakta iken bazı dürüst basın mensubu tarafından dillendirilmeye başlanınca sorun olmaması açısından bu bilgileri kanun ve hukuk çerçeveleri içinde almaktalar.
Yani yazdığınız her e-posta, dolaştığınız web siteleri, msn, skype, icq, mirc gibi her türlü iletişim ve chat yazışmalarınız ilgililer tarafından kopyaları alınmak suretiyle değerlendiriliyor.
Bu tüm gizli servislerin başvurduğu yöntemlerin başında gelir.
Yukarıda adı geçen DIG-INT, CARNIVORE, ECHELON, ENFOPOL, PROMIS ve benzeri sistemler ise daha ziyade bilgi havuzu içinde tabiri caizse DEDEKTİF gibi dolaşarak genel ilgi alanlarına yönelik bilgileri derlemek üzere tasarlanmıştır.
Ama ISP’ler direkt bir gruba yada kişiye yönelik her iletişimi ilgililere bir CD/DVD içinde aktarabilirler.
Bununla beraber yabancı bir ülke ISP hizmetinden yararlanıyor olsanız dahi bağlantı pakedinizden çıkan yine her iletişim bu ilgililer tarafından incelenebilmektedir. IP adresinizden iletişim pakediniz içindeki veriye ulaşabilirler.
Yani kısacası izleme ancak yasal yollarınızı kullanarak bitirilebilirse de bu ihtimalde bu teknolojileri kullananlar tarafından düşünüldüğünden siz bu tespiti yaptırana kadar onlar çoktan sizin TOPRAKLARINIZDAN ÇEKİLMİŞ OLURLAR :-)))
Lazer ile dinleme: Yabancı internet siteleri aracılığıyla illegal olarak satılan cihazın çalışma şekli şöyle: Ses dalgaları pencere camında titreşimler oluşturuyor. Cihaz ile cama lazer ışık demeti gönderip, yine cihazın alıcısı ile yansıyan lazer ışık demetinin frekans dağılımını deşifre ediliyor. Böylece cam üzerinde konuşma titreşimleri, kolayca tekrar sese dönüştürülüyor. Sesleri gürültüden arındırma özelliğine sahip olan cihaz, 200 metrelik bir alanda etki gösteriyor.
Telefon ile dinleme: Sınırsız mesafeli dinleme cihazı olarak tabir edilen, dünyanın her hangi bir yerinden başka bir ortamdaki sesleri mesafe ve süre sınırı olmaksızın dinleme imkanı sağlayan bir sistemdir. Dinlenecek ortamdaki telefon hattına bağlanır. Dahili telefon hattı, şehir içi, şehirlerarası, milletlerarası ve cep telefonu ile dinleme yapılabilir. Özel olarak dizayn edilmiş ses kuvvetlendiricisi ile sadece konuşma sesleri yükseltilerek gürültüler azaltılmıştır. İnsan kulağından daha fazla ses alma kabiliyeti vardır. Şifre kontrollü aktivasyon sistemi ile yetkisiz erişimler önlenmiştir. Açma, kapatma ve çalışma işlemi tamamen sessizdir. Pil, adaptör gerektirmeyen bu cihaz telefon hattından beslenir”.
Mikrodalga ile dinleme: Hedef kişi & grubu 6.5 km’ye varan mesafeden üzerinde monte GPS VE GPRS sistemleri ile nokta koordinat girilmesi ile koordinat ayarlarının ve netlik ve akustik ayarlarının yapılması ile bu mesafeden nokta dinlenebilmesi mümkündür. Ayrıca isteğe bağlı olarak modem ile istenilen noktaya veya computere kaydedilen konuşmanın birden fazla formatta iletimi de bu sistemde mevcuttur. Daha ziyade NSA, CIA, MOSSAD, BND, DGESE, SDECE, MI5 VE MI6, FSB gibi servislerin ellerinde değişik model ve kapsamda bulunmaktadır.
Bununla beraber dinleme yanında negatif çekim cihazları, mikro dalga cihazları da bu servislerin sık kullandığı ve kapalı mekanların arkasını görebilmek için daha ziyade terör-anti-terör amaçlı kullanılmaktadır. Bu cihazlar diğerlerinden profesyonel ekipman ve amaca yönelik olmaları nedeniyle piyasada satışı ve bulundurulması yasaklı cihazlar arasındadır. Kullanımı belli servislerin tekelinde olsa da Rus mafyasında bir kaç yüz bin dolara bu cihazlardan edinmekte mümkündür.
Böyle bir cihazınız var ve Türkiye’de kullanmayı düşünüyorsanız çok karlı bir yatırım yaptığınızı söyleyebiliriz. Zira bir kullanımda bile maliyetinin 5-10 katını rahatlıkla çıkartabilir…bizden söylemesi 🙂
CEZASI ÇOK AZ (Bu makale yeni kanun tasarılarından önce ele alınmıştır ..)
Yeni hazırlanan TCK taslağında, gizli dinlemenin cezası ile ilgili iki ay ile altı ay arasında bir hapsi cezası öngörülüyor. Taslağın 190. maddesinde gizli dinleme konusu yaptırıma bağlanıyor. Üç fıkradan oluşan maddede şöyle deniliyor:
” Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir dinleme aleti ile izleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kimseye iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
MİKRODALGA İLE HASSAS TAKİP
Yakın gelecekte robotlar insan yaşamında önemli yer tutacak. Tehlikeli olabilecekleri alanlar tartışılıyor. Ancak uygulamada varolan beyin kontrolü. Belki şaşırtıcı gelebilir ama bir gerçek. Yanlı liderlere, akademisyenlere, iş adamlarına, gazetecilere dikkat edin. Somut numuneleri görün.
Mikrodalga ile uzaktan gürültü hissi oluşturmak mümkündür. Elektromanyetik ritmik vuruşlar kişinin başını elektrikli matkapla oyulduğu hissi uyandırabilir. Çok düşük frekans da (VLF), iyonlamanın olmadığı bir radyoaktivite ile baş ağrısı, çınlama, sinirlilik, depresyon, hâfıza kaybı hatta panik duygusu oluşturulabilir. Radyasyonun diş dökülmesi, kan kanseri, sakat doğumlara neden olduğu yaptığı bilinmektedir.
İyonlanmanın olduğu radyasyonlar, X ışınları, Radyum gibi kanser tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için kullanılır. Bu ışınları uzaktan yönetmek mümkün olmamakta, fakat mikrodalga kaynağını 1-2 km. uzaktan hedefe yöneltmek mümkün.
Elektronik parça yerleştirmek mümkün mü? İnsan davranışını kontrol etmek isteyenler hayvan deneylerinde bunu gerçekleştirmişlerdir.
FM radyo kanalı ile sinyaller alabilen ve nakledebilen minyatür elektrotlar hayvan kafasına yerleştiriliyor. Maymunda cinsel saldırganlık, boğada aniden durma komutu verme deneyleri başarılı oldu. Yunus balıkları yönetilebildi.
ABD’de beynin elektronik uyarılması araştırması yapan James Olds; beynin hipotalamuş bölgesine elektronik implant yerleştirerek insanı kontrol etmeyi başardı. Hastalarda korku, heyecan, halüsinasyon oluşturarak davranışlarını ödüllendirdi veya cezalandırdı.
Zihin özürlülere de benzer deneyler yapıldı. Bu çalışmalar çok tartışıldı. Bilimin iyiliği ile hastanın iyiliği ön planda tutularak, etik kurala göre çalışmalar sürdürülmektedir.
FM radyo kanalında sinyaller alabilen ve nakledebilen bu uzaktan beyin elektronik uyarılması tartışmalara konu oldu. Hatta Fransa’da her doğan çocuğa kimliğini belirtir elektronik parça yerleştirerek ömür boyu nerede olup olmadığını izleme tezi ortaya atıldı.
İnsanın robot gibi tuşlarla kontrol edilmesi çalışması sürdürülüyor. Elektronik implantı (Stimoreceiver) bulan Dr. Delgado; beynin amigdal ve hipokampus gibi alanlarını canlandırarak neşe, tuhaf duygu, renkli görüntü gözlemlediğini açıkladı.
Radyohipnotik beyinlerarası kontrol projesi; elektronik hipnoz yapmayı amaçlamaktadır. Bu projede kişiye istemediği şeyler yaptırmak mümkün hale gelecektir.
Elektromanyetik enerjinin biyolojik bilimlerde kullanılması yenidir. Bugün psikiyatride beynin ürettiği sinyalleri kaydederek beyin fonksiyonel görüntülemesi yapılabilmektedir. Klasik EEG’nin bilgisayar devriminden sonra analog sinyallerin sayısallaştırılması ile beyin haritası çıkarılıyor. Beynin hastalıklı çalışan alanları görüntülenebilmektedir. Tanı ve tedaviyi güçlendirmek için işe yarayan bir yöntemdir.
Elektromanyetik enerjinin tedâvide kullanımı yenidir. TMS denilen bir yöntem ile ilgili araştırmalar hâlen sürmektedir. Beynin ön bölgesine elektromanyetik uyarı vererek depresyonu tedâvi etme projesi elektroşok tedavisine alternatif olarak görülmektedir.
Bir de duyu ötesi algı var. ABD, Rusya, İsrail ve İngiltere parapiskolojik araştırmalara büyük bütçeler ayırmaktadır. Beş duyuyu kullanmada insanın geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman hakkında bilgi edinmesi, istihbarat alanında kullanılmaktadır..
Telepati, Durugörü (Clair-voyance); Altıncı his de denilen bu algılama biçimi hakkında önemli somut sonuçlar alınmıştır.
Sesin, elektromanyetik frekansın, lazerin varlığı başka dalga boylarının varlığına kanıt olabilmektedirler. Zihni kontrol etmenin, ikizlerin, anne-çocuk arasındaki uzaktan duygusal etkilenmelerin nasıl olduğu çözülmüştür. Rüya laboratuarlarında telepati yolu ile kavram ve imaj uyandırıldığının gözlemlenmesi, elektronik psikiyatri açısından dönüm noktasıdır.
Durugörü veya beden dışı sezgi denilen bir yöntemde de bazı denekler odada gizlenmiş nesnelerin yerini tespit etmeyi başarabiliyorlar. “Remote Viewing, remote sensing” denilen uzaktan görme ve hissetme özelliği olan insanların bunu nasıl başardıkları bilimsel ilgi alanına girmektedir. Uzaktan görüşün elektromanyetik işleyişi çözülebilirse insanlığın kaderi etkilenecektir.
Günün Sözü: İrade güçlendirilmedikçe etki altında kalmak kaçınılmazdır.
NURULLAH AYDIN

Edward Snowden belgelerinde Türkiye – NSA’NIN KITALARARASI TELE KULAK FAALİYETLERİ

SNOWDEN BELGELERİ
Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA’in dünya çapındaki dinleme ve istihbarat faaliyetlerini ortaya seren Edward Snowden’ın belgelerinde Türkiye hakkında yer alan bilgiler ilk kez ayrıntılı biçimde yayımlandı.
Belgeler Alman dergisi Der Spiegel’de çıktı. Spiegel haberine, bir belgede Amerikalı bir yetkiliye dayanarak geçen ‘İki yüzlü ortaklık: Türkiye NSA için hem ortak, hem hedef’ başlığını attı.
Haberde kaynak gösterilen belgelere göre;
– Ankara’yla Washington arasında PKK konusunda öyle ‘derin’ bir istihbarat ilişkisi kuruldu ki, iki ülke arasında oluşturulan ortak birim aracılığıyla, NSA Türkiye’ye PKK liderlerine dair saat başı istihbarat bile verdi;
– Ancak Türkiye aynı zamanda bir ‘hedef’ olarak da görülüyordu. Öyle ki, Venezuela ve Küba’dan bile daha fazla izlendi;
– Washington NSA’dan, Türkiye’de ‘liderlerin niyetlerini’ anlamak gibi 19 ayrı alanda faaliyet göstermesini istedi. Spiegel, Alman istihbarat servisi BND’nin de Türkiye’yi dinlediğini hatırlatarak, ‘‘Bu, BND’nin Ankara hükümetini gözetleyen tek istihbarat servisi olmadığını gösteriyor” ifadesini kullandı.
– Türkiye’nin Washington elçiliği ‘Pudra’ adı verilen bir programla doğrudan dinlendi;
– NSA Türkiye’ye karşı istihbarat faaliyetlerinde İngiliz istihbaratı GCHQ ile de ‘geniş çaplı bir ortaklık’ kurdu.Türkiye’yle ABD’nin, PKK’ya karşı işbirliğinin ayrıntıları ilk kez ortaya çıktı. Der Spiegel dergisinin yayımladığı Snowden belgelerine göre, iki ülke arasında özel bir ortak istihbarat paylaşımı birimi bile kurulmuş.
Der Spiegel, Wall Street Journal gazetesinde yer alan ve AKP hükümetince kesin dille reddedilen ‘Roboski istihbaratının ABD’den alındığı’ iddiasını hatırlatarak giriş yaptığı haberinde, PKK konusundaki istihbarata dair belgelere dayanan şu bilgilere yer verdi:
* NSA’in geçen yıl hakkında istihbarat topladığı hedefleri arasında PKK, Rusya’dan sonra ikinci oldu.
‘Saat başı istihbarat’
* İki ülke arasında PKK’ya karşı istihbarat alışverişi öyle derin ki, Türkiye içindeki bazı PKK liderlerinin cep telefonlarını nerede kullandığına ilişkin de bilgi verdi; bu bilgiler her altı saatte bir güncellendi. 2005’teki bir askeri operasyonda, NSA her saat başı bilgi verdi.
‘2006’da onlarca PKK’lı NSA aracılığıyla öldürüldü’
* Ocak 2007 tarihli ve ‘çok gizli’ damgalı bir belgeye göre, NSA Türkiye’ye bazı PKK üyelerinin yerine dair bilgi ve telefon konuşmalarının kayıtlarını verdi. Der Spiegel, bu kişilerin Türk ajanlarca muhtemelen yakalandığını ya da öldürüldüğünü yazdı.
Belgede, ”NSA tarafından Türkiye’ye PKK iletişimine dair verilen coğrafi veriler ve ses kayıtları, geçen yıl onlarca PKK üyesinin öldürülmesine veya yakalanmasına yol açan somut istihbarat sağladı” deniliyor.
‘Para akışı takip edildi’
* Amerikan hükümeti, PKK’nın para akışına ve yurtdışındaki liderlerinin yerlerine dair bilgi paylaştı. NSA, kendi içindeki ‘Parayı izle‘ adlı birim üzerinden, PKK liderlerinin Avrupa’daki para akışını tespit etti. Türkiye’yse Amerikalı ajanların işini kolaylaştırmak için PKK liderlerinin telefon konuşma kayıtlarını tedarik etti; ayrıca Rusya ve Ukrayna hakkında istihbarat paylaştı.
* NSA, yurtdışında yaşayan PKK liderlerinin internet iletişimini de gözetledi. Türkiye istihbaratının, hedeflerin kullandığı e-posta adreslerini vermesiyle, NSA’in ‘işi kolaylaştı’.

‘2007’de derin destek kararı alındı’

* Mayıs 2007’de NSA ve Türkiye’ye ‘daha derin istihbarat desteği’ kararı aldı; Nisan 2013’te bir Türk heyetinin NSA’in Fort Meade’deki karargahına ziyaretine ilişkin bir belgede, PKK’ya karşı istihbarat paylaşımının genişlediği bilgisi yer aldı.
* İki ülke arasında, ‘Ortak İstihbarat Füzyonu Hücresi’ adına bir ortak çalışma grubu bulunuyor. Burada Amerikalı ve Türkiyeli uzmanlar, Türkiye’nin PKK üyesi olduğundan şüphelenilen kişilere hava saldırısı düzenlemesi üzerine projelerde çalışıyor.
‘Aralık 2007’de hava saldırılarına istihbarat verildi’
* Buna göre, Aralık 2007’deki bir dizi hava saldırısının hepsi bu birimin çalışması sonrasında düzenlendi.
* Ortaklık, Obama yönetiminde de devam etti. Ocak 2012’de, Amerikalı yetkililer Türkiye’ye PKK’ya karşı daha farklı yöntemlerle yardım önerdi; bunlar arasında, dinlenen konuşmaları anlık olarak analiz etme yöntemi de vardı. Bu sistemle, eğer konuşan kişinin sesi biliniyorsa kimlik tespiti bile yapılabiliyor. Sistem, konuşmalar arasında kilit kelimelerin aratılmasına da olanak tanıyor.
‘Ankara’da bürosu var’
* Der Spiegel’e göre, NSA bu sistemlerin ikisini Türkiye’nin istihbarat servisine yerleştirmeyi önerdi. Türkiye’yse bir dizi Kürt aktivistin ses kayıtlarını verdi.
NSA belgelerine göre, Amerikalılar bu teknolojiyi Türkiye’ye vermekte tereddüt etmedi. Ancak bir belgede, kilit kelimelerin otomatik olarak aranmasına olanak tanıyan teknoloji konusunda Türkiye’ye güvenilmediği bilgisi yer aldı.
* Bu ortaklık, NSA’nın Ankara’daki ‘Özel İrtibat Bürosu‘ üzerinden yönetiliyor. Amerikalılar Türkiye’ye bilgi dışında eğitim desteği de sağlıyor.
‘NSA’in Asya’daki en eski ortağı’
* Snowden belgelerine göre Türkiye, NSA’in Asya’daki en eski ortağı. Buna göre, NSA’nın 1952’de kurulmasından önce bile, 1940’larda, CIA Türkiye’yle ‘Sigint’ (signals intelligence) üzerinden işbirliği yaptı. Soğuk Savaş sırasında, ABD Türkiye’deki üslerini ‘Sovyet canavarının güçsüz yerlerini’ gözetlemek için kullandı.
* NSA bugün Türkiye topraklarından, Rusya ve Gürcistan hakkında istihbarat topluyor; belgeye göre bu işlem ‘neredeyse anlık olarak’ yapılıyor.
ABD’nin de Ankara’yı daimi bir ‘gözetim‘ altında tuttuğunu otaya koyan Edward Snowden’ın sızdırdığı belgelere göre ABD, ‘model ortaklık‘ ilişkisine rağmen Türkiye’nin ‘en üst düzey’ liderlerinin bilgisayarlarına kadar sızdı.
Alman dergisi Der Spiegel’in yayımladığı belgelerdeki iddialar şöyle:
‘Aynı anda hem ortak, hem düşman’
* Türkiye bir belgede açıkça ‘hem ortak, hem hedef’ diye tanımlanıyor. Spiegel haberinde şu ifadeyi kullanıyor: ‘‘Amerikalı yetkililerin PKK’ya karşı faaliyet gösterirken yakın işbirliği içinde çalıştığı (Türk) siyasetçiler, askeri yetkililer ve istihbarat çalışanları, NSA tarafından meşru casusluk hedefi olarak görülüyor.”
İstanbul ve Ankara’da iki gizli dinleme istasyonu
* Belgelere göre, NSA Türkiyeli yetkililerin bilgisi dahilindeki irtibat bürosunun yanı sıra hem Ankara’da hem İstanbul’da iki gizli dinleme istasyonu kurdu.
* Türkiye’nin ne boyutta dinlendiği, ‘Ulusal İstihbarat Önceliklerinin Çerçevesi’ (NIPF) başlıklı belgede ortaya konuluyor. Altı ayda bir güncellenip başkana sunulan belgede, her ülkenin Amerikan perspektifinden nasıl göründüğü anlaşılıyor.
* Spiegel’in yayımladığı Nisan 2013 tarihli NIPF belgesindeyse, Türkiye Amerikan istihbarat birimlerinin en çok hedef aldığı ülkelerden biri olarak görünüyor. Öyle ki, Amerikan istihbarat servisleri tam 19 alanda bilgi toplamakla görevlendirilmiş. Bu alanlar arasında, Türkiye’de ‘liderlerin niyetlerini’ anlamak gibi başlıklar da bulunuyor.
Spiegel, Alman istihbarat servisi BND’nin de Türkiye’yi dinlediğini hatırlatarak, ”Bu, BND’nin Ankara hükümetini gözetleyen tek istihbarat servisi olmadığını gösteriyor’‘ ifadesini kullandı.
Venezuela kadar ‘düşman’!
* Belgeye göre, Amerikan istihbaratı Türkiye’yi Latin Amerika’daki ‘azılı düşmanı’ Venezüela’yla aynı seviyede, Küba’dansa daha bile fazla izliyor.
‘Liderliğin niyeti’, PKK’dan önemli
* Önceliklerin sıralandığı belgede, Türkiye hükümetinin ‘liderlik niyeti’ başlığı istihabarat önemi sıralamasına ikinci sıradan girmiş. Üçüncü en çok önem verilen alanlarsa, ordu ve altyapısı, dış politika amaçları ve enerji güvenliği olarak sıralanıyor. Aynı çerçeve belgesinde PKK da istihbarat hedefi olarak yer almış ama sıralamadaki yeri çok daha düşük.
Bilgisayarlara altı ayda girdi!
* Belgeye göre, NSA 2006’da bir dizi biriminin ortak çalışmasıyla Türkiye’nin en üst düzey siyasi liderlerinin bilgisayarlarına sızmayı hedefleyen geniş çaplı bir izleme programı başlattı. NSA içinde ‘Türkiye’ye Yüklenme Planı’ adı verilen girişim, hedefine sadece altı ayda ulaştı. Bir belgede, ‘kazanan şifre’nin bulunması şu ifadelerle adeta kutlanıyor: ”Bir bilgisayar ağını kırma yönündeki ilk başarılarını Türkiye liderliğine karşı elde ettiler!’
Diplomatları ‘Pudra’yla izlediler
* Türkiye’nin ABD’deki diplomatları da dinlendi. 2010 tarihli bir gizli belgeden, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin ‘Pudra’ kod adı verilen bir programla izlendiği anlaşılıyor. Buna göre, NSA çalışanları Elçilik binasındaji telefon sistemlerine erişebiliyor ve bilgisayarlardan da doğrudan bilgi alabiliyordu.
* NSA, Türkiye’nin Washington Elçiliği’nde diplomatların kullandığı bilgisayarlara casus yazılımlar ekledi.

BM misyonu ‘avuç içinde’

* Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’deki temsilcileri de ‘Kara Şahin’ adlı bir projeyle izlendi. Bu temsilcilerin bilgisayarlarınaysa, Trojan adı verilen yazılımlardan eklendi. NSA belgesinde, kurumun Birleşmiş Milletler temsilcilerinin bilgisayarlarının tüm içeriğini kopyalayabilme becerisine sahip olduğu belirtildi.
Dört ülkeyle paylaşıldı
* Belgeye göre NSA, Türkiye hakkında ediğindiği bilgileri istihbarat paylaşımı konusunda ‘Beş Göz’ adı verilen bir anlaşma içinde olduğu Britanya, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’yla da paylaştı.
İngilizler kendi atlarını koşturdu
* Spiegel, ‘Beş Göz’ grubu içindeki İngiliz istihbaratı GCHQ’nun Türkiye’de siyasi hedefleri ve enerji sektörünü zaten kendi başına izlediği notunu da düştü.
Alman dergisi Der Spiegel’in bugün yayımladığı ‘Snowden belgeleri’nde, Türkiye’deki enerji sektörünün İngiliz istihbaratının ‘özel ilgi alanı‘ olduğu ortaya çıktı. Buna göre, İngiliz istihbarat kurumu GCHQ, dönemin Enerji Bakanı Hilmi Güler dahil 13 ismi dinledi; daha iyi gözetleme yapabilmek için bakanlıkların çatılarındaki iletişim sistemlerini bile uydudan inceledi.
Hilmi Güler de bizzat dinlendi.
* Ekim 2008 tarihli ve ‘gizli‘ damgalı bir belgeye göre, GCHQ ajanlarından Türkiye Enerji Bakanlığı’nın yanı sıra Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ), Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilenen Çalık Enerji’ye ‘daha iyi erişim’ sağlamasını istedi.
* Hazırlanan dinleme listesinde, dönemin enerji bakanı Hilmi Güler dahil 13 isim yer alıyordu.
* GCHQ 2008 yılında, bakanlıkların ve enerji şirketlerinin çatılarının uydu görüntülerini incelemeye başladı. Amaç, binalarda ne tür iletişim sistemlerinin kullanıldığını ve bunlara nasıl sızılacağını tespit etmekti. Ancak belgede, bu projede sonuna kadar gidilip gidilmediğine ilişkin bir bilgi yer almıyor.
‘Şimşek’in özel gmail adresi ve iki numarası biliniyordu’
* Der Spiegel, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in aynı zamanda İngiliz vatandaşı da olmasına rağmen GCHQ tarafından dinlendiğine ilişkin geçen yıl The Guardian gazetesinde yer alan iddiayı da ayrıntılandırdı.
Buna göre, Şimşek’e yönelik gözetleme emrinde, bakana ait iki cep telefonu numarası ve özel bir gmail adresi yer alıyor. GCHQ, Der Spiegel’in ilgili sorularını yanıtlamadı.
* Alman dergisi, Şimşek’in dinlendiğine ilişkin iddiaların geçen yıl ilk ortaya atılması sonrasında Britanya Ankara Büyükelçisi’ni çağırıp ‘kabul edilemez’ tepkisini verdiğini hatırlattı.
AKP hükümetiyle Fethullah Gülen Cemaati arasındaki kavganın en önemli sebeplerinden biri sayılan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın adı, Der Spiegel dergisinin yayımladığı Snowden belgelerinde de geçiyor. Belgelerde, ‘Selam Tevhid‘ soruşturmasının temel iddiasını oluşturan, ancak hükümet tarafından kesin bir dille reddedilen ‘İran bağlantıları‘ndan dem vuruluyor.
‘Olası sorunlar’ başlığı altında

15 Nisan 2013 tarihli ve ‘çok gizli’ damgalı belgede, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) arasındaki ilişkiler ele alınıyor; Türkiye’yle ‘Sigint’ (signals intelligence) adı verilen işbirliğinin çerçevesi anlatılıyor.
‘Ortakla çıkabilecek olası sorunlar’ başlıklı son kısımdaysa şu ifade kullanılıyor: ”Amerikan istihbaratından son yıllarda gelen bilgiler, MİT / SIB’in başındaki Dr. xxx’in İran bağlantılarına işaret ediyor. Bu bağlantıların ABD’nin SIGINT ilişkisine nasıl etki edileceği şu an için bilinmiyor.” (Bu cümledeki ‘SIB’, 2012’de Genelkurmay’dan MİT’e devredilen ‘Sinyal İstihbarat Başkanlığı’nın kısaltması.)
Hakan Fidan’ın ‘İran bağlantıları’yla ilgili iddialar yabancı basında da yer almış, Başbakan Tayyip Erdoğan Wall Street Journal’da geçen yıl yayımlanan ve Fidan’ı hem İran’la bağlantılı olup hem de Suriyeli muhalifleri desteklemekle suçlayan bir makalenin ardından, “Fidan’ı yedirmem” demişti.
Söz konusu ‘bağlantılar’ın Amerikan yönetiminde de rahatsızlık yarattığı, geçen yılki kritik Washington görüşmesinde ABD Başkanı Barack Obama’nın Türk heyetindeki Fidan’ı konuşturmadığına dair bir haber de çıkmıştı.
Selam Tevhid soruştumasındaysa, Fidan’ın ‘İran ajanı olduğu’ ve örgüt üyesi olarak dinlendiği öne sürülüyor. Hükümetse soruşturmanın ‘Gülen Cemaati’nin Emniyet yapılanması’ tarafından, örgüt kurulduğu yönünde delil olmamasına karşın kurgu oluşturularak başlatıldığını savunuyor.
İngiliz istihbaratının 2009’da Londra’da düzenlenen G-20 zirvesinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibini dinlediği iddiasına ilişkin ilk kez bir belge ve liste yayımlandı. Der Spiegel dergisinde yayımlanan belgeye göre, dinlenebilecek ‘olası hedefler’ arasında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın ve dönemin Merkez Bankası başkanı Durmuş Yılmaz’ın da adı geçiyor.
Babacan ‘en olası’ isim

Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) eski çalışanı Edward Snowden’ın sızdırdığı belgede, ‘hedef‘ olarak gösterilen Mehmet Şimşek’e ait iki cep telefonu ve bir e-posta açıkça veriliyor. Ardından ‘olası hedefler‘e geçiliyor. İşte Ali Babacan, bu listenin en tepesinde yer alıyor.

Hazine yetkilileri mercek altında

Der Spiegel’in isimleri gizlediği listede yer alan diğer kişilerse sırasıyla şöyle: Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği’ndeki Hazine temsilcisi, Merkez Bankası’ndan bir üst düzey uzman, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, Hazine’den bir kişi, Merkez Bankası Başkanı (Durmuş Yılmaz), yaklaşık sekiz hazine yetkilisi.
Belgede, dinlemelerin amacı olarak da ‘Türkiye’nin G-20 zirvesinin hedeflerine ve G-20 ülkeleriyle işbirliğine yönelik tavrını tespit etmek‘ olarak sıralandı.

LİNK : http://www.diken.com.tr/snowden-belgeleri-ingiliz-istihbarati-ali-babacani-da-olasi-hedef-secmis/
Snowden filminden :
UHF: Ultra Yüksek Frekans; Elektromagnetik tayfın, 0,1-1 m dalgaboyu ve 300-3.000 megahertz frekans aralığını kapsayan bölümü. UHF sinyalleri özellikle televizyon yayıncılığında kullanılır. Pek çok ülkede UHF dalgaları 14. ile 83. kanallar arasındaki televizyon sinyallerini taşır.
NSA: Ulusal Güvenlik Ajansı; ABD’nin en çok istihbarat toplayan teşkilatı olduğu tahmin edilmektedir. Kriptoloji üzerine uzman olan bir teşkilattır. 4.11.1952 tarihinde resmi olarak kurulmuştur. Yabancı ülkelerin iletişimlerini (telefon, e-posta vs.) dinleyerek bilgi toplarlar.
Ayrıca Amerikan hükümetinin iletişimini yabancı teşkilatlardan korumak da onların görevidir.

CIA: Merkezi İstihbarat Teşkilatı; 1947’de Amerika Birleşik Devletleri başkanlarından Harry Truman döneminde kurulan, ABD’nin birimleri için gereken ABD dışı ülkelerle ilgili istihbarat bilgilerini toplayan kurumdur. Merkezi Virginia eyaletindeki Langley’de bulunmaktadır. Direktörlüğünü John Brennan yürütmektedir.
Special Forces: Özel Kuvvetler; düşmanın güvenlik güçlerine ve silahlı birliklerine keşif harekatı, gözetleme, düşman birliklerinin durumu, sayısı gibi özel taktik beceri gerektiren görevleri üstlenen; çok yönlü ve çevik bir silahlı birliktir.
Ghost in the Shell: Animatör Mamoru Oshii’nin 1995 tarihli anime filmidir. Gösterime girdiğinde büyük gişe hasılatı elde edemese de zamanla onu kült statüsüne getirecek bir hayran kitlesi kazanmıştır. Animeler 90’larda popüler olmaya başlayınca Akira’nın ardından gelen en önemli bilim kurgu-anime olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca 2004 yılında Ghost in the Shell 2: Innocence isimli devam filmi yapılmıştır. 
Bu film Cannes Film Festival’inde Altın Palmiye adayı olmuş ilk animedir.
FBI: Federal Soruşturma Bürosu; ABD’nin iç istihbarat ve güvenlik gücüdür, aynı zamanda ABD’nin başlıca Federal kolluk kuvveti organizasyonudur. ABD Adalet Bakanlığı yetki alanı altında çalışır.
11 Eylül: El-Kaide’ye bağlı kişiler tarafından kaçırılan uçakların 11 Eylül 2001 tarihinde
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki iki farklı hedefe intihar saldırısı düzenlemesiyle gerçekleşen bir dizi saldırı. Saldırılar sonucunda 19 hava korsanı dahil 2.996 kişi hayatını kaybederken, 10 milyar $’ın üstünde maddi hasar meydana geldi.

Pentagon: ABD’nin Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın genel adıdır.
ASVAB: Silahlı Servisler Mesleki Yeterlilik Sınavı.
Joseph Campbell: Amerikalı bir mitolojist, yazar ve okutmandır. Karşılaştırmalı mitoloji ve karşılaştırmalı din alanlarında tanınmıştır.Çalışmaları geniş ve insan deneyimlerini birçok açıdan kapsar niteliktedir. Felsefesi genellikle şu deyişle özetlenir: “Mutluluğunun peşinden git.”
Star Wars: Yıldız Savaşları; George Lucas tarafından yapılmış, öncelikle filmleriyle tanınmış,
sonraki yıllarda çizgiroman, bilgisayar ve konsol oyunları, televizyon yapımları vb. dallarda ününü geliştirmiş kurgusal evren ve markadır.

Thoreau: Henry David Thoreau; ABD’li yazar, filozof, şair, tarihçi, kölelik karşıtı, vergi direnişçisi, kalkınma eleştirmeni ve natüralist.
Ayn Rand: Kurduğu objektivizm felsefesi ve yazdığı We The Living, Anthem, The Fountainhead ve Atlas Shrugged kitapları ve objektivizm felsefesiyle tanınan düşünür-yazar.
Enigma: II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından gizli mesajların şifrelenmesi ve tekrar çözülmesi amacı ile kullanılan bir şifre makinesi. Daha açık bir ifade ile Rotor makineleri ailesi ile ilişkili bir Elektro-Mekanik aygıttı ve birçok değişik türü vardı.
SIGABA: 2.dünya savaşı sırasında almanyanın ürettiği enigmaya karşı amerika tarafından üretilen şifreleme makinası.
Kriptografi: Gizlilik, kimlik denetimi, bütünlük gibi bilgi güvenliği kavramlarını sağlamak için çalışan matematiksel yöntemler bütünüdür.
Cray-1: Cray Research tarafından tasarlanan, üretilen ve pazarlanan bir süper bilgisayar.
IP Adress: İnterneti ya da TCP/IP protokolünü kullanan diğer paket anahtarlamalı ağlara bağlı cihazların, ağ üzerinden birbirleri ile veri alışverişi yapmak için kullandıkları adres.
FISA: Dış İstihbarat Gözetleme Yasası; Bu kanun, Amerika Birleşik Devletleri federal hükümet 1978 yılında Octber uygulanmıştır. Bu Kanunun temel kuralları ve prosedürleri takip çeşitli ülkelerden gelen bilgi toplarken firmalarına belirler.
SIGINT: Sinyal istihbarat sistemi olup, ELINT ve COMINT sistemlerinin ikisini de kapsar.
SQL: Veritabanlarında data çekme, silme ve değiştirme gibi işlemler için kullanılan basit yapılı bir dildir.
Malware: Kötü amaçlı yazılım.
Dell: Teksas (ABD) merkezli, Lenovo ve HP’nin ardından dünyanın en büyük üçüncü kişisel bilgisayar üreticisidir. Aynı zamanda sunucu ve diğer ağ birleşenleri, veri depolama donanımı, yazılım, ve KDA (PDA) gibi yan bileşenler üreten firma, dünya genelinde 100.000 kişiye iş olanağı sağlamaktadır.
DIA: ABD savunma istihbarat örgütüdür. CIA’ya benzer yapıda olan örgüt Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri istihbaratı olarak da tanımlanabilir.
GCHQ: İngiliz Devletini siber saldırılara ve tehditlere karşı korumak amacıyla hükümet tarafından görevlendirilen güvenlik ve istihbarat kurumu. Devlet Başkanına veya ilgili kurum için bu tür saldırılara karşı nasıl hareket edileceğine dair bilgi ve danışmanlık sağlar.
XKeyscore: Günlük bazda arayıp topladığı global internet verilerini analiz etmek için ilk kez ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından kullanılan eski gizli bir bilgisayar sistemidir. Program Avustralya Elektronik İstihbarat Müdürlüğü, Kanada İletişim Güvenlik Kurumu, Yeni Zelanda İletişim Güvenliği Bürosu ve Almanya Federal Haber Alma Servisi dahil olmak üzere diğer casus kurumları ile paylaşılmıştır.
BM: Birleşmiş Milletler; 4 Ekim 1945’te kurulmuş dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendini “adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş” olarak tanımlamakta. Uluslararası İlişkilerde, kuvvet kullanılmasını ilk olarak evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma Birleşmiş Milletler Antlaşması’dır.
Derog, Derogatory: Kişiye eleştirel veya saygısız bir tutum sergilemek. Çeviride “eksi” ya da “olumsuz” olarak düşünülebilir. Tam bir Türkçe kelime veya anlam karşılığı yok.
PRISM: 2007 yılında NSA ve FBI tarafından büyük çapta şirketlerin, yazılımların verilerini takip etmek için başlatılan projedir.
Credit Suisse: Merkezi Zürih, İsviçre’de bulunan banka ve finans şirketidir.
JPMorgan Chase & Co: ABD merkezli uluslararası bankacılık ve finansal hizmetler alanında faaliyet gösteren bir şirket.
Deutsche Bank: Almanya’nın ciro ve işçi sayısı açısından en büyük bankasıdır.
Optic Nerve: İngiliz İstihbarat Teşkilatı tarafından yürütülen toplu gözetim programıdır.
IHA: İnsansız hava aracı.
Mossad: İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü isimli İsrail gizli servisinin kısa adıdır.
Epilepsi: Beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin olağan dışı bir elektro-kimyasal boşalma yapması sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluk, hastalıktır. Beynin normalde çalışması ile ilgili elektriğin aşırı ve kontrolsüz yayılımı sonucu oluşur. Sıklıkla geçici bilinç kaybına neden olur.
Epilepsi nöbetleri farklı şekillerde ortaya çıkar. Bazı nöbetlerden önce korku hissi gibi olağan dışı algılamalar ortaya çıkarken, bazı nöbetlerde kişi yere düşebilir, bazen ağzı köpürebilir. Tegretol: Belirli nöbet tiplerini (epilepsi, sara hastalığı) tedavi etmek için kullanılır. Verizon: Amerika’daki telefon ve internet kominikasyon sağlayıcılarından birisi. Interpol: 1923 yılında uluslararası polis işbirliği sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Silinmesin *T6952550267*DOSYA GÖNDERME FORMU(HUKUK)YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ANKARADOSYAYA İLİŞKİN BİLGİLERMAHKEMESİKARAR TAR...